Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (mevlana)
M'Bovary
M'Bovary

Ruhun Kelepçesi

Yorum

Ruhun Kelepçesi

1

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1029

Okunma

Ruhun Kelepçesi

Ruhun Kelepçesi

Sadece suçlulara mahsus değildir kelepçeler. Onlar için var olmamıştır sadece. Tam tersini düşünenlere, o zaman biz de birer suçlularız. Aslında hepimiz bu duruma mahkumuz da.

Elimizde olmayan durumlara, sesimizi duyuramadığımız zamana mahkumuz. Keşkelere, pişmanlıklara mahkumuz. Emir büyük yerden abi. Çaresi yok mahkumuz.

Mahkumluğumuzu duygularımızla vurmaya çalışıyoruz. Becerebilene tabii. Kimisi 10 dan vururken kimisi oku atmayı bile başaramıyor. Evet biz O’nlarız ! İkinci seçenekteki azınlıklar. Ama baş kaldıranlarız da. 10 dan vuranlar zaferini yaşarken biz biraz daha adam oluyoruz. Biraz daha güç kazanıyoruz. Biraz daha hırs yapıyoruz. Ve en önemlisi daha çok kin, azim...

Bu evrelerde yıpranan bedenlerimiz değil göremediğimiz, dokunamadığımız, hissedemediğimiz, başların bu böyle deyip de inandığımız, inanmaya çalıştığımız ruhlarımız oluyor. Bir bakıma yeniliyoruz da onları, iyi oluyor. Ama en büyük hatamız yenilemeye çalışalım derken kaybetmemizdir belki de. Bir yerlere hapsetmemiz. Duygularımızın emirlerine susmamız.

Azınlıktakiler her zaman baş kaldırmasını bilenlerdir dedik. İşin içine duygu girdi mi ama dur denilir. Orda dur abi. Nedendir peki ? -Duygular, bu evrenin padişahlarıdır çünkü. Hem de kazığını sağlam oturtanlarından (!). Onlara baş kaldırmayı bırak iki dudağını bile birbirinden ayıramazsın. Büyük yer dedik ya hazır paketle iade edilmiş resmen bu bize. Ötesi yok desenize.

Her iki seçenektekiler de diz çökmek zorunda kalır böylece bu duruma. Dik durmaya çalışanlar zincirlenir. Sesini çıkarmaya çalışanlar dürtüklenir. Babayiğitlik yapıp ruhunu teslim edenler ise kelepçelenir. Aslında ruhu kelepçeleyen duygulardır bu evrede. Adamı tepetaklak yapan duygular. Ruhun suçu nedir peki ? Onun suçu bize mahkumluğu. Öyle ya da böyle her türlü suçlular biz oluyoruz ama değil mi ?

Ruhumuzu kelepçeye teslimimiz en büyük suçumuz.
Anlamlandıramadığımızı öne sürmek suçumuz. Duyguların -ne kadar zor olsa da- şah damarını kesemememiz. Bütün suçlu biziz. Kelepçeye mahkum biziz. Yeri geldiğinde duygularımızı kelepçelemeyi bilmeliyiz. Bu zamana kadar hangi padişah tahtından atılamadı hı? Kendi isteğiyle, zorla ya da büyük yerden. Hangisi ?

Ruhların saf özüne kavuşma vakitleri geldi de geçiyor artık. Buna bir dur demek gerek. Ben ruhumun kelepçesini açıyorum ve azat ediyorum. Size kolay gelsin.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Ruhun kelepçesi Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Ruhun kelepçesi yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Ruhun Kelepçesi yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Aldo
Aldo, @aldo
9.7.2012 12:03:29
Duyguların bize zarar verdiği zamanlarda yinede onlarla hareket etmemiz bizim bir seçimimiz mi yoksa "Duygularımızın emirlerine susmamız." dan dolayı mı
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL