Olumlu ve coşkuluysanız, insanlar sizinle zaman geçirmek ister. jeff keller

Nedir?

48.187 terim kayıtlı

Vahdettin

Vahdettin sizce ne anlama geliyor veya size neyi çağrıştırıyor?

Vahdettin terimi Edebiyatdefteri.com tarafından 8.2.2008 tarihinde eklendi

Yorumlar

0 yorum
n.kaygısız
10 Temmuz 2010 Cumartesi17:09:32
mekansız bu anekdot beni çok duygulandırdı..
olmayanadam
10 Temmuz 2010 Cumartesi08:23:25
Vahdettin bir vatan hainidir.Birçoğu onu Atatürk'ü Samsun'a Kurtuluş Savaşı'nı başlatması için gönderdiğini savunuyor.Fakat biraz düşünürseniz bu olayın arkasından devam eden olaylarda yanıldıklarını anlayacaksınız.Atatürk Samsun'da milli mücadele için bazı çalışmalara başlayınca geri çağırılmıştır.Atatürk'te bunun üstüne görevinden istifa etmiştir.Eğer Vahdettin Atatürk'ü savaş hazırlığı için gönderiyorsa neden geri çağırıyor.Madem Vahdettin vatanını seviyor neden ingiliz gemilerine binip vatanından kaçıyor.Ayrıca günümüzde İngiliz arşivlerinden bulunan bilgilerde Vahdettin'in bir vatan haini olduğunu doğrular nitelikte.
olmayanadam
10 Temmuz 2010 Cumartesi08:23:25
Vahdettin bir vatan hainidir.Birçoğu onu Atatürk'ü Samsun'a Kurtuluş Savaşı'nı başlatması için gönderdiğini savunuyor.Fakat biraz düşünürseniz bu olayın arkasından devam eden olaylarda yanıldıklarını anlayacaksınız.Atatürk Samsun'da milli mücadele için bazı çalışmalara başlayınca geri çağırılmıştır.Atatürk'te bunun üstüne görevinden istifa etmiştir.Eğer Vahdettin Atatürk'ü savaş hazırlığı için gönderiyorsa neden geri çağırıyor.Madem Vahdettin vatanını seviyor neden ingiliz gemilerine binip vatanından kaçıyor.Ayrıca günümüzde İngiliz arşivlerinden bulunan bilgilerde Vahdettin'in bir vatan haini olduğunu doğrular nitelikte.
aşina
13 Temmuz 2008 Pazar18:06:35
Bakıyorum da birilerine kahraman ve hain demek ne kadar da kolay olmuş bu günlerde.Bu kadar kolay mı vatanı satmak kaçmak korkaklık göstermek bir padişah için.Mekansız seninn söylediklerini biliyorvekatılıyorum.Okuyamadığımız bir çok belge var hala.Ama korkaç ve önde gien kaçaklardan olması çok saçma.Tek kelimeyle.SAÇMA.
almılabike
13 Temmuz 2008 Pazar17:30:07
Vahidettin Han'ın bir suçluymuş gibi yerden yere vurulmasını hala anlamıyorum...
Nutuk'un açıklanmayan bölümlerine engel olanlar yıllardır Mustafa Kemal'i kullananlardır.Bu olay bana; Vatikan'da papanın işine gelmediği için açıklanmayan İncil...(orijinal) hadisesini hatırlattı...
Tsukuyomi
10 Temmuz 2008 Perşembe10:34:01
sayın bermuda merak etmeyin ben nutku okudum ama şunuda unutmayınki
ulu önder vefat etmeden önce nutuğun yayınlanmayan kısımlarının 10 yılk sonra yayınlanmasını istemiş
ve vahidettin abdülhamit din vb konular üzerindeki gerçek leri o sayfalarda açıklamıştır
ama nedense bazı menfaat sahipleri hala yayınlamıyor o kısımları
neden peki tabikide birilerinin oçağına inçir ağaçı dikiliçe için osmnalıyı va padişahları kötülemek meslek haline gelmişken
Atatürk zaman itibarıyla söylemiştir bu sözleri ama asla dillendirmemiştir
Bermuda
8 Temmuz 2008 Salı19:43:44
korkağın önde gideni..
zaten önden gitti..
mekansız
nutuku oku mustafa kemal onun için neler diyor ...
vatansevermiş...
:)
Tsukuyomi
8 Temmuz 2008 Salı13:30:11
tam bir vatansever ve devlet adamı
kutsaldelailama
6 Temmuz 2008 Pazar14:44:11
:):)
Şaban Aktaş (Homerotik)
6 Temmuz 2008 Pazar11:10:37
Tam bir devekuşu !
Tsukuyomi
5 Temmuz 2008 Cumartesi12:03:24
OSMANLI DEVLETİNİN SON PADİŞAHI VE 101 İNCİ İSLAM HALİFESİ BİR ÇOKLARININ HAİN NİTELEMESİ YAKIŞTIMAK İÇİN BİRBİRİ ARDINA SIRALANDIĞI BİR OSMANLI SULTANI İşgal altındaki İstanbul'dan vatanın kurtarılmayacağını anlayan Vahideddin Han, güvendiği kumandanları Anadolu'ya göndermek istedi. Ancak bunlar; "Dış dünyaya karşı harp edilmez. Bu iş olmaz." diyerek gitmeyi reddettiler. Sultan'ın kurtuluşun Anadolu'dan gerçekleşeceğine ümidi tamdı. Bir ara kendisi gitmeyi düşündü ise de, İngilizler "Eğer Anadolu'ya geçersen İstanbul'u Rumlara işgal ettirir, taş üstünde taş bırakmayız." diyerek engellediler. Bunun üzerine bir gün saraya çağırdığı Mustafa Kemal'i; "Paşa paşa şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin. Bunları unutun. Asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden mühim olabilir. Devleti kurtarabilirsin!" sözlerinden sonra, büyük yetkilerle Anadolu'ya gönderdi. Böylece İstiklal mücadelesi başlamış oldu.

İstiklal harbi zafer ile neticelendikten sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti 1 Kasım 1922'de hilafet ile saltanatın ayrıldığını ve saltanatın kaldırıldığını bir kanun ile ilan etti. Vahideddin Han'ın adı hutbelerden kaldırıldı. İstanbul ve Anadolu basınında aleyhinde yazılar çıkmaya başladı.

17 Kasım 1922 Cuma günü Dolmabahçe Sarayı'ndan Malaya harp gemisi tarafından alınıp Malta adasına götürüldü. Oradan Melik Hüseyin'in daveti üzerine Mekke'ye gitti. Oradan da İtalya'daki Sen Remo şehrine giderek orada ikamet etti. Vahideddin Han, acı ve sıkıntı içinde geçen bir sürgün hayatından sonra, 16 Mayıs 1926'da İtalya'da vefat etti. Cenazesi Şam'a getirilerek Sultan Selim Camii kabristanına defnedildi.

Vahideddin Han, çok akıllı ve çabuk kavrayışlı idi. Arada Sultan Reşad olmayıp da, II. Abdülhamid Han'dan sonra tahta çıksaydı, belki devletin başına böyle bir bela gelmezdi. Çünkü O, İttihat ve Terakki hükümetinin hatalarını önleyip, felaketlerin önüne geçebilecek kudret ve irade sahibi bir kimseydi. Çok sevdiği vatanından koparken yanında şahsi ve pek cüzî mal varlığından başka bir şey götürmediği, ülkesinden ayrılmasının üzerinden henüz dört yıl geçmeden vefatında kasaba, bakkala ve fırına olan borçlarından dolayı 15 gün tabutunun kaldırılmamış olmasından da anlaşılmaktadır.

Vahideddin Han'ın vatanının ve milletinin uğradığı felaketler karşısında neler düşündüğü ve neler hissettiği kayıtlara geçmiş şu hadiseden çıkarılabilir. 1919 senesi Ramazanında bir sabah Yıldız Sarayı'nda yangın çıkar. Kısa zamanda büyüyen alevler, Sultan'ın geceleri kaldığı daireyi de sarar. O geceyi tesadüfen Cihannüma Köşkü'nde geçirmiş olan Vahideddin, yangını haber alınca, üzerine pardesüsünü giyerek dışarı çıkar. Köşkün önünde hiç telaş göstermeden yangını seyrederken çevrede ağlayanları görünce gözleri yaşararak; "Benim vatanım ateş içinde, onun yanında bunun ne kıymeti var." demekten kendini alamaz.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL