Alıcılar almaz, vericiler alır. eugene benge

Nedir?

48.187 terim kayıtlı

Dengbej

Dengbej sizce ne anlama geliyor veya size neyi çağrıştırıyor?

Dengbej terimi Edebiyatdefteri.com tarafından 8.2.2008 tarihinde eklendi

Yorumlar

0 yorum
bezm-i cihan
24 Aralık 2009 Perşembe15:19:38
kürtçe de söz söyleme sanatı diye biliyorum.
İhsan POLAT
24 Aralık 2009 Perşembe12:52:48
Kürtçe bir kavram(mış). Yorumlardan öğrendim. Ama anadolunun hatta dünyanın heryerinde değişik şekillerde özellille yazı ve baskı tekniklerinin fazla gelişmediği dönemlerde bu teknikler kullanılmıştır, hala da yer yer kullanılmaktadır. Kürtçenin çok gelişkin bir yazı diline sahip olmaması belki kürtçe kaynakların bu yolla aktarılma yoğunluğunu artıran önemli bir etmendir diye düşünüyorum.
ramses
24 Aralık 2009 Perşembe10:35:02
Üşüten bir acıydı belki her ayrılık
Her yolculuk yangınların başladığı yereydi
Ama vakti olmadı hesabını tutmaya
Aşkların, ayrılıkların ve acıların
sahra
24 Aralık 2009 Perşembe10:02:36
çok doğal bir ortamda örneği:

(bkz:

http://videoizle.video75.com/kpAK0IW_YA8/dengbej-ali-u-mice/
leylasız
17 Mayıs 2009 Pazar14:38:55
HÜSEYİNE FARİ...

XALE CEMİLİ...

MİHEMMED ARİF...

CIZRAWİ...

VE NİCELERİ...

KÜRT , KÜLTÜRÜNÜ EN İYİ YANSITAN DENGBEJLER...

BİNLERCE YIL ÖNCE VARDIK , ŞİMDİDE VE GELECEKTEDE VAR OLACAGIZ...
KARDEŞÇE...
sevdalım
15 Mayıs 2009 Cuma15:05:37
çok genç olmama rağmen ben de erivan radyosuyla tanışmıştım amcam sayesinde. akşamları amcam radyoyu başucuna koyar dinleye dinleye yatardı. şimdi de dengbej şakiro'nun kasetleri aynı işlevi görüyor. hatta o radyoda dile getiren bir atasözünü hiç unutmadım."sare cilik stare,germe cilik şerme."yani sıcakta sako ayıptır ama soğukta ise ev gibidir.
aslında ilerde dengbejlerin özellikle şakiro'nun tüm parçasını toplayıp kolleksiyon yapmayı düşünüyorum.
lizeya
15 Mayıs 2009 Cuma13:01:50
dilin yasaklanması, bir kültürün yok sayılması...insanlık ne acılar yaşadı, yaşıyor. ama türkiye değişiyor, aslında dünya değişiyor, umutlar çoğalıyor..
lizeya
15 Mayıs 2009 Cuma12:57:27
yaşar kemal'e minnet duyuyorum. ben dengbejleri onun kitaplarından öğrendim.
hanay
15 Mayıs 2009 Cuma10:59:45
Çocukluğumun dil yasağına denk gelir dengbej Şakıro'nun o muhteşem sesini dinlemem.
Okulda Kürtçenin yasaklandığı,hatta evde bile konuşmamızın istenmediği,
peşimize arkadaşlarımızı hafiye olarak salındığı zamanlara denk gelir dengbejlerden kopuşum.Artık onlarda yasaklılar listesindeydiler.
Evlerde dedelerimizin ve ninelerimizin kısık sesle dinledikleri Eriwan radyosundan duyduğum Qerabetı Xeco,Kawus ağa ve diğer dengbejlerin belleğime kazınan duygularıyla düşündüm ama konuşamadım.Aşık oldum ama diyemedim,içimde gömülü ana dilimle..
Onlar koskoca bir tarihi yazamadan beyinleri ve dilleriyle taşıdılar kuşaktan kuşağa.
Faki'lerle dengbejler arasında da benzerlik var.Kızılderili kahinlerle de.Aynı işlevi farklı da olsa ustlenmiş bu bilgeler Tarihin söz hamallarıdırlar.
Şimdi acıyorum ;bunca yasağı uygulayanlara.Bedelini çok ağır ödediğimiz bu hatanın telafisi için barışın ve kardeşliğin yeniden yaşanması için bütün yasakların yasaklanması gerekir.
Bir arada yaşayan her kültür bir başka kültürü yok etmez aksine katkı sunup zenginleştirir..
Sizi kutluyorum dostlar..
sevdalım
15 Mayıs 2009 Cuma08:14:56
ben o roamnda dengbej bıro'nun çapkınlığına hayran kalmıştım
Erdoğan Bakar
14 Mayıs 2009 Perşembe22:52:32
***Şevbuhêrk: Geleneksel Kürt kültüründe, akşam namazından sonra kurulan ve gece yarılarına kadar süren geleneksel gece meclisleridir.

***Kürtçe 'şevbuhêrk' sözcüğünün, Türkçe tam karşılığı: "Birlikte geçirilen gece"dir. Bu meclislerde, bu gecelerde 'dengbêj' türküler, destanlar söyler; öyküler, masallar anlatır.

***Bu gece meclislerinde, 'dengbêj'ler anlatır. Divanhanede bulunanlar da dinler. Kimi zaman, dinleyiciler de çeşitli tavırlarıyla 'dengbêj'lerin anlatısına katılır. Dinleyiciler ne kadar dikkatle dinlerlerse, 'dengbêj'ler de o kadar coşkulu anlatırlar.

***Şevbuhêrk' ve 'dengbêj' denilince, ben her zaman Fırat'ı, Dicle'yi anımsarım. Kimi geceler, Fırat Nehri ile yaptığım söyleşilerimi ve rahmetli Mehmet Uzun'un, "Dicle'nin Sürgünleri" ile biten, "Dicle'nin Yakarışı" adlı romanlarını anımsarım. "Dicle'nin Sürgünleri" romanın kahramanı Dengbêj Bıro'nun, dinleyicilerinden 'kandil' yakmalarını isteyen sesini ve anlatının bitiminde dinleyicilerden 'kandil'i artık söndürmeleri ricasını duyarım.

***MeD'in bu konudaki açık yürekliliğini kutlarım.

Saygım, sevgimle.
Jana Med
14 Mayıs 2009 Perşembe15:52:02
Dengbêjleri duyunca dedemin kasetlerine düşkünlüğünü sorgulardım. Müzük anlayışım seslerdi ama çıplak seste ve ağlamaklı ,hüzünlü bir seste söylenenin ne olduğunu uzun süre idrak edemedim.Sadece yaz tatillerinde yolculuk esnasında babamın kaseti teybe bırakması üzerine bizim değiştir baskılarımız. Anlayınca ne kadar da utanmıştım... Benim tarihimin ifadecileri, dilleri olan dengbêjleri çok geç dinlemek onları sonradan hissetmek utanç vericiydi. 17-18 yaşıma geldiğimde anladım ki dengbêjler tarihi olayların anlatıcılarıydılar... Sessiz zamanın sözlü ifadecileri...Enstrumansız hissedileni, yaşanılanı en derinden gökyüzüne getirendiler... Toplumun yürek diliydiler...

Şevbuhêrk gecelerin en gözde şahsiyetleridir dengbêjler...
sevdalım
14 Mayıs 2009 Perşembe14:43:10
diyarbakır'da "dengbej evi" vardır. dengbejler orda toplanıyor.
tabii son yıllarda kentleşme süreciyle populerliği epey azalmış durumda. sanırım bu yüzden olsa gerek rojda dengbej şakiro'nun "wey dil" parçası üzerinde biraz oynayıp arkasına fon müziği koymuş ve aynı zamanda kendi sesini ekleyerek düet haline getirmiş. çok da güzel olmuş.
bundan etkilenmiş olsa gerek hozan kawa da "dengbej kerem"in bir parçasına aynı yöntemi uygulamış.
lizeya
14 Mayıs 2009 Perşembe12:37:13
yaşar kemal'in''bir ada hikayesi'' dörtlemesinin ikinci kitabında (karıncanın su içtiği)anadolu'nun doğusundan kalkıp yollara düşen, gelip karınca adasına yerleşen bir dengbej vardır.
sevdalım
14 Mayıs 2009 Perşembe11:24:31
sadece kürt kültürüne ait bir kavram. aynı zamanda kürt kültürünü taşıyan en önemli dinamiktir. "deng"söz demektir. "bej" de söylemek demektir. gelmiş geçmiş en önemli dengbejlerden biri özcan deniz'in amcası "dengbej şakiro" denilen şakir deniz'dir. yaklaşık 250 kaseti olduğu söylenir.

sadece söz vardır dengbejlikte. ne müzik ne de nota. bir olay olur dengbej etkilenir başlar söylemeye. bazen de yanındaki dengbejler onun bıraktığı yerden alır sözü,kendi yorumlarını katarak söylerler. bunun eğitimi falan yoktur. "sıradan" dediğimiz insanlar yapar bunu. ben tanık olmuştum. köylüler bir yerde toplanır,ortaya bir konu atarlar başlarlar söylemeye. genelikle aşk hikayeleri söylenir.

son yıllarda kürt coğrafyasında yaşananlar aşk hikayelerinin pabucunu dama atmıştır.
lizeya
14 Mayıs 2009 Perşembe09:18:00
dengbej, eskiden anadolu'da, destan okuyuculara denirdi. tabii o zamanlar rodyo yok, gazete yok. olayları insanlara kim duyuracak? işte bu görevi dengbejler yerine getiriyordu. üstelik destan şeklinde anlatıyorlardı olayları. böylece dilden dile dolaşıp tüm anadolu'yu kaplıyordu bu destanlar. yazıdan önce en etkili anlatım biçimi buymuş . yaşar kemal'in romanlarında dengbejlerden çok sözedilir.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL