bedenler et parçasý gibi atýlýyor, hayatýn acýmasýz çarklarýna, gönüllü ve istekli olarak.
küçük bir zevk, bir parmak bal uðruna.
anlýyorlar sonra, bal zehirli, tedavi çetin, agýzda tadý da kaybolunca, baþlýyor mide aðrýsý, kývranýyorlar çaresizce, hissetmemek için aðrýyý, sürekli bal çalýnýyor aðýzlarýna.
uyuþmuþ bedenler, uyuþmuþ beyinler, bir koþturmaca, nereye olduðu belirsiz, hedef yok, gaye yok, ümitler pul pul, insanlar birbirine kul.
birkaç gülüþ ve kahkaha, renk renk suratlar, içte siyah kabuslar, ’beyaz’ çoktan unutulmuþ.
arzular isyanda, gecenin gizli koynunda, þehvetin binbir oyununda, oynanýyor binlerce kan lekeli sahne, perdeler kapanýp açýlýyor, alkýþlar, alkýþlar, alkýþlar. sanýlýyor, marifet yapýlýyor, oysa namuslar beþ paraya, et pazarýnda satýlýyor.
körpecik beyinler, bilmem ki ne uðruna, bilmezler ki ne uðruna, satýyorlar fikirlerini, geleceklerini. düþünce saraylarýný talan ediyorlar, kendi elleri ile, þatafatlý hayaller uðruna...
yine de ümitvarým, tahrip kolay, tamir zor, bunlarýn düþüncesi içimizde yanan kor, elbet tahribin eli de kýrýlýr ya birgün, yaplýr tamirat her gece ve gün. þu istikbal inkilabatý çetin, ama dedim ya ümitvarým.