Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir. pascal

Nedir?

48.187 terim kayıtlı

Fulya

Fulya sizce ne anlama geliyor veya size neyi çağrıştırıyor?

Fulya terimi Edebiyatdefteri.com tarafından 15.2.2010 tarihinde eklendi

Yorumlar

0 yorum
(( Seçil Nimet ))
24 Ekim 2011 Pazartesi09:39:48




Çok tatlı "O" yaaaaa...... ;)


Fulyaa çiçeeem "O".....
Feyza Can
24 Ekim 2011 Pazartesi01:22:39



yuz gulduren bir sey o,hurrem gibi :))
can gibi..

fulya'm cicegi o...
Fulya CODAL
24 Ekim 2011 Pazartesi00:02:19


eywallah :)


Mehtap ALTAN
23 Ekim 2011 Pazar23:55:15
Bir de "eyvallah" ı en güzel söyleyen can...
Roza
23 Ekim 2011 Pazar23:45:23
:) Eyvallah olsun asi ruhuyla kalemi sıkı şaire
Mehtap ALTAN
23 Ekim 2011 Pazar23:33:00
salıncaktan inmek bilmeyen hüzünlü gamze...
Fulya CODAL
2 Ekim 2011 Pazar00:55:36


teşekkürler arkadaşlar :)))
eMİNeYZAMAN
2 Ekim 2011 Pazar00:17:02
gülen surat :)
Mehtap ALTAN
1 Ekim 2011 Cumartesi15:43:14
Defterin şarkı dağı...

Annesinin kokusunda şiirlerine şefkatli, aşk dolu, yaşam dolu kelimeler yükleyen....

Bir gülüp:) bir ağlayan :( candaş...
Kum ' Tan£si
1 Ekim 2011 Cumartesi15:06:38
güzel kalem fulya şair...
Fulya CODAL
1 Ekim 2011 Cumartesi15:00:13
herkes bilmez, herkes tanımaz. yeterince şöhreti yoktur etrafta.
herkese duyurmaz kendini. kalabalıklar arasında sıradanmış gibi durur.
bilen bilir, tanıyan sever. yine de büyük görmez kendini.
oysa öyledir ki, bambaşka.
kokusunu bir kere tattın mı, ne burnundan çıkar, ne aklından.
gelişini dört gözle beklersin. kalabalıkları gözlersin.
göremediğinde mutsuz olursun da, bilirsin zamanı gelince geleceğini.
bilirsin her şeye rağmen yüzünü göstereceğini yine, yeniden..
ve geldi mi, ve çektin mi ciğerlerine kadar bir defa daha,
dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme, gözlerin kapalı,
işte bu! dersin, beklediğim bu..

sevgili gibi, aşk gibi.


Kaynak; Ekşi Sözlük
Fulya CODAL
1 Ekim 2011 Cumartesi14:59:36
yalnızca bir çiçek adı değildir fulya...

bazen insanlara da konu olabilir, daha doğrusu insan isimlerine. ama özünden hiçbir şey kaybetmez yine güzelliği, nezaketi, zarafeti, simgeler...

yani, bir simgedir fulya... sadeliğin, duruluğun, ağırbaşlılığın, duygunun, sevginin, aşkın simgesidir...

derinden bir iç geçiriştir fulya, maziye özlem muzariye umuttur. anılara yoldaştır fulya, geceye arkadaş rüyaya kardeş, gerçeğe sırdaştır...

bir hayıflanıştır, bir düşünüş, bir gülüş, vee sessiz bir hıçkırıktır boğazlarda düğümlenen.

bir deryadır fulya, bir ilkbahar, bir uyanış, bir çırpınış, bir depreniştir. bir doğuştur fulya teknolojinin gayrimeşru evladına gebe olan annelere... bir dokunuştur ürperen yüreklere, inleyen dizelere, susayan denizlere ve susan şairlere...

bir de haykırış olmalıdır fulya. ama kalbindeki korku ve hayâ zerrecikleridir onu sükûnete boğan...

aslında bir çiçek adı değildir fulya... evet evet, o senin rüyalarına habersiz giren, karabasanlarına korku salan, yazına mânâ şiirlerine temâdır... ve bir çiçek adı değildir fulya... bir yüreğin çırpınırken çıkardığı sedadır... huzurdur... bekleyiştir fulya...

bir ekonomi ders kitabının sayfalarının kenarlarındaki boşluklarda yer alacak kadar gariptir fulya. ama gariplik aşkın özünde varsa -madem- bunun garip ama gerçek olması hali de gariptir. yani bazen felsefedir fulya, kimilerinin saçma zannettiği bir direniştir sahte sevgilere ve masum yüzlü, istismarcı sevgi cellâtlarına...

özgürlüktür fulya... rüzgârda dans eden saçlar kadar özgürlük... veee onu sevmek demek onun da seni sevmesini beklemek demek değildir elbet. ama umuttur insanları hayata bağlayan, fulya ise umudun annesi...

peki, kimdir fulya?
okul dönüşü külüstür bir tramvay macerasından sonra -karanlıkta- geçilen karşı caddede "ürküten" bir merhabadır fulya...

ve... bir çiçek adı değildir fulya...

şirin bir orta anadolu kentininde yetişmiş bir çiçeğin özüdür... ne zaman yeşereceği belli olmayan, bekleyiş ve özlem dolu yüreklere serpiştirilen bir tohumdur.

yani bir sevgi tohumudur... ancak sevgi emek ister, emekse yürek... işte ben, o yüreğin taaa kendisiyim...



kaynak; ekşi sözlük
Fulya CODAL
1 Ekim 2011 Cumartesi14:57:46
magaranin duvarina gunesi tastan oymuslar; dogan cocuga, gunesin, denize, agzini cikarip dilini uzatmasi gibi uzanan, sovalye kaleli kasabalarin cicegi fulya demislerdi. fulya dunyanin neresinde yetisirse yetissin, butun halklarin dilinde sicak yurek anlaminda kullaniliyordu. ilkel kabileleri ve modern toplumlari sicak yurekte birlestirmesi onu, evrenin cicegi yapiyordu. delemeyecegi duvar, eritemeyecegi demir yoktu. uzayda bilinmeyen bir yerde, bilinmeyen bir zamanda yetisecek ilk cicek fulya olacakti.

(albatroslar - yildirim keskin)
Sementer
23 Ocak 2011 Pazar18:15:14
sitedeki tek favorim...
tennure
19 Ocak 2011 Çarşamba14:12:32
istanbulun çıkmaktan nefrek ettiğim yokuşu....
Mehtap ALTAN
19 Ocak 2011 Çarşamba09:53:48
"Şair Yalnızlığı" yazısıyla bizi yalnız bırakmayan duygulu kaliteli kalem...
Fulya CODAL
19 Ocak 2011 Çarşamba02:09:42
oyy canmmm robott benim adım da eklemiş nedir hazinesine :))



fulya!


güzel adm var vesselam :)
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL