Şiir öyle bir orkestradır ki, bütün doğanın ve insanların sesini yansıtır. VICTOR HUGO
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim
   

   

E-kart Olarak Paylaş


Uğur böceği
Uğur böceği

 
Şiir Puan
 

10 10 11
Toplam: 55.0 puan
11 kişi puan vermiş.
 


 
Şiir Bilgi
30.12.2009 tarihinde eklendi.
1170 çoğul gösterim yapıldı.
1106 tekil gösterim yapıldı.
23 yorum yapıldı.
2 kişi favori listesine aldı.
Portfolyo: Genel

Favorisine ekleyenler
 



   

 
İhtiyar


Yaşlı bir adam vardı, elinde çekiç, çivi,
Örsün başına çökmüş, gamzesinde gizli hâr.
Gölgesine yapışmış, ızdırâbın alevi,
Yalnızlık sancısının, kafesinde pişe-kâr.
Belki de kimsesizdi, belki de yoktu evi,
Yaşlı bir adam vardı elinde çekiç, çivi.

Vurgun yemiş gibiydi, siyah saçlarında kar,
Yanı başında durdum, sordum; “var mı dil-ahın?
İntizâr mı bu aklar, söyle kimden yâdigâr,
Yerinde midir hâlâ, mehtâbına penâhın?”
Eski bir resim verdi, dedi;” yaram çeşm-i yâr”
Vurgun yemiş gibiydi, siyah saçlarında kar.

Uzattığı resimde, bir çift vardı dil-figâr,
Otuzlu yaşlardaydı, birbirine denk dildâr.
“Tam otuz yıl olmadık”, dedi; “kat’a dilazâr
“On yıl oldu öleli, yokluğundan sine zâr”
Titreyen ellerinde, çıldırırken intizâr,
Uzattığı resimde, bir çift vardı dil-figâr.

“Ne evlat var ne ayâl, katran karası Nehâr,
Tespih tanelerinde, vuslat çekerken dilim.
Firkât sancılarında, tepemden çıkar buhar,
Her nefes eriyorum, kimsesiz dilim dilim.
Nasıl olsa yasaklı, kalan ömrüme bahar,
“Ne evlat var ne ayâl, katran karası Nehâr”

“Ve hâlâ bende” dedi; sır kabımda bergüzâr,
Her çekiç darbesinde, daha da artar acım.
Sanki örsün altında, o günlerin közü var,
Aldığım nefes gibi, varlığına muhtacım.
Söyle nasıl olayım, yokluğunda bahtiyâr?
“Ve hâlâ bende” dedi; sır kabımda bergüzâr.

Gözlerinde kehribâr, ağlıyordu ihtiyar,
Kaçırdı bakışını, mahcup gözünde mizân.
Gönlündeki bu vefa, asırlara iftihâr,
Seni nasıl yazmalı, Makberî’ce bu lisân?
Anlattıkça bağrımı, dağlıyordu ihtiyar,
Gözlerinde kehribâr, ağlıyordu ihtiyar…

Makberî – Ahmet Akkoyun…………….29/12/2009…….22:00…….İst


Pişe-kâr= sanatkâr
dil-ahı= gönül ahı
penâh= yemin
çeşm-i yâr= yâr gözü
dil-figâr= âşık
dil-azâr= kalp kıran
ayâl= eş
Nehâr= gün
Firkât= ayrılık
Bergüzâr= hatıra
Ahmet Akkoyun (Makberî - Ahmet Akkoyun)
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

   

Etiketler: adam , ahmet , bir , çekiç , çift , daha , evlat , gönül , kalan , nasıl , nefes , o , resim , sır , siyah , söyle , vuslat ,
 Yorumlar
 feyzi kanra
 
06 Ocak 2010 Çarşamba 05:35:06
doğrusu osmanlıca kelimeler çok fazla güzelim şiir bana hitap etmiyor.
cahil bilmediğine aynen benim gibi düşman oluyor.
ancak vicdan girerse araya insan bu düşmanlıktan pişman oluyor.
yüzü kızarıyor yaptığı düşmanlıktan pişman oluyor.
kendi cehaleti ile savaşması gerektiğini anlıyor.

kutlarım.affınızı dilerim efendim.


 Hatice Katran
 
02 Ocak 2010 Cumartesi 21:59:09
Gözlerinde kehribâr, ağlıyordu ihtiyar,
Kaçırdı bakışını, mahcup gözünde mizân.
Gönlündeki bu vefa, asırlara iftihâr,
Seni nasıl yazmalı, Makberî’ce bu lisân?
Anlattıkça bağrımı, dağlıyordu ihtiyar,
Gözlerinde kehribâr, ağlıyordu ihtiyar…

ŞİİRLERİNİ HERZAMAN ZEVKLE OKURUM MÜKEMMEL DİZELER YİNE TŞKLER CAN KUTLARIM
 Şükran AY
 
02 Ocak 2010 Cumartesi 11:34:54


Yaşlı bir adam vardı, elinde çekiç, çivi,
Örsün başına çökmüş, gamzesinde gizli hâr.
Gölgesine yapışmış, ızdırâbın alevi,
Yalnızlık sancısının, kafesinde pişe-kâr.
Belki de kimsesizdi, belki de yoktu evi,
Yaşlı bir adam vardı elinde çekiç, çivi.



Sizi okumak şiir nedir sorusuna cevap bulmaktır.
Sizi okumak duygunun sağanağında ıslanmaktır.
Sizi okumak tekniğin kusursuzluğunun idrakine varmaktır.
Sizi okumak benim gibi şairliğin ilk basamağında bile olmayan için karanlığına doğan güneş bulmaktır.
Herdem güçlü kaleminize ve yüreğinize sonsuz saygılarımla sayın üstadım.

 sükut-ve-çığlık
 
31 Aralık 2009 Perşembe 22:52:42
güne düşmeliymiş bu şiir
enfes

selametlerle kalasın
 aysanabenzer
 
31 Aralık 2009 Perşembe 22:15:28
yüreğinize sağlık tebrikler üstad.
 AŞKIN COĞRAFYASI
 
31 Aralık 2009 Perşembe 17:08:09
Tebrikler....saygıdeğer;hemşehrim!

Anlamlı,ders verici çok başarılı çalışma,

yeni yılda da başarınız daim olsun,

Selam ve saygılarımla.........
 a.yüksel şanlıer
 
31 Aralık 2009 Perşembe 01:02:19

ŞİİR ARUZ OLSA BU KADAR OSMANLICA DİL KULLANILMASINI
ANLAYABİLİRİM DE BÖYLE BİR ŞİİRDE PEK ALA ZAMANIMIZIN TÜRKÇESİ KULLANILABİLECEKKEN
NEDEN HALA FARÇÇA YADA OSMANLI DİLİNE ÖZEN GÖSTERİLİYOR ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL.
 esmerefsane
 
31 Aralık 2009 Perşembe 00:34:28
“Ve hâlâ bende” dedi; sır kabımda bergüzâr,
Her çekiç darbesinde, daha da artar acım.
Sanki örsün altında, o günlerin közü var,
Aldığım nefes gibi, varlığına muhtacım.
Söyle nasıl olayım, yokluğunda bahtiyâr?
“Ve hâlâ bende” dedi; sır kabımda bergüzâr.

tebrik ederim kaleminizi dost
 Kadir YILDIZ
 
31 Aralık 2009 Perşembe 00:32:21
okudum,hüzünlendim ,sustum
tebriklerimi bıraktım şiirin altına
kutlarım yürekten
selamlar saygılar
 TIKIROĞLU1071
 
30 Aralık 2009 Çarşamba 23:09:41
gönül dostumu kutlarım selamlar
yeni yılınız kutlu olsun
 Âsûde-68
 
30 Aralık 2009 Çarşamba 21:48:28
Okudum,Dinledim ve Sustum...
Çekiç seslerini ruhumun derinliklerinde yaşadım ve hissettim...
Etkileyici ve vurucu dizelerdi,çok güzeldi...
Tebrikler,selam ve saygılar
 Leyla Küçük Ülker
 
30 Aralık 2009 Çarşamba 12:51:47
Verilen emeğe değecek kadar güzel bir şiir bu.Tebrikler.
 Asker Omur
 
30 Aralık 2009 Çarşamba 10:57:03
İhtiyar


Yaşlı bir adam vardı, elinde çekiç, çivi,
Örsün başına çökmüş, gamzesinde gizli hâr.
Gölgesine yapışmış, ızdırâbın alevi,
Yalnızlık sancısının, kafesinde pişe-kâr.
Belki de kimsesizdi, belki de yoktu evi,
Yaşlı bir adam vardı elinde çekiç, çivi.

Vurgun yemiş gibiydi, siyah saçlarında kar,
Yanı başında durdum, sordum; “var mı dil-ahın?
İntizâr mı bu aklar, söyle kimden yâdigâr,
Yerinde midir hâlâ, mehtâbına penâhın?”
Eski bir resim verdi, dedi;” yaram çeşm-i yâr”
Vurgun yemiş gibiydi, siyah saçlarında kar.

ŞİYİRİN ÇOK GÜZEL KUTLARIM ELİNE GÖNLÜNE SAĞLIK
ŞEN VE ESEN KALIN
 ferhan
 
30 Aralık 2009 Çarşamba 09:49:14
“Ne evlat var ne ayâl, katran karası Nehâr,
Tespih tanelerinde, vuslat çekerken dilim.
Firkât sancılarında, tepemden çıkar buhar,
Her nefes eriyorum, kimsesiz dilim dilim.
Nasıl olsa yasaklı, kalan ömrüme bahar,
“Ne evlat var ne ayâl, katran karası Nehâr”

“Ve hâlâ bende” dedi; sır kabımda bergüzâr,
Her çekiç darbesinde, daha da artar acım.
Sanki örsün altında, o günlerin közü var,
Aldığım nefes gibi, varlığına muhtacım.
Söyle nasıl olayım, yokluğunda bahtiyâr?
“Ve hâlâ bende” dedi; sır kabımda bergüzâr.

Gözlerinde kehribâr, ağlıyordu ihtiyar,
Kaçırdı bakışını, mahcup gözünde mizân.
Gönlündeki bu vefa, asırlara iftihâr,
Seni nasıl yazmalı, Makberî’ce bu lisân?
Anlattıkça bağrımı, dağlıyordu ihtiyar,
Gözlerinde kehribâr, ağlıyordu ihtiyar…


Yüreğinize sağlık Üstadım,mükemmel bir şiir okudum her zaman olduğu gibi,selam ve dua ile....
 Zerrem
 
30 Aralık 2009 Çarşamba 09:21:43
SEVGİLİ ÜSTAT TEK KELİME MÜKEMMEL ŞİİRDİ YAZAN YÜREĞİ KUTLARIM SEVGİYLE KALIN
 cosari
 
30 Aralık 2009 Çarşamba 08:33:51
Güzeldi üstad
Selamlar.
 Selim Temiz
 
30 Aralık 2009 Çarşamba 08:07:28
Gözlerinde kehribâr, ağlıyordu ihtiyar,
Kaçırdı bakışını, mahcup gözünde mizân.
Gönlündeki bu vefa, asırlara iftihâr,
Seni nasıl yazmalı, Makberî’ce bu lisân?
Anlattıkça bağrımı, dağlıyordu ihtiyar,
Gözlerinde kehribâr, ağlıyordu ihtiyar…

Şiiri bir şiire birde açıklamalara baka baka okudum ve inanılmaz keyf aldım, finale bitişe yaklaştıkta güzelleşen muhteşem final ile devleşen ihtihar sevgisi ve ağlaması ile yürek burkan ihtiyar...+5

Sevgi ve saygılarımla...+5
 Sevinç İNAL
 
30 Aralık 2009 Çarşamba 04:25:22
Gönlünüze sağlık var olun.

Yine yeni bir yıl var kapımızda. 2010 yılına gireceğimiz şu günlerde istediğiniz her şeyin gerçekleşmesi dileğiyle.
Mutlu yıllar.
 Tülay Aslan
 
30 Aralık 2009 Çarşamba 01:33:31
Gözlerinde kehribâr, ağlıyordu ihtiyar,
Kaçırdı bakışını, mahcup gözünde mizân.
Gönlündeki bu vefa, asırlara iftihâr,
Seni nasıl yazmalı, Makberî’ce bu lisân?
Anlattıkça bağrımı, dağlıyordu ihtiyar,
Gözlerinde kehribâr, ağlıyordu ihtiyar…


ANLAMLI VE GÜZEL DİZELERİ TEBRİK EDİYORUM YÜREĞİNİZE SAĞLIK.KALEMİNİZ SOLMASIN,SELAM VE SAYGILAR.
 sevgi34
 
30 Aralık 2009 Çarşamba 01:04:51
“Ve hâlâ bende” dedi; sır kabımda bergüzâr,
Her çekiç darbesinde, daha da artar acım.
Sanki örsün altında, o günlerin közü var,
Aldığım nefes gibi, varlığına muhtacım.
Söyle nasıl olayım, yokluğunda bahtiyâr?
“Ve hâlâ bende” dedi; sır kabımda bergüzâr.

TEBRİKLER DUYARLI YAZAN KALEMİ KUTLUYORUM.
SAYGILAR HAYIRLI MUTLU SENELER ....
 ümit zeki soyuduru
 
30 Aralık 2009 Çarşamba 00:48:20
Gözlerinde kehribâr, ağlıyordu ihtiyar,
Kaçırdı bakışını, mahcup gözünde mizân.
Gönlündeki bu vefa, asırlara iftihâr,
Seni nasıl yazmalı, Makberî’ce bu lisân?
Anlattıkça bağrımı, dağlıyordu ihtiyar.
Gözlerinde kehribâr, ağlıyordu ihtiyar…

Çok güzel ve anlamlı dizelerdi.
Saygı ve selamlarımla.
 kuzeyşafağı
 
30 Aralık 2009 Çarşamba 00:46:59
Ozan yüreğinde yer açan hassas duyguların şiir şiir akışı.
Kutluyorum değerli kalemi, selam ve saygılarımla.
 DenizCem
 
30 Aralık 2009 Çarşamba 00:08:29
Ne denir ustaya geceme mührünü vurdu bu şiir

Yüreğin dert tasa görmesin

Selam ve dua ile usta


Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.