Amansız bir aşkın acı bir umutsuzluk içinde kıvrandırdığı kimseler gider, gözlerden uzak bulunan ağaçlıklı yollarda saklanırlar... vergilius
enesbasak
enesbasak

Hasretin Zirvesinde

Yorum

Hasretin Zirvesinde

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

865

Okunma

Hasretin Zirvesinde

Hasretin Zirvesinde

Toprağın sertliği alabildiğine uzanmıştı görebildiği bütün tepelerde. Yorulmuştu ama severek başlamıştı bu yolculuğa, şimdi geri dönesi yoktu bu sevgisinin hatırına. Yalnız tırmanıyordu dağları. Sanki misafir gibiydi koca dağların arasında; ev sahibinin okyanus, damlanın misafirliği gibi. Tırmandıkça zirveye doğru dağların etrafını çeviren sis tabakası daha fazla belirginleşiyordu. Artan soğukta giderek üşümeye başlıyordu…

Takati kalmamıştı doğrusu. Üstelik bir de yalnız çıkmak o zirveye hepten zordu. Olsun, bir defa dikmişti gözünü zirveye. Kararlıydı, tırmanacaktı. Ne olduğunu bilmeden en tepeye varacaktı… Sis iyice ağırlığını hissettirmeye başlamıştı. Korku yoktu gözlerinde, ölse bile bu sevdiği zirvenin uğruna olacaktı. Ne çıkardı ölse, ardından yakılacak ağıtların şimdiden kahramanıydı…

Yürüyordu ama nefes nefese kalmıştı. Sanki sevdiği zirvenin sis vardı boğazında, her nefesini engellemeye çalışan yumruk gibi… İki adım çıkıp bir adım düşüyordu. Arada yuvarlanıyordu, her seferinde ölümün yamacına ramak kalarak duruyordu. Zar zor yükseliyordu artık zirveye doğru. Orada ne olduğunu bilmeden bir çocuk inadıyla ısrar ediyordu, vazgeçmiyordu. Anlamının farkına varıyordu zirveye duyduğu aşkın. Zirvenin ardında ne olduğunu bilmeden sevebilmektir aşk; mutluluk kesin değildir zira. En tepede ne vardır bilinmez. Bu bilinmezliğe rağmen oraya niyet etmektir aşk. Her an ölümün kıyısında olduğunu bilmeye rağmen vazgeçmemektir aşk. Sevgilinin ‘‘hayır’’ sislerini boğazında düğüm yapmaktır aşk. Düşünüyordu ama ne çare…

Her aşığın maşukuna ulaşmasında kendisine engel olan dağları vardır; inat gibi, hayır gibi. Ve kimileri o dağları delerek geçmeye çalışır. Kimileri ise kıyamaz o dağlara, onun zirvesine çıkarak en tepeden aşmaya çalışır dağını, ardında gizli maşuku uğruna…

Bir ağıt daha yakılmıştı semasında nemrut inatlı hasretin. Anlatılıyordu hasret diyarında: ‘‘Bir âşık varmış, zirveye niyet ederek tırmanmaya çalışmış. Sisten önünü göremediği bir anda kaymış ayağı. Yuvarlanmış saniyelerce ama tutunamamış hiçbir yere. Tam yamaçtan uçuruma yuvarlanırken eline küçük bir taş parçası denk gelmiş. Sıkmış onu avucunda elini kanatana kadar. Niyet ettiği zirvenin sahibi olan dağdan bir umut kırıntısıymış o taş parçası. Yuvarlanmış sonra uçurumdan. Semadan görülmüş avucundaki taşı sıkarken ve bir ses duyulmuş ağıt adıyla dillerde yâd edilen…’’

Enes Başak

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Hasretin zirvesinde Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Hasretin zirvesinde yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Hasretin Zirvesinde yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL