yalnızca bir çiçek adı değildir fulya...
bazen insanlara da konu olabilir, daha doğrusu insan isimlerine. ama özünden hiçbir şey kaybetmez yine güzelliği, nezaketi, zarafeti, simgeler...
yani, bir simgedir fulya... sadeliğin, duruluğun, ağırbaşlılığın, duygunun, sevginin, aşkın simgesidir...
derinden bir iç geçiriştir fulya, maziye özlem muzariye umuttur. anılara yoldaştır fulya, geceye arkadaş rüyaya kardeş, gerçeğe sırdaştır...
bir hayıflanıştır, bir düşünüş, bir gülüş, vee sessiz bir hıçkırıktır boğazlarda düğümlenen.
bir deryadır fulya, bir ilkbahar, bir uyanış, bir çırpınış, bir depreniştir. bir doğuştur fulya teknolojinin gayrimeşru evladına gebe olan annelere... bir dokunuştur ürperen yüreklere, inleyen dizelere, susayan denizlere ve susan şairlere...
bir de haykırış olmalıdır fulya. ama kalbindeki korku ve hayâ zerrecikleridir onu sükûnete boğan...
aslında bir çiçek adı değildir fulya... evet evet, o senin rüyalarına habersiz giren, karabasanlarına korku salan, yazına mânâ şiirlerine temâdır... ve bir çiçek adı değildir fulya... bir yüreğin çırpınırken çıkardığı sedadır... huzurdur... bekleyiştir fulya...
bir ekonomi ders kitabının sayfalarının kenarlarındaki boşluklarda yer alacak kadar gariptir fulya. ama gariplik aşkın özünde varsa -madem- bunun garip ama gerçek olması hali de gariptir. yani bazen felsefedir fulya, kimilerinin saçma zannettiği bir direniştir sahte sevgilere ve masum yüzlü, istismarcı sevgi cellâtlarına...
özgürlüktür fulya... rüzgârda dans eden saçlar kadar özgürlük... veee onu sevmek demek onun da seni sevmesini beklemek demek değildir elbet. ama umuttur insanları hayata bağlayan, fulya ise umudun annesi...
peki, kimdir fulya?
okul dönüşü külüstür bir tramvay macerasından sonra -karanlıkta- geçilen karşı caddede "ürküten" bir merhabadır fulya...
ve... bir çiçek adı değildir fulya...
şirin bir orta anadolu kentininde yetişmiş bir çiçeğin özüdür... ne zaman yeşereceği belli olmayan, bekleyiş ve özlem dolu yüreklere serpiştirilen bir tohumdur.
yani bir sevgi tohumudur... ancak sevgi emek ister, emekse yürek... işte ben, o yüreğin taaa kendisiyim...
kaynak; ekşi sözlük