İnsanlar başaklara benzerler.İçleri boşken başları havadadır,doldukca eğilirler. Montaigne
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

Mutlu Konulu Şiirler- Mutlu Şiirleri

800,000'e yakın şiir başlıkları arasından "Mutlu" terimini içeren şiirler listelenmektedir. Aşağıdaki Mutlu şiirleri "kayıt tarihine" göre listelenmektedir. Mutlu ile ilgili "1.594" şiiri aşağıdadır..
 « Önceki sayfa   1   2   3   4   5   6   Sonraki sayfa » 
1
harun taşdemir
Bir tek beni görünce mi çevirecek bir yüzün var?
Sana kırılmamam elimde mi?
Uğruna ağartmadım mı, saçımdaki her telimi?
Madem bakmaya tenezzül etmezdin yüzüme!
Neden her fırsatta göründün bahtsız gözüme?

........... devamı »

harun taşdemir
2
mhrcck
Benden istediği makul cevabı bir türlü veremedim., onu seviyorum diyebildim. İyi geceler demeden yatak odasına doğru yürüdü, kapıyı çarpmadan sessizce kapayıp arkasından kilitledi. Çok derinden hıçkırık sesleri duyuluyordu. Evliliğimizin iyi gitmediği konusunda şüphem yoktu, kararımı çoktan vermiştim boşanmalıydım. Eşimi sevemiyordum bakışları hiçbir şey ifade etmiyordu, aklım hep ötekindeydi. Salondaki kanepeye uzandım, sağa döndüm sola döndüm bir türlü uyuyamadım uykum kaçmıştı. O gece, onu ikna etmek için malvarlığımızdan pey vereceklerimin listesini çıkartıp boşanma vaadini hazırladım. Oturduğumuz evi, arabayı ve şirkettin yüzde kırk dokuzluk hissesini ona vermeyi taahhüt edeceğimi yazdım. Gün boyu hiç telefonlaşmadık, akşam eve belki yemek yapmaz diye oğlum dahil üç kişilik hazır yemekle döndüm. Oysa eşim işinden erken çıkıp eve gelmiş mutfakta yemek hazırlamakla meşguldü. Oğlum hiç bir şeyden habersiz odasında ders çalışıyordu. Önce, yemeğin hazır olduğunu oğlumuza seslenerek duyurdu, biraz sonra yemek masasına oturan oğlum baba yemek hazır sofraya diye seslendi. Sofrada benim içinde servis açılmıştı. Tabii ki dışarıdan aldığım hazır yemekleri çıkartamadım. Sofraya oturduk, yemekten sonra oğlum odasına çekildi. Yine masanın toplanması bulaşıkların yıkanmasını bekledim. Bir gece evvel hazırlayıp gündüz ofiste dikte ettiğim boşanma vaadini okuması için verdim, uzun uzun baktı ve okumadan sol tarafındaki sehpanın üzerine koydu. Yirmi yıl hayatımı paylaştığım adam sen olamazsın, hiç bir şey istemiyorum senden, iyi geceler dedi ve sessizce odasına çekildi.
Ona acı çektirdiğimi biliyordum, elimde değildi nasıl eskisi gibi olabilirdik, onun hüznü benim sıkıntım oluyordu. Çaresiz iki duvar arasında sıkışmış kalmış hissediyordum kendimi. Bağırıp çağırsa kırsa dökse işimi kolaylaştıracak, bunu fırsat bilip bir daha dönmemem üzere kapıyı çarpıp evi terk edecektim. Planım böyleydi tutmadı. Evliliğimizi kurtarmak için hiçbir çaba ve gayret göstermiyor buda beni rahatsız ediyordu. Her zaman olduğu gibi olgun davrandı, onurundan kibarlığından ödün vermedi. Geri dönemezdim bir başkasını deliler gibi seviyordum. Kendi kendimi sorgularken bir an yatak odasının kapısının açıldığını duydum, salona bana doğru geliyordu. Gözlerinin ağlamaktan kızardığı belliydi karşımdaki koltuğa oturdu. Ağladıktan sonra ortalığı bir birine katmaması beklediğim bir tavırdı. Onun bu tavrı benim işimi zorlaştırıyordu. Hiç konuşmadı bir müddet sonra, gayet sakin, kendinden emin, senin isteğini kabul edeceğim yalnız bazı şartlarım var dedi. Boşanmamızı bir ay geciktirip normal bir aile gibi yaşantımıza devam edeceğiz. Sebebine gelince oğlumuz bu bir ay içerisinde bitirme sınavlarına hazırlanıyor, bu dönemde onu üzecek hiç bir olumsuzluğun yaşanmasını istemiyorum, sende istemezsin herhalde dedi. Buna hayır diyemezdim kabul dedim. Oğlumuzun ruh sağlığı, başarısı için elbette dedim. Ayrıca bir şey daha istiyordu. İki gün sonra evlilik yıldönümümüz, geçmiş yıllarda olduğu gibi mum ışığında hafif müzik eşliğinde yemeğimizi yiyeceğiz, dansımızı edeceğiz, ilk gecemizde olduğu gibi beni kucağına alıp taşıyacaksın, oğlumuzun bu mutluluğa eşlik etmesini sağlayacaksın. Birlikte geçireceğimiz bir ay boyunca hiç olumsuzlukların yaşanmamasına müsaade etmeyeceksin. Bir ayın sonunda avukatıma boşanma davasını ben açtıracağım, senden hiçbir şey istemiyorum dedi. Bir ay boyunca oğluma ayrı odalarda yattığımızı hissettirmedim. Her sabah önce oğlumu uyandırıp hadi anneyi de uyandırmaya diyor beraberce yatak odasına girip günaydınla öpücüklerle uyandırıyorduk. Oğlumuzla daha evvel boğuştuğumuz gibi birlikte yatakta üçlü aile mutluluğu oyununa devam ediyorduk. Önceleri bu oyundan sıkılacağımı düşünmüştüm ama öyle olmadı ne yalan söyleyeyim hoşuma da gitmeye başladığı gibi düşündürmeye de başlamıştı. Bazı şeyleri ihmal ettiğimi ve sevgiden uzak monoton bir hayatı seçtiğimi mutluluğu dışarıda aradığımı kabul ediyordum. Ne yazık ki günler rüzgârın peşinde sürüklenen hazan yaprakları gibi birer birer uçup gidiyordu. Oğlumuzun, baba, anne sizi çok seviyorum diye çığlık atması canımızı acıtıyordu. Son gün yine mutluluk oyununu oynadık kucağımdan yere indirdiğimde gözlerini kapatarak kulağıma, oğlumuza boşanacağımızdan
bu süreç içerisinde bahsetmediğin ve mutluluk tablosu çizdiğin için sonsuz teşekkür ederim. Beni ne kadar mutlu ettin bilemezsin dedi. Bende başımı öne eğerek, tebessümle tamam dercesine gözlerimi kırpıştırdım. Doğru söylemem gerekirse içimdeki acı gittikçe büyüyordu. Ertesi sabah işe gitmek için evden ayrılırken, yatak odası penceresinden beni izlerken gördüm. Elinde beyaz mendil bana veda edercesine sallıyordu. Bende elimi sallayarak karşılık verdim. Duygularıma yenik düşmüştüm. Ayrılmayı düşündüğüm, sevmiyorum dediğim kadın beni ağlatıyordu. Elimin tersiyle gözyaşlarımı sildim, yoluma devam ederken aklım evimde kalmıştı. Nihayet o sevdiğimi zannettiğim kadına, eşimden kopamayacağımı söylemeye karar vermiştim. İlk işim ona beraberliğimizin bittiğine karar verdiğimi söylemek oldu. Üzerimden büyük bir yük kalkmış yüreğim hafiflemişti sevinçle evime koştum.
Son günün akşamı oynadığımız oyunun sonuna gelmiştik. Eşim başını göğsüme yasladığında uzun zamandır hissetmediğim kendine has kokusunu, dokunuşunda sımsıcak sevgisini hissettim. Neden, daha evvel bu duyguyu fark etmediğime hayıflandım. Evlendiğimiz gün kadar duygulu ve güzeldi, karşısında durup başını avuçlarımın arasına aldım alnından öptüm. Yavru ceylan gibi titriyordu. Elindeki mendille gözyaşlarını sildi. Göz halkasında hafif çizgilerin oluştuğunu saçlarına ak düştüğünü gördüm. Onu son kez kucağıma aldım, taşırken ilk gün heyecanını yaşadım. Bu bana hayatının yirmi yılını veren kadına olan minnet borcumdu. Bu güven ve şefkat duygusu içimde çığ gibi büyüyordu. Kaybettiğim sevgimi yine kaybettiğim yerde bulmuştum çok mutluydum.
O sabah ne giyeceğini sesli düşünürken izledim. Her geçen gün kıyafetlerinin biraz daha bol geldiğini söylüyordu. O an onun ne kadar süzüldüğünü ve kilo verdiğini fark ettim. Demek sabahları daha kolay taşıyabilmemin sebebi buydu. Eşim oğlumuzu yanına çağırdı ve ona sıkı sıkı sarıldı. Son anda, kararımdan vaz geçtiğimi ona dönmek istediğimi söylemek istemiyordum. Sürpriz yapıp akşam mum ışığında dans ederken söyleyecektim.

........... devamı »

mhrcck
3
hazine86

MUTLULUK kelimesi
Çok şey ifade eder
Nedir nasıldır bilinmez
Dilde gönülde gezer

........... devamı »

hazine86
4
MUSTAFAKARAAHMETOĞLU

Ve perde kapandı sahnede ikimiz vardık sadece
Karşımızda izleyiciler alkış tutarken
Işıklar da söndürülecek birazdan
Sen savaş kazanmış komutan edasıyla

........... devamı »

MUSTAFAKARAAHMETOĞLU
5
Minos
Duygu akışı,
Seven ve sevilenin
Vuslat şavaşı
Adı sevda.


........... devamı »

Minos
6
Eturk Yilmaz
Sonsuz soysuz mutsuzluk bir yolunu bulup cikabilirmi bedenimin o karanlik cikmazlarindan. Şimdi yanimda olsan ve elimi tutsan gozlerime bakarak benden nefret edebilirmisin? Varliginin zengin ve derin denizinde kucuk bir mutluluk adasi diliyorum senden bunu cok görebilirmisin? Yüceligine siginarak af diliyorum bana bir damla af verebilirmisin? Sana geldim ve sana sigindim gözlerime bakarak git diyebilirmisin?

........... devamı »

Eturk Yilmaz
7
İbrahim Taşdemir
An gelir okyanuslar dar gelir bir yunusa
Bazen bütün gökyüzü bütün evren senindir
Tut ki yalnız başına kapatsalar fanusa

Doyuma ermiyorsan yetmez sana bu dünya

........... devamı »

İbrahim Taşdemir
8
SERCAN ŞAHİN
köyde yaşardım küçük bir evde
oyuna susardım gündüzleri
geceler yetmezdi yorgunluktan
mutluydum hem de çok mutlu
binmeye bisikletim olmasa bile

........... devamı »

SERCAN ŞAHİN
9
Makedonyalı Şair
Doğduk taş duvarlı evlerde
Küçüktük büyüdük
Kaybolduk kocaman şehirlerde...

Nerde benim tezek kokulu sokaklarım

........... devamı »

Makedonyalı Şair
10
NedameT
Yut duramıyorsun zira,
Olmayan mutluluğu,
Aks ettiremezsin fotoğrafa,

Mutluluk denen duygu,

........... devamı »

NedameT
11
mehmetaluc
Martıların kanadına takılmış mutluluk
Gökyüzünde uçuyor
Gözler fal taşı açılmış
Mutluluğa hasret bakıyor
Uzanmış eller mutluluğa

........... devamı »

mehmetaluc
12
-HZL-
Bilmiyorum!
Ya da kaç notayı yeniden düzenlemeliyiz,
Mutluluğun tınısını yakalamak için...
Tek bildiğim anlamsız bir arayış içerisindeyiz hepimiz
Aynı oyunda değil miyiz oysa mutlulukla

........... devamı »

-HZL-
13
cemal karsavran
seninle günaydın dediğim hayata
arandım bakındım sağıma soluma
yüreğimde bulduğumda

aldım kalemi elime

........... devamı »

cemal karsavran
14
cemal karsavran
beyaz gelinlik olsun üzerinde
savursun rüzgar sevdalı kollarına
ilk aşkın heyecanıyla

mühürlensin dudaklar buselerle

........... devamı »

cemal karsavran
15
InceDusunen
Mutluluk Havuzu...(F.M.- 01.07.2014)
.
Bir tek tebessüm aradım yüzünde
Seni sevdim , huzurlu kalamadım
Çağlayan şelale gibi oldum da ,

........... devamı »

InceDusunen
16
Hayriye Aydoğdu
Uzaktan görenler hep mutlu sanıyor,
Tüm acılar ve kederler benden yana sanki,
Lanet olsun böyle yaşamaya,
Usandım ben bu candan gayri.


........... devamı »

Hayriye Aydoğdu
17
Balım Sultan
Ama beni bırakıp gidiyorsun
Çattı ayrılığın vakti diyorsun
Yandım işte mutlu musun sevdiğim

Sensiz geçen geceler acı çığlık

........... devamı »

Balım Sultan
18
cemal karsavran
yeni gelin gibi ürkek ve titrek
yılların özlemi
mumun alevinde
kaybolmak gecede


........... devamı »

cemal karsavran
19
cemal karsavran
Uyanmıştı
Elini tutan elin sıcaklığı
Baygın gözlerde
Bir anın esaretliği vardı


........... devamı »

cemal karsavran
20
cemal karsavran
yaşadık birlikte hoş bir seda
açtırmıştın güllerimi ilkyazda
mevsim sonbahar hüzün müdür yoksa

kıstır hüzünle karışık mutluluk

........... devamı »

cemal karsavran
21
Agahçı
Kimine göre bir kadın kimine göre bir çikolata parçası
Mutluluk nefesin ta kendisi olmuyor mu?
Sence bu kainatta

Bir lokma ekmeğin peşinden koşan insanların umurundan çıkmış

........... devamı »

Agahçı
22
Keskinsirke



uzaklardan da olsa
duy sesimi

........... devamı »

Keskinsirke
23
cemal karsavran
uyur gezer düşlerdeyim seninle
okyanus olur kimi zaman duygularım
kimi zamansa volkanik bir yanardağ
yürüdüğün yollarda bulurum kendimi


........... devamı »

cemal karsavran
24
Musa Dener
bir yudum umutsuzluk
ikram eder hayat
bir tas ekşimiş yalnızlık
ve bir testi dolusu dökülmüş hayal
söylesene sevgilim

........... devamı »

Musa Dener
25
Mawish

mutluluğun gözyaşı olur mu yar
olur mu olur
çığlık çığlık sesleniyorum yüreğime
şimdi sen sus

........... devamı »

Mawish
 « Önceki sayfa   1   2   3   4   5   6   Sonraki sayfa » 




Günün Şiirleri

Bu Şairleri Okudunuz Mu?
 • Elif Betül
(1 şiir)
 • _uzaklar__
(715 şiir)
 • hanifi kara
(812 şiir)
 • İ.Çamalan
(245 şiir)
(16 şiir)
(61 şiir)
 • Dost Şair
(287 şiir)
 • refik pelvan
(27 şiir)
 • velican1919
(432 şiir)
 • m.numan
(88 şiir)

Filtrele