İnsanın yalnız ekmeğe değil, şerefe de ihtiyacı vardır. LACARDAiRE
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

DÜNDEN BUGÜNE KPSS ve MEMUR ATAMALARI

DÜNDEN BUGÜNE KPSS ve MEMUR ATAMALARI


Malum olaya geçmeden önce, biraz KPSS nedir? Ya da nerden çıktı? Bundan bahsetmek isti-yorum.
1999 yılında Ecevit Hükümeti, iktidar partilerinin kadrolaşmasını engellemek amacıyla, kamu kurumlarına personel alımını, merkezi bir sınavla yapmak için bir düzenleme yaptı.(Düzenlemenin amaca hizmet etmediği ortada) İlk seçme sınavı DMS (Devlet Memurluğu Sınavı) adı altında yapıldı. 2002’de adı KPSS olarak değiştirilip, her yıl yapılmaya başlandı.

Bu süreç devam ederken, KPSS ye giren adayların sayıları her yıl git gide katlandı ve 2008 yılında öyle bir sayıya ulaştı ki -2,5 milyon aday sınava girdi ve yalnızca %2 si atanabildi-, ÖSS’ye giren adayların sayısı, KPSS ye giren adayların sayısının sadece yarısıydı. Öğrencileri (Başta, verilen harç paralarından dolayı), bir gelir kaynağı olarak gören devlet, aynı öz veriyi memur alımında göstermedi. Fransa’da 12, ABD’de 13, Almanya’da 18, İspanya ve İtalya’da 25 kişiye bir personel düşerken, bu sayı Türkiye’de 30’da kaldı.

Bir de hükümetin son yıllarda hızlandırdığı, sözleşmeli personel alımı konusuna değinelim. Bu çalışmanın amacı sizce ne olabilir? Bence sorunun cevabı açık. Çünkü devlet memurlarla uğraşmak istemiyor ve kadrolu personeli her an sorun çıkartabilecek bir birey olarak görüyor. Bunun sonucunda da memurların üzerinde bir baskı oluşturabilmek için, sözleşmeli personel politikasına yöneliyor. Örnek veriyorum; bir kadrolu öğretmen hakkını aramak için, bir sendika, eylem ya da grev içinde bulunabilir. Sırf bunların içinde bulunmaktan dolayı devlet, kadrolu öğretmenin işini elinden alamaz. Ama bir sözleşmeli öğretmende bu durum mevcut değil, aynı girişimlerin içinde bulunan bir sözleşmeli öğretmeni çok kolay işten uzaklaştırabilir. Bence hükümet için bundan daha iyi bir tehdit yolu olamaz. Bir cümleyle de rakamlardan bahsedip hem konuyu pekiştirelim, hem de konuyu kapatalım. 2008 yılında atanan 15 bin öğretmenin, 10 bini sözleşmeli olarak atanmış ve bu oran artarak günümüze kadar gelmiş.

Gelelim malum konu, 2010 KPSS skandalına. Olay ilk patlak verdiğinde ÖSYM başkanı Ünal Yarımağan, konuyu “Başarısız olanların çaresiz feryadı” olarak değerlendirmişti. Üzerinden günler geçti, her şey çorap söküğü gibi geldi ve bu işin altından kalkamayacağını anlayan başkan istifa etti. Rakamları vererek bu hilekârlığı tekrar gözler önüne serelim. Yıl 2007, 117 net yapan adayların sayısı, 1. Yıl 2008, 105 net yapan adayların sayısı, 1 ve yıl 2010, 120 net yapan adayların sayısı 350 (Bu sayının büyük bir kısmını evli ve nişanlı çiftler oluşturmakta). Fazla bir söze gerek yok. Bu skandalın bu kadar belirgin ve abartılı olması da aklımı kurcalamıyor değil hani. Sonra ne oldu peki? Eğitim Bilimleri soruları iptal edildi, atamalar durduruldu ve boş kalan yerlere sözleşmeli öğretmenler alındı. Sınıflarda öğretmen açığı olduğu içinde kimse sözleşmeli atananlara bir şey diyemedi. Bu iki olayı (Oldukça belirgin olan hilekârlık ve sözleşmeli öğretmenlerin atanması), hükümetin sözleşmeli personel poli-tikasıyla beraber düşününce, aklıma kurt düşmüyor değil. Sınavın iptali bence doğruydu ama olan çalışıp yüksek puan alan adaylara oldu.

Sistemde bir değişiklik yapılması gündem de, yeni sistemde adaylara alanlarıyla ilgili soru sorulacak ve bu sınavdan da MEB sorumlu olacak. Eski sistemden daha mantıklı, ama hem MEB’in bugüne kadar böyle büyük bir sınav uygulamamış olması hem de mevcut 76 farklı branşın olması, yeni bir kriz yaratır mı ya da MEB bunun altından kalkabilir mi sorularını akla getiriyor.

Peki, bu sınavın tamamen kalkması mümkün mü? Keşke olsa… Fakat devlet, eğitime yeteri kadar ödenek ayırmadığı sürece biraz zor. Çünkü mevcut okullar, atanmayı bekleyen öğretmenlere yetemeyecek kadar az. Eğer onlarca yıldır, Avrupa Birliği adayı olduğumuz için verilen milyonlarca lirayı eğitime harcamış olsaydık ya da silahlanmaya harcanılan paralar eğitim sektörüne ayrılmış olsaydı, ne okullarımızda 50 kişilik sınıflar olurdu ne de atanmayı bekleyen binlerce öğretmen. Sadece eğitim de değil, diğer sektörlerde de bu açıdan düşünmek mümkün. Hala geç değil, bunun bir çıkış yolu var. Yazımı izninizle örnek bir KPSS sorusuyla sonlandırmak istiyorum.

SORU:"Bir kenenin üzerinde bulunduğu yastığın kılıfına dikiş atan adamdan haber almış gibi görünen kertenkeleye yan bakmış gibi gördüğümüz bu kadının kayınbiraderi, askere gitti" cümlesinde aşağıdaki öğelerden (elementlerden) hangisi bulunmaz?
a) Öldüresiye isim tamlaması
b) Belirteçli harf tümleci
c) Beşinci element
d) Küpeşte rendesi
e) Edatlı geçirgen zifir büzürdetmesi

Gökhan ULUBELİ





Etiketler:




DÜNDEN BUGÜNE KPSS ve MEMUR ATAMALARI başlıklı yazıya henüz eleştiri yazılmamış.





DÜNDEN BUGÜNE KPSS ve MEMUR ATAMALARI başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
18.10.2010 15:48:57
Toplam 0 yorum yapıldı
372 çoğul gösterim
364 tekil gösterim