Biz böyle eğilmezdik çocuklar olmasaydı... B.Necatigil
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

İNCİR REÇELİ

İNCİR  REÇELİ



Bu gün biraz nostalji yapmak istedi canım. Sonra ana konumuza bağlanacağım.

Ben hayatımda ilk kez bir sanatçıyı etiyle kemiğiyle 1972 yılında filan gördüm…O yıl babam Hürriyet gazetesinin -kuponla araba- kampanyasına katılmıştı. Gazete her ay kura çekilişi yapıyor ve ayın şanslısına arabası veriliyordu. İşte bu çekilişler bir konser etkinliği ile oluyordu.

Bu konserlerden biri için her nasılsa benim babam da davetiye bulmuştu ama kendisi o gün pek de gitmek istemiyordu. Davetiyeyi ağabeyim ve bana verdi..Uzatmayalım efendim akşama Taksimdeydim. Açık hava’da….Geçmiş gün bir sürü sanatçı çıktı ama üç tanesini unutamam.Cem Karaca…Emel Sayın veeee…Üçüncüsünü sona saklayacağım onun apayrı bir önemi var çünkü.

Emel Sayın unutulmazdı çünkü o billur ses ve o masmavi gözleri unutmak mümkün değildir…Her notaya adeta can verir Emel Sayın…Cem Karaca’yı unutmadım. Çünkü konserinde ‘’ Parsel parsel eylemişler dünyayı’’ şarkısını söylerken bir dörtlüğü değiştitip ‘’ Bozkurt geçinenler çakal çıktılar, Sokaklarda itten gayrı nem kaldı’’ deyince kafasına minder su şişesi vs. fırlatanlardan birisi de bendim. ( Allah Nur içinde yatırsın. ) Gelelim üçüncüsüne…Üçüncü sanatçımız: Romantik şarkıların Romantik çoçuğu…Kim dersiniz? Hayd i size bir ip ucu…

‘’Sazlıklardan Havalanannnnn’’… Evet evet o…Bildiniz…İlhan İrem.

Bakın Cem Karaca diyorum…Emel Sayın diyorummm. Lakin hiç biri İlhan İrem kadar alkış almadı…Şimdi denilebilir ki ‘’Ne yani İlhan İrem, Cem Karaca ve Emel Sayın’ı solluyor muydu? ‘ Hayııır.. ..’’Eee o zaman nasıl daha çok alkış alıyor? ‘’ dediğinizi duyar gibi oluyorum…Efendim daha çok kişiden alkış almıyor..Ama öyle birinden alkış alıyor ki tek başına bir fanatik ordusu…Bir kız…14 - 15 yaşlarında İlhaaannnn diye ortalığı öyle inletiyor ki İlhan bile sahneye ilk çıkışında ‘’ neler oluyor baskın mı var ‘’ korkusuyla kulise kaçacaktı az daha…

İşin daha da ilginci kızın babası da yanında lakin kim takar babayı…Kız bağırıyor, çağırıyor, çığlıklar atıyor...Kızın babası ‘’ Allah belanı versin e mi ben biliyordum uslu uslu duramayacağını…Ahhh ahhh ben şu kafama sıçayım. Senin söz vermene kandım da alıp seni konsere getirdim’’ diye kendi kendisine küfür etse de kızı çoktaaan üzerindeki kazağı çıkarmış ve parçaladığı bu trikotaj mamulatını İlhan İreme doğru sallamaktaydı. Kız bağırıp çağırdıkça biz artık İlhan İrem’i bıraktık…Bütün ilgimiz kızın üzerinde…Babasına laf atıyoruz ‘’ Amca kızına talibiz’’ diye. Baba ezim ezim eziliyor kızı çekiştirip en azından oturtmaya çalışıyor ama ne mümkün. Kızın ne babasını ne de kendisine laf atan hatta açık açık artık sarkıntılık yapmaya başlamış olanları görecek hali yok.

Derken efendim kız gömleğini de parçalamaya başladı…Baba artık dayanamadı…Kızı kolundan turup dışarı çıkarmaya uğtraşıyordu ki o da ne? Kızcağız küüütt diye bayıldı…O kalabalıkta nasıl dışarı çıkacak? Elden ele, omuzdan omuza taşınarak tabii . Aynen de öyle çıkarıldı dışarıya ve kapıda bekleyen ambulansa atıldı…Sonrasında ne oldu bilmiyorum…

Biraz da ciddi bir şeyler yazayım :

Hep düşünür dururdum. Bir insanı bir başka insanın fanatiği haline getiren şey nedir? Bunun sebebini bulamadım. Ya da buldummm…Bir insanı, bir başka insanın fanatiği yapan da yine bir insandır.
Kafalar karışmasın..İzah edeyim.

Hani yakın zaman önce ülkemize Madonna adlı sanatçı gelmişti ya…Hah…İşte o karı…Pardon muhterem ve saygıdeğer hanımefendi Türkiyede konser verdikten sonra , sanırım hemen ertesi gün bir gazetede bir bayan köşe yazarı bakın neler yazmış: ( Yazı daha uzun elbette..Ben önemli bulduğum yerleri aldım buraya..

TÜRK’ÜN MADONNA’YLA iMTiHANI

Madonna’nın ne kadar olağanüstü olduğunu anlatmayacağım size. İpte yürürken de ayağında sivri topuklarla düz duvara tırmanırken de nasıl şarkı söylediğini ya izlediniz ya da şimdiye kadar okudunuz. Madonna şahaneydi, peki ya biz?
……

Şahane bir şov izledik, ağzımız açık. Sahne, dekor ve dansçılar müthişti. Tamam müzik de, ses düzeni de süper değildi, ama sonuçta bir pop konseri bu. Asıl olay, eğlence ve şov. Madonna izleyiciyi heyecanlandırmak için bir insanın yapabileceği her şeyi yaptı. İpte de yürüdü, striptiz de yaptı, hatta memesini bile açtı ama ne oldu? Bizden gık çıkmadı. Donuktuk. Ruhsuzduk. Ne alkışladık, ne tezahürat yaptık. Kimse dans etmedi, sahne önündekiler bile. Türk’ün dansla imtihanında da sınıfta kaldık.


Yani şimdi bu yazıya göre kafamıza silahı dayayıp ve de Ahmet Kaya’nın ‘’ Giderim’’ şarkısı eşliğinde kendi kendimizi intihar etsek bile bu ayıbı örtemeyiz(!) [ Burada parantez içine ünlem işareti koymasam ‘’sen bu milleti intihara teşvik ediyorsun’’ diye dava ederlerdi valla…Yav benim baya baya gözüm korktu sanırım ] Bir insan( Bu yazıyı yazan ), Bir insanı ( Herhangi bir insan ) İşte böyle bir başka insanın ( Madonna ) fanatiği yapıyor.

Yalnız kızlar, kızlar diyorum ya erkeklerde yok mu bu durum…Olmaz mı ? Daniskası var hem de…Müslim Baba konserlerindeki kendini jiletlemeler, İbrahim Tatlıses’e secde edilmesi…( Allah muhafaza ) O jiletçi milletine oldum olası gıcık kaptığım için konuşmam onlarla…O secdecilere ise hepten alerjim var..Aynı ortamda bulunmamız onların da benim de sağlığımız açısından tehlikeli…Hele de bu secde işini yapan kadın ise…Bundan daha iğrenc, adi, pespaye bir şey düşünemiyorum. )

Ben. Kızlarımızı da oğullarımızı da çok seviyorum…Onlarla zaman zaman böyle muhabbetler etmeye bayılıyorum Ancaaakkkk…Şu mübarek duyarlılıklarını bir de açlık ile ilgili iki satır yazdığımızda görsek, ya da Karikatürlerine ‘’ Allah yok, din yalan ‘’ ifadesini sıkıştıranlara karşı gürlerken görsek aynı hassasiyetleri…Burmadaki katliamla ilgili fikirlerinden de istifade etseydik hani…Göremeyiz...Ama kabahat onlarda değil…Kesinlikle onlarda değil…Kabahat yine bizde.

Öğrencinin birine öğretmeni çıkışmış…’’Şu haline bak…Fatih Sultan Mehmet senin yaşlarındayken İstanbul’u feth etti…Bir de sana bak…Utan..Utan…’’ Çocuk; ‘’ Hocam çok haklısınız ama Fatih’in Babası II. Murat, Hocası Akşemseddin’di…Bir de benimkilere bakın ‘’ Diye cevap vermiş.

Şimdi bu misali verince bazıları bize ver veriştir edecektir..’’Onları yetiştirenler sizlersiniz..Armut dibine düşer vs. vs’’…Doğrudur ama o kadar uzun boylu da değil…Armut her zaman dibine düşmüyor…Yani her zaman bizi örnek almıyor evlatlar. İşlerine gelen konularda örnek alıyorlar.

Mesela ben… Sigara içiyorum onlar da bana bakarak içiyorlar…Ama ben beş vakit namazımı kılıyorum, onlar kılmıyor..Yani burada sadece ebeveyn ve eğitimcilere yüklenmeyelim..Onu demek istiyorum.

Ya hay Allah konuyu nereden aldık nerelere getirdik.

Bu gün böyle olsun.

BU GÜNKÜ HİKAYEMİN KONUSU ASLINDA BAMBAŞKA BUNU BİR BAŞKA ZAMANDA BİR BAŞKA ZEMİNDE ANLATMAK İSTİYORDUM AMA BENCE ŞİMDİ TAM SIRASI…BAKALIM BEĞENECEK MİSİNİZ?

İNCİR REÇELİ

Herkes aynı şeyi konuşuyordu ‘’ İncir Reçeli filmini seyrettin mi?’’

Ters adamımdır…Aksi adamımdır…Ve de en kötü huyum ön yargıları çok olan bir adamımdır. ‘’ İncirin reçelinin de filmi mi olurmuş’’ diye uzun süre direndim…Oğullarım bana face booktan gönderdiler silip attım…Bakmadım bile…Taa ki O’nun sayfasında görene kadar.

Bana diyordu ki ‘’Abi bu filmi mutlaka izle…’’

O diyorsa bu benim için emirdi. Oğullarım ve kızım için değil ama onun hatırı için izlenirdi.
- Abi bak ne yapalım biliyor musun ? İkimiz de aynı anda başlayalım seyretmeye.
-Tamam canım...Öyle yapalım. Film bittikten sonra ara beni ve yorumlayalım seninle oldu mu?
-Tamam…

Filmi seyrettim…Film bittiğinde telefonum çaldı.

Arayan O’ydu…Ağladığı her halinden belli olan bir sesle sordu.?
-Nasıl buldun abi?

Cevap veremedim ki…Eşşek gibi zırlıyordum…

-Anladım abi…Çok beğendin.

İki saat sonra ben onu aradın.

-Senin ebeni e mi? Bu yaştan sonra beni helak mı edeceksin kızım? İnsana böyle film gönderilir mi? Bu ‘’Yeşil Yol ‘’ ve ‘’ Sophie’nin Seçimi’nden sonra beni ağlatabilen üçüncü film…Evet…Beni ağlatabilen ilk Türk filmi.

Kim derdi ki o filmim yıldızının babası ile bir müddet sonra ahbap olacağım? Kim derdi ki o filmi birbirinden binlerce kilometre uzakta aynı anda seyreden ben ve ayrılmaz parçam ‘’o’’ zaman gelip ayrılmak zorunda kalacak…Ve kim derdi ki ben bu gün hem ondan hem de oğlum Yunus’umdan uzakta ve tek başına kendi kendime kutlayacaktım Yunus’umun yaş gününü bu gün…Kim derdi?

Biliyor musunuz? Kemal’e de yalan söyledim geçenlerde…Bana ‘’ Bu filmi ne zaman seyretsem ağlıyorum ‘’ demişti. Ben de ona ‘’ ben de ‘’ diye cevap vermiştim…Oysa ‘’o’’nla bağlantıyı kopardıktan sonra bir daha hiç seyredemedim o filmi…Çünkü filmin kadın kahramanı -bence- aynen ona benziyordu.

O mu?

Boş verin…Takmayın…Ben anlayamadım ki siz de anlayasınız.

Her kimin kalbini kırmış isem hakkını helal etsin..

İnanın ve emin olun ki

Şu okuduklarınız dışında daha önce okuduklarınızın hepsi şakaydı…Tek gerçek olan İNCİR REÇELİ başlığı altında okuduklarınızdır…Gerisi mi?…Hiç yazılmadı kabul edin.





Etiketler:

 « Önceki 10 eleştiri   1   2   Sonraki 10 eleştiri » 

09 Ağustos 2012 Perşembe 13:16:13


İnci Reçeli :)

Bi de bu filmin şöle bi özelliği var heralde, her izleyen bi başkasına illaki bu filmi izle diye baskı yapıyor galiba :p

Hüznü ve şiiri seven herkes!
Son bi baskı yapıyorum pardon çağrı yapıyorum, izleyin artık ya :)

yoksa siz hâlâ incirreçelihayranıyapamadıklarımızdanmısınız?

Yalnız tercihen vişne ve ceviz reçeli, onu da belirteyim ;D

Selamlar, saygılar


    [ Cevap yaz ]    

inci*  | naz Arık
06 Ağustos 2012 Pazartesi 14:49:51


Sami öğretmenim. Bu yazı var ya bu yazı çok Güzeldi.. Umarım Önceki şakalarınız ciddiye alınmamış ve sizleri üzmemiştir.
İncir Receli Filmi duygu sağnağı yaşattı her izleyende.. Ve geçti gitti bütün gidenler gibi...

Selamlar Öğretmenime


    [ Cevap yaz ]    

Seher_Yeli S.ZerrinAktaş  | seher gül
05 Ağustos 2012 Pazar 04:16:28


Kafam karışık hocam tam anlayamadım.Sizinkide bayağı karışıkmış anlaşılan. Sakin kafayla tekrar okuyacağım. Saygılarımla...


    [ Cevap yaz ]    

04 Ağustos 2012 Cumartesi 16:10:23


Neden ağlıyorum bende anlamadım her neyse işte içim sızladı incir reçeli dokundu:(( o vardı siz biliyordunuz ya yeter her neredeyse iyilikler onunla olsun ,yazan yüreğiniz sağ ve huzurlu olsun değerli arkadaşım ...


    [ Cevap yaz ]    

04 Ağustos 2012 Cumartesi 14:11:59


İncir reçeli filmini izlemedim. Ağlatıyorsa hiç izlemem. hayat yeterince acılı zaten.

Kızların şarkıcılara olan bağırış, çağırış ve tepinmelerle hayranlık boyutunu aşan çılgınlıklarına
gülümseyerek bakıyorum, bunlar deli mi diye..

İlhan İrem'i ilk çıktığında şarkılarıyla beğenirdim.Şarkılarını mutfakta söylerdim de. Cem Karaca'nın
ise en büyük hayranı belki de bendim.Özellikle İşçisin sen işçi kal harikaydı.Eğer o konserde sizin
şişe attığınız görseydim, elime geçen bir şişeyi de ben size fırlatabilrdim..

tebrikler,

selâmlar..


    [ Cevap yaz ]    

Hasan Özaydın  | HASAN ÖZAYDIN
04 Ağustos 2012 Cumartesi 11:56:12


Tatlı yiyelim tatlı konuşalım,
Tatlı ayrılmayalım..
tebrik ederim saygılarımla.


    [ Cevap yaz ]    

04 Ağustos 2012 Cumartesi 11:02:13


Ben bu filmi seyretmedim. Yatılı okudum, param yoktu.Kendi halimizi öyküleştirseydik, nasıl ağlamaklar çıkardı acaba? Tebrik ederim. Güçlü anlatımınız var. Üretin lütfen.


    [ Cevap yaz ]    

04 Ağustos 2012 Cumartesi 10:44:49


Dün Halil Sezai anlatan yazıyı okuyunca korkmuştum hocam eyvah bizim incir reçeli de arada gidecek diye ama yanıldım ve yanıldığımada sevindim çünkü uzun süredir benimde etkisinden kurtulamadığım bir film hem halil sezai nin hemde melike güner in oyunculuğu beğenirim bu filmlede bir kez daha kantlamış oldular.

sizi yazıdan yazınızdan dolayı kemal hocayımıda sizin elinize böyle bir koz verdiği için cesaretinden dolayı kutluyorum hocam. sevgilerimle
Not: Ne kadar siyası düşüncelerimiz zıt olsada düşüncelerinize ve size saygım sonsuz hocam:))))


    [ Cevap yaz ]    

AYSE 09  | AYŞE KARAN
04 Ağustos 2012 Cumartesi 09:38:48


hey dedi,m dur bakalım gitmek yok diyorum önce
bir kaç densiz kişilerin yaptıkları içinmi gideceksiniz medya bunlr yalan dolan yazanlar
yapmayın
siz olmadan bu sitenin tadımı olur
konumu yok yazacak çok üzgünüm
gitmek yok
incir reçelini seyretmedim ne konusunu bilirim izlemek lazım demekki
neyse saygılar benden derken yok gitmek diyorummm


    [ Cevap yaz ]    

kemnur  | kemal paracikoglu
04 Ağustos 2012 Cumartesi 01:20:33


Saygıdeğer hocam, çokca belli ki, kırgınsınız...Evet, kendi aramızda biraz eğlenelim diyerek, ABSÜRT ÖYKÜCÜLÜĞÜN birer örneği olan yazılarınızı keyfederek okumaya gayret ettikse de, hesap edemediğimiz bir çok şey çıktı karşımıza. Sezai'nin hayranlarının tepkisi neredeyse bilgisayar ekranından fırlayıp geleceklermiş ve beni döveceklermiş şekline dönüştü. Genel olarak, aşağı yukarı, "böyle bir yazı yazılmasına nasıl izin verirsiniz..." yönlü oldu. Eyvah, derken işin şekli değişiverdi birden. ORTAYA GAZETECİLER ÇIKMAYA BAŞLADI VE BU YAZILARI KULLANMAK İSTEDİKLERİNİ SÖYLEMEYE BAŞLADILAR.... Allahtan kızımın ve eşinin gayretleri ile 'hatır için' engel olundular. Engel olunamayacakların eline geçip geçmediğini henüz bilmiyoruz ama yazıları silmiş olmanız bu ihtimali biraz azalttı... NEYSE, SEZAİ DÜŞMANLARININ YANINDA YER ALMAKTAN KURTULMUŞ OLDUK BİR VESİLE. ŞU YAŞIMIZA RAĞMEN MATEMATİĞİMİZ ZAYIFMIŞ YA, ONA ÜZÜLDÜM, HERŞEYİ İYİ HESAPLAMAMIZ GEREKİRDİ... İYİ NİYETİNİZLE YAZILARDAN VAZ GEÇMİŞ OLMANIZ DEĞERİNİZİ NEZDİMDE ONA KATLADI, BİLESİNİZ...SELAMLAR, SAYGILAR...

kemnur tarafından 8/4/2012 1:27:05 AM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    


 « Önceki 10 eleştiri   1   2   Sonraki 10 eleştiri » 




İNCİR REÇELİ başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
04.08.2012 00:20:15
Toplam 13 yorum yapıldı
1328 çoğul gösterim
896 tekil gösterim