26.1.2026 13:53:49
Omuzların düşük, mahcûp bakışlar,
Kalbimi yerinden söküp de gitme.
Dostlarım üzülür, düşman alkışlar
Bir yabancı gibi bakıp da gitme.
Sen gidersen canım, söner yıldızlar,
Gülşen'im hâr olur, lâl olur sazlar
Firkat yarası bu, derinden sızlar;
Arkana bakmadan çıkıp da gitme.
Ey sevgili, bir kez çatılsa kaşın,
Tadı tuzu kalmaz ekmeğin, aşın.
Ecelim olmadan bir daha düşün;
El gibi kapıyı çekip de gitme.
Şakasına bile kalbim dayanmaz,
Ölüm uykusuna yatar, uyanmaz.
Ben gibi adını kimseler anmaz;
Maziye bir kilit takıp da gitme.
Ne olur eyleme yâr cevr ü cefâ,
Nerede verdiğin o ahd e vefâ?
Gönül yarasına bulunmaz şifâ;
Üstüne tuz, biber ekip de gitme.
Dört bir yandan eser hüzün yelleri,
Gurbete çevirir bizim elleri.
Yaz günü soldurur gonca gülleri;
Bahar seli gibi akıp da gitme.
Nûrfânî’m sensizlik yakar, yandırır,
Acılar baş tutar, dert usandırır
Her seher vaktinde gam uyandırır;
Dünyamı başıma yıkıp da gitme.
Nuriye Akyol
23/12/2025
Yaşarken yazılır aşkın kitabı,
Bakışlar yön verir, çizer adabı,
Sözünde sadakat olur edebi,
Ya öldür ya yaşat, sıkıp da gitme!
Kalbimi kapladı silinmez izin,
Âlemin dilinde, kalmadı gizin,
Vuslatı uzatan yar senin nazın,
Ciğerim kanıyor, söküp de gitme!
------Mustafa Hoşoğlu: Çok teşekkür ederim.