İnsanın tüm evrende kesin olarak değiştirebileceği tek bir şey vardır: kendisi. (Aldous Huxley)
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

Özgünlük İlkeleri

Özgünlük İlkeleri

Çok gezenler, çok yaşayanlar değil,
çok okuyan ama okuduğu şeyleri, düşünceleri
bilim yöntemi ile bilimin süzgecinden geçirenler bilir.
Erdoğan Bakar


Bir yapıta sanatsal değer kazandıran özelliklerden biri özgünlüktür. Özgünlük, özgün olanın niteliğidir. Özgün olan nedir? Özgün olan, genel anlamıyla yalnız kendine özgü bir niteliği olan, ilk kez yapılmış olan, başkasına benzemeyen, değişik ve ilginç yönleri bulunan, taklit ya da kopya olmayan demektir.
Bir buluş, bir düşünce sonucu yaratılan, benzerlerinden değişik ve üstün olarak nitelendirilen, örnek diye alınmaya değer görülen bir yapıt, özgün bir yapıttır.

Bir yapıtta ya da bir kompozisyonda:
1) Düşüncede özgünlük.
2) Duyguda özgünlük.
3) Düşte özgünlük.
4) Anlatımda özgünlük.
5) Tasarımda özgünlük aranır.

Bir yapıt, bu özelliklerin en azından birini ya da bilinen başka özgün bir özellik taşımıyorsa, özgün bir yapıt olarak nitelendirilemez.



1. DÜŞÜNCEDE ÖZGÜNLÜK

Bir yapıtta, yazıda ya da konuşmada öne sürülen ve açıklanıp kanıtlanmaya çalışılan temel düşünceye anadüşünce denir.
Genel olarak düşünce, düşünme sonucu ulaşılan, düşünmenin ürünü olan bir kimseye özgü görüş, dış evrenin kişinin zihnine yansıması, düşünme yetisi, tasarı, niyet, kaygı, sıkıntı, tasadır. Düşünme eyleminin içeriği; ilke, yönetici savdır. Bkz: Yazıda Kompozisyonun Araç ve Gereçleri

Her insan herhangi bir şeyle ilgili olarak değişik biçimlerde düşünebilir, çeşitli düşünceler ortaya koyabilir. Bir şey ya da bir konu üzerinde belirtilen bir düşünce, başkalarını yeni, değişik bir yönde düşünmeye yöneltebiliyor ya da önceden edinilmiş düşünceleri ya da önyargıları etkileyebiliyor yeni bir biçim oluşturabiliyorsa o düşüncede bir özgünlük var demektir.
Bir şeyle ilgili olarak, eskiden beri söylenilmiş bir düşünceyi ya da aynı bakış açısını değişik sözcüklerle yinelemek hiçbir özgünlük (=orijinallik) taşımaz.



2. DUYGUDA ÖZGÜNLÜK

Duygu ya da eşanlamıyla his, duyularla algılama, duyumsamadır. Bir olay, kimse ya da nesnenin insanın iç dünyasında oluşturduğu, uyandırdığı yankı, etki, tepki, izlenimdir. Duygu, önceden sezebilme yetisi, önsezi ya da kimi şeyleri ahlaki (=etik) ve estetik yönden değerlendirebilme yeteneğidir. Duygu, eylemlerimizden, düşüncelerimizden bağımsız bir özellik taşıyan bilinçli duyumlarımızın tümüdür.
Bkz: Yazıda Kompozisyonun Araç ve Gereçleri

Her insan bir olay, bir olgu, bir şey karşısında ya da başkalarının içinde bulunduğu bir durumla ilgili olarak duygulanır.
Duygusuz bir insan olabilir mi? Duygusuz bir insan ya duygulanma yetisini yitirmiş ya da duyguları başkaları tarafından köreltilmiş, ‘ölmüş’ bir insandır.
Ancak öyle bir ana, öz çocuğunu öldürebilir ya da acıma duygusu öldürülmüş, köreltilmiş, duyguları felç olmuş bir insan başkasına işkence edebilir. (Öyle olmasa, bir insan işkencenin bir insanlık suçu olduğunu bile bile, tanımadığı insanlara zarar verebilir mi? Öyle olmasa bir ana, öz çocuğunu öldürebilir mi?) Kaldı ki bu insanlar da bütünüyle duygusuz yaratıklar değildir. En azından bir korku ya da herhangi bir nedenle öç alma duygusu taşırlar.
Öz olarak her insanda duygulanma gözlenebilir. Her insan duygularını, içinde bulunduğu andaki ruhsal durumuna göre, kızgınlık, öfke, umursamazlık, sevinç, coşku, şaşkınlık, utanç, üzüntü vb. değişik biçimlerde belirtir.
Yazıda işlenen duygu parçalarının tümünü kapsayan ve yazının teması demek olan anaduygunun ve diğer duyguların basmakalıp sözlerle değil kişiye özgü yansımalarıyla etkili olarak anlatılması gerekir.



3. DÜŞTE ÖZGÜNLÜK

Edebiyatta düş, beş duyumuzdan biriyle algılanan ve zihinde yer tutan bir şeyin ya da varlıkların kendisini göremesek de zihinde kalmış izleridir. Yazınsal ürünlerde, özellikle de şiirde dile getirilmek isteneni daha canlı, daha etkili, duyumsanabilir, göz önüne getirilebilir bir biçimde anlatmak için, onunla başka şeyler arasında bağlantı kurularak zihinde canlandırılan yeni biçimlerdir.
Bir yazı ya da yapıttaki düşte özgünlük, bir şeyi başkalarının düşündüğünden farklı biçimlerde düşünerek zihinde canlandırmak, hazırlamak, oluşturmak ve etkili bir biçimde anlatmaktır.
Bkz: Yazıda Kompozisyonun Araç ve Gereçleri



4. ANLATIMDA ÖZGÜNLÜK

Anlatımda özgünlük, yapıtta yer alacak duygu, düşünce, düş ve tasarımın inandırıcı ve bilinen anlatımlardan farklı, anlatım özelliklerinin olması demektir.
Her yazarın ya da sanatçının kendine özgü bir anlatımı vardır.
Bkz: Yazıda Kompozisyonun Araç ve Gereçleri



5. TASARIMDA ÖZGÜNLÜK

Bir şeyin biçimini zihinde oluşturmaya, biçimlendirmeye, algılanmış olan bir olayın ya da nesnenin bilinçte sonradan ortaya çıkan imgesine tasarım denir.
Her tasarım kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir.
Tasarımda özgünlük kişiden kişiye değişiklik gösteren tasarımların etkileyici bir biçimde ortaya konulmasıdır.


Anımsatma:

Öz olarak özgünlük, duygu, düşünce, tasarım, düş ve anlatımın, işlenecek konuya göre, her kişinin kendisine özgü bir duruş ve kavrayışla gerekli bilimsel, sanatsal teknikleri kullanarak, etkili ve düzgün bir biçimde ortaya koymasıdır.






Etiketler:


ahmet umut  | Ahmet Umut
30 Nisan 2009 Perşembe 17:02:38


Tam bu yazı bize göre...
Herşeyimiz taklitçi.....Kendimize özgün var olanlarıda terkediyoruz....
Faydalandım Kutlarım saygılar


    [ Cevap yaz ]    




Özgünlük İlkeleri başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
29.04.2009 18:34:03
Toplam 1 yorum yapıldı
3548 çoğul gösterim
3352 tekil gösterim