Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur. (Tolstoy)
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Anasayfa Şiirler Edebiyat Defteri Yazılar Edebiyat Defteri Forum Edebiyat Defteri Etkinlikler Edebiyat Defteri Nedir? Edebiyat Defteri Kitap Kitap  Edebiyat Defteri Tv TiVi Edebiyat Defteri Sesli Şiirler Müzik Edebiyat Defteri Blog Edebiyat Defteri Atölyeler Atölye  Edebiyat Defteri Bicümle Edebiyat Defteri Arama Edebiyat Defteri İletişim



Edebiyatdefteri.com'da
85.729 kitap, 41.626 kişi, 6.162 yayınevi ve 5.180 okuyucu görüşü yer almaktadır.
Kitap     Kişi


Son Paylaşılan Görüşler

Kitap: Sadece Başbakan Okusun
Görüş bildiren:emre007
05 Mart 2015 Perşembe 17:00:57
~ 10 puan
süper be dostummmmmmmmmm

Kitap: Sol Ayağım
Görüş bildiren:ALİ RIZA SOYASLAN
05 Mart 2015 Perşembe 02:07:05
~ 10 puan
SOL AYAĞIM

İrlanda’nın başkenti Dublinli bir yapı ustasının yirmi iki, hayatta kalan 13 çocuğundan biri olarak dünyaya gelir. Dünyaya gelir gelmesine ama kendisindeki anormallikleri, 4 aylıkken, ilk olarak annesi fark eder. Parmakları bükülü, kolları arkaya sarkık, sürekli iki yana sallanarak sık sık kasılır, başı sağa-sola, geriye-öne doğru kayıp gider. Sırtına ve kafasına destek olunmadığı takdirde düşer. Konuşmaya başlaması gereken dönemde konuşamaz, sadece mırıldanır, homurdanır. Sol ayağının dışında hareket ve konuşma yetileri aktif olarak çalışmayan ortopedik özürlü, kendisini muayene eden doktorlara göre de aynı zamanda zihinsel özürlüdür. Brown2un annesi çocuğu hakkındaki doktorların bu tespitine kesinlikle katılmaz. Bunu ispatlamak, doktorlara meydan okumak için çocuğundaki cevheri ortaya çıkarmaya çalışır. Nihayetinde -Allah’ın kullarına uyguladığı şaşmaz hayat formüllerinden biri olan- emeklerinin karşılığını alır.

Yazar, bebekken hayır için çekilen bir filmde oynar. Yıllar sonra Doktor Collis filmde kardeşinin sırtında gördüğü küçük Brown’u araştırır ve bulur. Beyin felci hastalığı geçirenler de çeşitli tedavilerin geliştiğini, isterlerse kendisinin yardımcı olacağını belirtir. Brown ailesi kabul eder. Bundan sonra Yazarın yaşamının ikinci dönüm noktasıdır. Daha sonra Doktor Collis’in arkadaşı Louis Warnants, Brown’u muayene etmeye evlerine evine gelir. Kendisine çeşitli alıştırmalar yaptırır, kendisini izler, kendisinin yapmakta zorlandığı şeyleri not alır. Bu tedavilerden sonra Dr. Collis, Brown’u annesiyle birlikte Londra’da beyin felci konusunda uzman olan yengesine götürür. Buradaki uzman doktor kendisini muayene ettikten sonra sol ayağını kullanmamasını özellikle ister. Tabi söylemeye gerek yoktur. Brown’un her şeyi olan bu organını bundan sonra kullanmaması kabul edilecek gibi değildir. Doktor ikna etmek için şunları söyler: “Evet, zor olduğunu biliyorum. Bu çok büyük bir fedakârlık. Ama tek yolu bu, başka çıkış yolu yok. Sol ayağını kullanmaya devam edersen eğer bir gün büyük bir sanatçı veya yazar olsan bile, iyileşmemiş biri olarak kalırsın. Asla yürüyemez, konuşamaz veya ellerini kullanamazsın ve bütün bunları yapamadan herhangi bir yerde normal bir yaşam süremezsin. Yani her şey kendine hâkim olmanla ilgili, sol ayağını tekrar asla kullanmayacağına söz verir misin?” Bunu kabulde zorlanan yazarı ikna etmek yine doktora düşer. Brown’u nasıl ikna ettiğini kitabında şöyle açıklar: “Bana ayağımı kullanmamın hapsedilmiş zihnimin kendini ifade etmesine olanak sağlayıp, manevi olarak iyi gelse bile, fiziksel olarak iyi olmadığını çünkü sol ayağımı kullanırken vücudumun diğer kısımlarında büyük bir baskı oluşturduğu ve manevi gerginliği azaltsa da sakat olan kaslarımın durumunu kötüleştirdiğini söyledi. Sol ayağımı kullandığım sürece ellerimi kullanmak, aklımın ucuna gelmeyecekti. Ayağımı kullanmayı bıraktığım anda, vücudumun geri kalan kısmına yoğunlaşabilecektim.” Londra ve Dublin’de yapılan fizyoterapi etkinlikleri sonuç vermeye başlar. Bu arada doktoru aynı zamanda bir yazardır. Kendisine yazma konusunda rehberlik etmeye çalışır. Yazdığı hikâyelerde nelere dikkat etmesi gerektiğini, daha sonra da bu kitabı yazmasını önerecek kişidir. Konuşma terapisi uygulanmaya çalışılır. Brown, konuşmanın ne kadar önemli olduğunu yazmanın onun yerini tutamayacağını şöyle açıklar: “Konuşmak benim çabalarım arasında, insanlarla sıradan ilişkiler kurmamda her zaman en büyük engel olmuştur. Bana en acı veren engelim olmuştur; çünkü konuşma olmaksızın insan kaybolmuş gibidir, milyonlarca şey söylemek yerine bir kelime bile edemez. Yazmam gayet iyiydi, fakat sadece yazılı kelimelerle anlatılamayan, ‘hissettirilemeyen’ bazı duygular vardır. Yazmak ölümsüz olabilir ama sesin yaptığı gibi iki insan arasındaki boşluğu doldurmada bir köprü oluşturamaz ve keşke dünyadaki en iyi kitabı yazmak yerine bir arkadaşımla bir sıkı bir tartışma veya bir kızla birkaç dakikalık sohbet yapılabilsem.”(s.138) Konuşma terapisi düzenli bir şekilde uygulanır. Bunun için uygulanması gereken egzersizleri yapmaya çalışır. Sonuçlar iç açıcıdır. Kendisindeki özgüven duygusu yükselmeye başlayınca hem hayattan daha çok tat almaya hem de daha başarılı olmaya çalışır. Klinikteki doktorların çalışmalarından sonra kendisine özel öğretmen tutulmaya başlanır. Bu öğretmenler Bertrand Russel’in felsefesinden, Thompson ve Yeats’ın şiirlerine, Latince öğretmekten, geometri ve matematiğe kadar çok geniş bir yelpazede kültür sahibi olmasına vesile olacak konuları aktarır.

Bu zamana kadar ki yaşantısının en mesut anlarını, kitabın da final sahnesi, “Onun İçin Kırmızı Güller” bölümü oluşturur. İrlanda-Amerika Beyin Felci Hastaları Derneği, hastalar yararına Burl Ives’in de katıldığı bir konser tertip eder. Ives, şarkılarını söyledikten Derneğin başkanı olan Dr. Collis, konuşma yapmak için kürsüye gelir, cebindeki kâğıdı çıkarır ve şunları söyler: “Konuşma yapmayacağım. Hiçbir şey rica etmeyeceğim. Sadece beyin felciyle sakatlanmış birinin duygularını sizlere gösterecek bir şey okuyacağım. Sol ayağıyla İşte Christy Brown’ın otobiyografisinin ilk bölümüdür.” diyerek bir yandan da eliyle yazarı gösterir. Bu kitabın ilk bölümünü konser salonunda Dr. Collis okur. Yazar bunları dinlerken bir yandan o dönemlerdeki yaşadığı sıkıntıları hatırlayarak hüzünlenir diğer yandan da kat ettiği başarı kendisini oldukça mutlu eder. Annesi sevinç gözyaşları döker. Doktor, omzundan tutarak ayağa kalkmasına yardım eder. Salondaki insanlar bu başarının kahramanı merak ederek alkışlar. Seyircilerden biri çiçeği Brown’a vermeye çalışınca Dr. Collis, çiçeği seyircinin elinden alır ve annenin hak ettiğini düşünerek anneye verir. Bu etkinliği sayesinde Brown ve ailesi hayatlarının en bahtiyar ve unutamayacağı günü olarak addederler.

KAYNAK;

* Christy Brown - Sol Ayağım-roman

* mustafa taşçı – Kişisel gelişim uzmanı –

www.mustafatasci.org internet sitesinden alıntıdır.

Kitap: Ulus Devlet: Türkiye Cumhuriyeti
Görüş bildiren:onderkaracay
03 Mart 2015 Salı 10:07:55
~ 10 puan
Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacak bir ulus devlettir.

Kitap: Halk Hikayeleri - 1
Görüş bildiren:Gulsum Kuruoglu
01 Mart 2015 Pazar 05:51:15
~ 10 puan
Bir birinden güzel eğitici masallar içeren halk hikayeleri kitabını okumadan geçme derim

Kitap: Halk Hikayeleri-3
Görüş bildiren:Gulsum Kuruoglu
01 Mart 2015 Pazar 05:48:42
~ 10 puan
Halk hikayeleri olarak birbirinden güzel eğitici masallar içermektedir

Kitap: Sol Ayağım
Görüş bildiren:ay/elâ
28 Şubat 2015 Cumartesi 23:43:52
~ 10 puan
Kimse engelsiz değil.

Kitap: Sol Ayağım
Görüş bildiren:alihaydarkoyun
28 Şubat 2015 Cumartesi 22:10:50
~ 10 puan
Azmin ve yaşama sevincinin başaramayacağı şeyin olmadığını anlatan gerçek bir yaşam öyküsü... Engelli olmak yaşamaya, üretmeye, sevmeye, çalışmaya, okumaya, sevilmeye, acı çekmeye, sevinmeye, üzülmeye ve daha bir çok olumlu veya olumsuz konularda engel olmadığını anlatan bir öykü... Engelli veya engelsiz de olsak sonuçta hepimiz İNSANIZ...

Kitap: Hayat
Görüş bildiren:onderkaracay
27 Şubat 2015 Cuma 09:30:51
~ 10 puan
Engin Geçtan'ın kitapları okullarda okutulmalıdır...

Kitap: Sol Ayağım
Görüş bildiren:büşrakaratepe
25 Şubat 2015 Çarşamba 02:34:04
~ 10 puan
Bir başarı öyküsü insan isteyince herseyi başarır ve bunun en güzel örnegi

Kitap: Kan Konuşmaz: Romanlar 1
Görüş bildiren:Nevzat Necohan
24 Şubat 2015 Salı 10:14:25
~ 10 puan
okur iken Nazım Hikmet'in ruhunu yakalayabilirseniz, işte o zaman " her şeye rağmen yaşamak ne güzel" sözleri dökülür aklınızın dilinden...
Yeni Çıkan Kitaplar



En Çok Okunan Kitaplar
Elif Şafak
Doğan Kitap
Ahmet Ümit
Everest Yayınları
Yaşar Kemal
Yapı Kredi Yayınları
Sabahattin Ali
Yapı Kredi Yayınları
Hakan Günday
Doğan Kitap
Yekta Kopan
Can Yayınları
Kahraman Tazeoğlu
Destek Yayınları
Khaled Hosseini
Everest Yayınları
George Orwell
Can Yayınları
Yusuf Atılgan
Yapı Kredi Yayınları
Jojo Moyes
Pegasus Yayınları
Oğuz Atay
İletişim Yayınevi
Sunay Akın
İş Bankası Kültür Yayınları
Albert Camus
Can Yayınları
Hasan Ali Toptaş
İletişim Yayınevi
Ahmet Hamdi Tanpınar
Dergah Yayınları