Sýrada ki gün gelsin aðzýyla
Konuþtum gençliðimi
Gelsin ve bir güzel yeneyim onu
Prangalayýp ayaklarýný esir edeyim dedim
Onca günü yendim
Zafer üstüne zaferler kazandým
Tüy diktim
Bilemedim ama yendikçe yenildiðimi
Ben kendime zor bir adamken
Pazularýmý þiþirip güneþi ayý
ve en çokta sabahlarý tuþ ederken
Musmutlu çocukluktan baþka biþey deðildim
Çiçekli kýrlangýçlý çayýr çimen manzaralý
Bir dünyanýn saltanatýydým
Hiç kimseyi ayýklamadan sevmenin çoþkusu
Bir yana ýslýkladýðým sürgünleri bile akýlalmaz bulmazdým
Ben kelimenin tam anlamýyla
Ýçi kýpýr kýpýr bir düþünmeyendim
Bulutlardan gökyüzü yapar
El örgüsü yalnýzlýklarýn eteðinde
Kýmýldamadan seyrederdim
kendim sandýðým herþeyi
Dedim ya demediðimi býrakmadan gitmeyi
Hiç susmadan söylemeyi azmettirdim
Yarýnlarýma
Örtülü ödeneði varmýþ gibi tutkularýmýn
Hiç tutar yeri olmadýðýnda
Vazgeçtim þarký dinlemekten
Ben iþte ben
Ýpucu býrakmadan þiiri
Ta buralara kadar getirdim
Elli yaþýmdan aldýðým günlerin
Ayaklarý altýna sererek
Binlerce kez af diledim yenilmelerimden
En çok da zaferlerimden