Hiçbir söz yoktur ki, eskiden söylenmemiş olsun. Terence
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

Mutluluk Oyunu

Mutluluk Oyunu

Mutluluk Oyunu


Biz insanlar yokluğa razıyızdır çok zaman. Yoksa yoktur! Hatta bilinen bir tabirle; “Vardı da almadık mı?” bile deriz biz.

Yokluğa razı olmaktan ziyade, yok olmanın dayanılmaz acısını hafifletme terapisidir bu tür düşüncelerimiz... Toplumda pek önemsemeyiz de, yalnızlığımızda hesaplaşırız kendimizle nedense...

Kim bilir; belki de bu hesaplaşmada, “Aralayanımız olmasın, kıyasıya kapışalım kendimizle” hissidir bizdeki duygular.

Öyle çok şeyler de istemeyiz; alçakgönüllüyüzdür. Sadece eksiğimizi tespit eder, onu talep ederiz yaratandan. Yatarken, kalkarken, yürürken, dinlenirken, doğadayken; ama en önemlisi sadece kendimizleyken isteriz hem de... Maksat karizma çizilmesin, kimsecikler duymasın. O kadar da gururluyuzdur. Oysa bilmeyiz ki zaten herkesler görmekte!

Yetinmesini de biliriz. Sadece eksiği ister, fazlasını verse de pek heveslenmeyiz. Kendi haddimizi ve yerimizi biliriz.

Nemize lazım? Çok şey istersek, o hiç benimsemediğimiz hırslı zenginlerden olacağız sanırız kendimizi ve sakınırız o tür duygulardan.

Bu kadar kolaydır mutluluğumuz.

Artık sırada isteğimizi şekillendirmek vardır. Rengi, boyutu, nasıl ve hangi şartlarda yapıldığı, niceliği, niteliği hayallerimizi süslemeye başlar. Dünyanın 7 harikası da önümüzde olsa, bakar, ama görmeyiz. Çünkü beynimizde sadece o isteğimiz ve özellikleri vardır iyiden iyiye...

İşte o an ve genellikle de çok zaman, arzuladığımız, çok istediğimiz o şeyle ilgili biri çıkar gelir. Birden irkiliriz. Düşüncelerimiz artık korku ve ürkekliklerle doludur.

“Bizi yaratan, o istediğimizi verir; ama ya kullanmamıza izin vermezse bir şekilde? Ya bizi varlık içinde yoklukla tanıştırırsa? Hiç değilse şu an zaten yok!” der ve derin bir nefes alırız.

Mutluyuzdur artık. Şükrederiz halimize... Önce sağlık isteriz ve kendimizden geçeriz.

Varlık değil yokluk mutlu etmiştir bizi...

Sahi! Şimdi düşündüm de... Varlık içinde yüzüp mutsuz yaşamak mı, yoksa yokluk içinde bile mutlu olabilecek birşeyler bulabilmek mi?

Hangisi?





Etiketler:

 « Önceki 10 eleştiri   1   2   Sonraki 10 eleştiri » 

yaşlandım artık  | Aylin Akgün
18 Mart 2010 Perşembe 17:05:16


BENİM TERCİHİM YOKLUK İÇİNDE MUTLULUK...
ANCAK BENİM GİBİ ROMANTİK, HAYALPEREST VEDE HAYATIN GERÇEKLERİNE KARŞI DİMDİK AYAKTA DURABİLME SEVDASI OLANLAR...:))
PARASIZDA MUTLU OLUNURMU DİYENLERSE ASLINDA MUTLULUĞU ARAYIPTA BULALAMIŞ KİŞİLER OLSA GEREK
ÇOK PARANIZ VAR AMA YALNIZSINIZ, ETRAFINIZDA SİZİ SEVEN BİR ALLAHIN KULU BİLE YOK...HAA DERSENİZKİ BEN PARAYLA DOSTLARIMI SATIN ALIRIM, ONA SÖZÜMYOK...NİYEMİ? PARAYLA SATIN ALINAN DOSTLUK NE DERECE DOSTLUKTUR? SADECE GÜLÜNÜR BU DOSTLUĞA...
GÜNÜMÜZDE ÇOĞU İNSAN BÖYLE YAPIYOR
ZENGİN BİR İNSAN GÖRDÜMÜ HEMEN ŞAKŞAKÇILIĞA BAŞLIYOR...
BEN ÖYLE DOSTUM OLACAĞINA PARASIZ KALMAYI, HATTA YALNIZLIĞI TERCİH EDERİM...

YAZDIKLARIMA BAKINCA BAKTIMKİ HADDİMİ AŞMIŞIM...:)) SİZ BENİM KUSURUMA BAKMAYIN...
YAZINIZ GÜZELDİ..KALEMİNİZ DAİM OLSUN SUSKUNBİRADAM...
SELAM VE SAYGILAR...


    [ Cevap yaz ]    

18 Ocak 2010 Pazartesi 22:57:28


Bir gün bir ülkenin kralı umutsuz bir hastalığa yakalanmış,herkes çok üzülmüş zamanın tabibi demiş ki:"gidin ve çooook mutlu bir adamın gömleğini getirin ve kralınız giysin,onun hastalığı mutsuzluktur"demiş.. ve herkes kollarını sıvamış,her yeri karış karış gezmişler herkese sormuşlar fakat herkesin bir derdi varmış,mutlu olan yokmuş.. bir gün umudun kesildiği bir anda bir adam:"ben sizin aradığınız kişiyi biliyorum,dünyanın en mutlu insanı,fakat şu dağların ardında bir kulübe de yaşıyor kendisi"demiş.. askerler gitmişler o adamın yanına,bakmışlar adam gerçekten çok mutlu olduğunu söylüyor.. ve krallarının durumunu anlatmışlar.. adama demişler ki:"peki bize bir gömleğinizi verir misiniz?" YAŞLI İHTİYAR:"FAKAT BENİM BİR GÖMLEĞİM YOK Kİ" demiş... demek ki mutluluk maddiyat değil,kendni istediği zaman mutlu hissetmektir...
yine çok güzel bir paylaşım tebrikler sonsuz mutluluklar sizlerin hepimizin olsun+10


    [ Cevap yaz ]    

Mehtap Yıldız  | Mehtap Yıldız
18 Ocak 2010 Pazartesi 22:41:04


mutluluk mu Hocam...

ben derim ki,ismi cisminde gizli....


kutladım çoook....duamla....


    [ Cevap yaz ]    

Emine UYSAL (EMİNE45)  | emine uysal
18 Ocak 2010 Pazartesi 18:47:48


Mutluluğun varlıkla yada yoklukla bir alakası yok bence. Hem parası olan, hem de mutlu olan insanlar azımsanamayacak kadar çok etrafımızda. Parası olmayıp da, gözü hep daha yükseklerde olan insanlarda var. Gelelim sorunuza, bir zamanlar şeker alacak param yoktu ve çayıma çok zaman az şeker koyardım, çocuklara kalsın diye. şimdi param var ve ben hâlâ çayıma şeker koyamıyorum. Çünkü şeker hastası oldum. Artık şeker olsa da kullanamayacağım yani. Peki ben size soruyorum, ben çayıma şeker alamadığım zaman mı mutluydum. Alıpta kullanamadığım zaman mı?

Güzel bir irdelemeydi. Tebrikler... sevgiler...


    [ Cevap yaz ]    

18 Ocak 2010 Pazartesi 17:42:04


merhaba...
insanoğlunun yapısında var sanırım bu,hep farklı bişilerle oyalanmak isteriz,arzuladıklarımız gerçekleştiğinde ona çabuk alışır bir diğerinin hayallerini kurmaya başlarız,sahip olduklarımız sıradanlaşır gözümüzde, mütevazide olsa isteklerimiz yinede hep bir diğeri vardır sırada...
bu öyle alışagelmiş bir davranıştırki sahiplenme hissi bazen eşlerimize, sevdiğimize hatta çocuklarımıza da yaparız...
bazen şükretmeyi unutuyoruz sanırım...
sorunuza gelince..bence yokluktan bişiler yaratabilmek gerçek bir başarı ve yaşamı keyiflendiren, ayrıca zor elde edilenin en azından biraz daha kıymeti olduğundan sanırım yokluk içinde mutluluk benim bakışımla..

merakımı bağışlayın ama sizin cevabınızda ben merak ettim..

saygıyla
eflatun





    [ Cevap yaz ]    

onurumsun  | Türkan DİNÇER
18 Ocak 2010 Pazartesi 15:51:34


Her zaman şunu düşünmüşümdür/ düşün müşüzdür eşimle. Biz karnımızı doyuracak ve çocuklarımızı kimseye muhtaç etmeyecek kadar kazanalım gerisi çok önemli değildir deriz. Ama şunu da kabul ederiz, Parasız bir yaşam, hele ki içinde bulunduğumuz dünemde gerçekten çok zordur bunu da biliriz.

Bakın topluma evliliklerin yüzde yetmişi ekenomik nedenler yüzünden yıkılıyor. Sorduğunuz soruya ancak şu şekilde cevap verilebilir diye düşünüyorum. İhtiyaçlarımızı karşılayacak kadar paramız olsun, fazlasını istemeden mutluluğu yakalayabilmektr önemli olan.

Güzel ve anlamlı idi yazınız. Bizleri sorgulamalara itiyor her bir söyleminiz. Saygılar


    [ Cevap yaz ]    

Mustafa Sakarya  | Mustafa Sakarya
18 Ocak 2010 Pazartesi 15:03:14


Galiba doğru olan sahip olduklarımızla mutlu olabilmek.

Güzel bir konuyu irdelemişsiniz.

Tebrik ederim.


    [ Cevap yaz ]    

Eser Akpınar  | eser aslanlı
18 Ocak 2010 Pazartesi 13:46:31


Haddimizi ve yerimizi bilerek isteklerde bulunmak. Bu konuda hepimizi size katılırız. Çünkü bu, doğru ve kamil insan olmanın gereğidir. Ama birazcık da olsa dürüst olursak, isteklerimiz her zaman doğru sınırlarla çerçeveli değildir. Ulaşamayacağız uzaklarda ki şeyleri de isteriz, zaman zaman. Mutluluk ve mutsuzluk duygularını yaşatmak için, kendimize.

Yokluk içinde mutlu olunacak şeyler bulmak, pollyanna felsefesi gereğidir. Hepimizde az ya da çok bulunan, felsefe gereği. Uygulayabildiğimiz sürece, mutluyuzdur. Uzaklaştığımız sürece, mutsuz oluruz.

Yanıtı zor bir soru sormuşsunuz. Kolay ama zor. Kalıplar ve beklenenler içinde mi yanıtlamalıyız? Az da olsa dürüst olup, öyle mi yanıtlamalıyız? Ben dürüstlükten yana yaptım, tercihimi, kendimce ve olabildiğimce.

Saygılar, kaleminize.



    [ Cevap yaz ]    

Ağyar  | İsmet Babaoğlu
18 Ocak 2010 Pazartesi 12:02:13


Kiralarda sürünür durur yıllar boyu, vakti gelir "nohut oda bakla sofa" küçük bir evi olur tapusu da kendisinin, çok geçmez haftasında gözü dubleksini ister. Belediye otobüslerinde sürünür yıllar yılı tanımadığı insanlarla höt-höte işe giderken türlü, türlü şöför mahalli fanteziler kurar.Heyhat 2.el bir tane Şahin düşürür hemde "bayandan az kullanılmış" etiketli. Daha 50. km'de başlar içinden mızmızlanmaya, buda arabamı anasını satayım diye.

Hani derler ya "insanoğlu bu çiğ süt emmişdir" diye, hemen bazıları atlar işte bu yüzden tamahkar da değildir, karnı doysa gözü doymaz. Halbuki bilmez ki oğlum bu süt başka, çiğ miğ ama imalattan pastörize. O halde bu işin sütle mütle alakası olmasa gerek. Maya mı, bence oda değil. Ne o zaman, herkes veli, ulema olamayacağına göre.

Ey büyük Mevlam herkesin gönlüne göre ver, arayan senide bulur, belasını da

Saygılar, selamlar



    [ Cevap yaz ]    

nertenn  | nazan erten
18 Ocak 2010 Pazartesi 09:25:23


bu hileli bir soru.kabul etmiyorum.
tabi ki herkes mutluluktan yokluk için de bile olsa ,mutluluktan yana oy kullanacak.
ama neden olmasın .hem varlık hem mutluluk.
neden bu denli korkutulur insanlar varlıkta mutsuzluktan.varlık var yada yok.insan mutlu da olabilir mutsuz da.kişinin kendi algılamasıdır bu.bakın algılaması diyorum.
iki çocuğunuz vardır üçüncü olmadığı için mutsuz olursunuz,tek çocuğu olup,hatta hiç çocuğu olmadığı halde çok mutlu olan aileler vardır.
varken mutlu umut dolu biriydim.gelecekten yoktu kaygım.huzuru birlikte yaşadım çevremle ,paylaştıkça daha da mutlu oldum.
şimdi yok ,polyannalık yerleşti ruhuma yerleştirdim aslında,kimseyi üzmek istemediğimden.mutlu gibi görünüyorum.gelecek kaygısı yerleşti yüreğime.hiç kahkaha atamaz oldum hep gülümsesemde.

yine güzel bir paylaşımdı.beni fazla deştiniz
teşekkürler


    [ Cevap yaz ]    


 « Önceki 10 eleştiri   1   2   Sonraki 10 eleştiri » 




Mutluluk Oyunu başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
18.01.2010 04:05:20
Toplam 12 yorum yapıldı
652 çoğul gösterim
633 tekil gösterim