1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
6700
Okunma

Üsteğmen Mehmet Sait Beyin anısına
Yıl 1920,
Aylardan Ocak
Dolaştı Mehmet Sait bucak bucak
Her köye, her eve girdi ocak ocak
Sordu boz uşağa,
Bu memleketin hali nolacak?
Son sözünü söyledi
Benim diyen yürekler,
Yarın şafakta Almalı Tepesinde olacak
Göklerde gezerler,
Yer yüzünü bir güzel süzerler
Konarlarsa da tepeliklere konarlar
Şahindir dediler bu kuşun adı
Oğuzun töresinde vardır
Şahin alıcı olur,
Şahin yırtıcı olur
Sen de tepelikte topladın zurbanı,
Biziz bu vatanın kurbanı
Senin namına Şahin yakışır dediler
Seherde, kırmalısını kapan,
Mavzeriyle kopan gelmişti
,
Tepelikte biraz düzdü
Gelen çete tamam İkiyüzdü
Yıl 1920;
3 Şubat ve 20 Şubat ,
Haberler berbat
Kirli ayaklarıyla
.
Düşman geliyordu kat kat
Korkmadı,
Şahinim yürüdü fakat
Bir avuç köylü çetesiyle,
Onca düşmanı aylarca oyaladı..
Kaç defa;
Bu it sürüsünü Kilise kadar kovaladı.
Bu yollar onlara dardı
Burada Şahin vardı
Denizler ötesinden gelen bu batının da
Çelik zırhları vardı
Fakat benim inancım onları boğar dı
M.A.E.
Yürüyordu düşman,
Sekiz bin piyade,
İki yüz süvari
Bir batarya top,
Dört tank
On altı makineli ve
Çok sayıda tüfekti
Leş kokusu almış sırtlan sürüsü gibi yürüyorlardı
Arkalarında bir çok çelik aletler sürüyorlardı
Asıl leşler ayak basmıştı güzelim memleketime
Arada durup etrafa ürüyorlardı
İkiyüz kadardı Şahinimin çetesi
Var mıydı daha bunun ötesi
Zaten bir kısmı da önceden azalmıştı
Kala kala On sekiz kalmıştı
Kısa sürede son sekiz kalmıştı
Ve sonunda
Ve Almalı sırtlarında,
Ve köprü başında,
Şahinim tekti
Onun işi köprüyü beklemekti
Ondaki çatal,
Çifte çeliklenmiş,
Mangal gibi yürekti
Kürşaddı Uygur Elinde,
Hamzaydı Bedir Çölünde
Kuran, Töresi elinde,
Besmele, marşlar dilinde
.
Gözleri şimşekti,
Başı dikti
Bir nefes içini çekti
Dersini vermek lazımdı,
Bu Fransız illetine..
Sonra bir daha kazdı aklına,
Verdiği sözü milletine!..
Gayri serden geçmek vakti gelmişti
Sağ omzunu gerdi,
Kurşunu verdi de verdi
Düşmanın derdi işgaldi
Vatanıydı onun derdi
Uzak Asyadan koşarak,
Akdenize bir aygır başı gibi uzanan,
bu memleket bizimdi
(N.H.R.)
Hep dilindeydi,
Ben yaşarken düşman geçemez derdi
Çekti tetiği bismillahlarla beraber
Gitti kafirin biri
Y.B.B..
Düştü kafirin biri daha
Biri daha biri daha
Şahinim baş edemiyordu
Fransız kurşunu da adama değmiyordu
Düştü bir kafir daha
Bir daha..Bir daha
Düşman ateşi artmıştı
Çöktü Şahinim
Küçülttü hedefi,
Yine tutturdu hedefi
Düştü iki kafir daha
Şahinbey bir Antepliydi.
Antepliler yaman olur,
Kaçan tavşanı arka ayağından,
Uçan turnayı gözünden vururlar(dı)
Türk atının üzerinde çınar gibi dururlar(dı)! N.H.R
Şahinim de;
düşman köprüye yaklaşmadan önce
öyle duruyordu
Atını oradan oraya yoruyordu
Şahinim de attığını vuruyordu
Lakin düşman çoktu
Şahinimin de ağır silahı yoktu
İyice yaklaştı Frenk,
Ne yapmak gerek?..
Köprüyü tutmak gerek
Şahinim devam etti
Bir soysuz daha gitti
Bir daha derken,
Ve tetik boşa gitti
Ve mermi bitti
Ve mermi bitti
Mermi bitti de ,
Sekiz soysuz da gitti
Tüfekte süngü vardı,
Lakin mesafe dardı
Ayağa kalktı Şahinim
Demir bir dağ gibi durdu
Sağ eliyle namlunun ucunu tuttu,
Sol eli de ağaçtan kabzadaydı,
Kaldırdı sağ bacağını,
Tüfeğini yan çevirip,
Vurdu da vurdu
Tüfeği orta yerden kırdı
O;
Mustafa Kemalin askeriydi,
Düşmana,
Ne sancak ne tüfek verirdi
Ve Şahinim sonunu görüyordu
Tanrı Dağında Kürşad misali duruyordu
Yemenden Galiçyaya
Sinadan Çatalcaya,
Balkanlarda,
Nice harpte,
Trablusgarbta
Ne cenkler görmüştü,
Düşmanın karşısında hep böyle durmuştu
Hafızasını yokladı son emire,
Bir söz vermişti Özdemire
Düşman cesedimi çiğnemeden geçemez,
Bu Antepe giremez
Düşmanı bu kadar uğraştıran ,
Şahin Çetesi bir avuçtu
Çoğu bir bir Hakkına kavuştu
Ve Şahinim bir başına köprü başında,
Tam
yaşında..
Az öteden bir ses duyuluyordu
Şahinim geri dön,
Kıydırma canına,
Girmesin kahpe düşman kanına,
Çetelerimiz başsız kalır,
Yoksa ben de gelirdim yanına
Dön Şahinim,
Onları Antep girişinde yine karşılaşırız
Dön Şahinim
Henüz fırsat varken,
Sen bu vatana daha çok lazımsın,
Şahadetin daha erken,..
Karayılanım daha böyle haykırırken,
Düşman kavuştu derken
Şahinim,
Karayılanı duyuyordu ve duymuyordu
Karayılanın çağrısına uymuyordu
Özdemire ve milletine ahdini yerde koymuyordu,
Şahinim şahadete doymuyordu
O,
Mustafa Kemalin askeriydi,
O da biliyordu,
Düşmana kaybettirilen her vakit,
Türk Ordusuna,
Türk Milletine kazandırılan vakitti
Sırf bu uğurda nice canlar gitti
Ve fakat buna değdi,
Sonunda düşmanlar baş eğdi
O da biliyordu,
Onun bu çetesi,
Çanakkalenin 57.Alayıydı
Kendisi de Hasan Albayıydı
O da Mustafa Kemal gibi,
Çetelerine ölmeyi emretti
Ve
Ve ...
Ve düşman yetti,
Şahinimin de vadesi yetti
Alnı açık, başı dikti
Her şerefli Türk askeri gibi,
Onun da yüzü düşmana dönüktü
Ancak, şimdilik düşman geçecekti,
Bu yüzden rengi biraz sönüktü
Evvel sol kaşından yedi süngü darbesini
Kaşından aldı yarayı, başından aldı,
Fakat Şahinin yıkılmadı
Şahinim yılmadı
Sanki,
Kaç dakika oyalarsam, vatanıma kardı,
Ey kahpe düşman bu topraklar size dardı
Diyordu
Ve göğsüne ve mangal gibi yüreğine,
Bir ara öne kıvranınca,
Sırtına, küreğine
Sayısız süngüler saplanıyordu
İlerde çeteler, milisler tekrar toplanıyordu
Her süngü,
Sanki Anteplinin bağrına saplanıyordu
Tepeliliklerde,
Milisler sızım sızım sızlanıyordu,
Taa Ankarada Mustafa Kemalin yüreği sızlıyordu
Lakin yardıma gelemiyordu,
Yunanla uğraşmaktaydı ordu
Şahinimin her yanından akan kandı,
Giden can, bizim candı
Bir can da son andı
Lakin Şahinim biliyordu;
Antep Kalesinde ve her mahallesinde,
Karabıyıklı Dağında,, Dülük Dağıında,
Gürenizde, Sofda, Karadağda,
Ve Antepin her tepesinde, her dağında,
Ve Antepin her yanında,
Bir meşale yandı
İşte ;
Şahinim bunun için dayandı
Dayandı Şahinim bir kere daha dayandı
Kevsere sevindi,
Antepe içi yandı
Eşhedü enla ilahe illallah ve
Eşhedü enne Muhammeden Resulullah.
Şahinim bir çınar gibi devrildi yattı
Bir süre, Antepliin ruhunu dağıttı
Anaları bacıları mateme attı
Anteplinin ona yaktığı feryat, figan,
Koca bir türkü, derin bir ağıttı
Antepin Harbine on bir ay oldu.
Kurudu kanımız benizler soldu.
Analar, bacılar saçını yoldu
Uyan Şahin uyan, gör neler oldu.
Sevgili Antepe Fransız doldu.
Şahini sorarsan, otuz yaşında.
Süngüyle vuruldu köprü başında,
Çeteler oturmuş ağlar başında
Uyan Şahin uyan, gör neler oldu.
Sevgili Antepe Fransız doldu.
Uyan Şahin uyan, uyanmaz mısın?
Diz çöküp düşmana dayanmaz mısın?
Al kızıl kanlara boyanmaz mısın?
Uyan Şahin uyan, gör neler oldu.
Sevgili Antepe Fransız doldu.
Şahinbey vuruldu, yollar açıldı.
Antepin üstüne matem saçıldı.
Birçok minareler topla biçildi.
Uyan Şahin uyan, gör neler oldu.
Sevgili Antepe Fransız doldu.
Kimi yaralanmış, kanlar saçıyor.
Kimi süngülere bağrın açıyor.
Kimi yavrusunu almış kaçıyor.
Uyan Şahin uyan, gör neler oldu.
Sevgili Antepe Fransız doldu.
1920 ; 28 Mart gününde,
Elmalı Tepesinin önünde
Şahinim yatardı
O günden sonra ,
Taşıtlar müziklerini kapatırdı.
Oradan geçen yolcular ;
Dualarını okurlar ve
Bir müddet susarlardı
Bu ; o cengavere saygıdandı
Gaziantepten Kilis istikametine
Giderken yol biraz eğimli olduğundan,
Sürücülerin kendi haline bıraktığı taşıtlar;
Bir kuş gibi süzülerek,
Dönemeçli yoldan,
Mezara göre,
Hemen soldan,
kıvrılarak geçer, giderdi.
İçindeki yolcular ise ; sessizce dua ederdi
Yine bir gün,
Bir yakınımla yoldaydık.
Sonraları, yeni yollar yapıldı
Biraz doğuya sapıldı
Yeni yol; bir kurşun atımlık öteden geçerdi
Yakınımın,
Bu yoldan geçeceğini fark ettim.
Biraz erken uyardım,
Sağdan geçelim,
Şahin Beye yakın geçelim
Sen de susarsan,
Şu zımbırtıyı da iyice kısarsan
Güneşe baktım, ikindi.
Taşıt, sağa dönünce,
Birden hulkum yekindi*
Durduk, ilk selamı verdik
Şahinimin baş ucuna vardık
Esas duruş gösterip,
Tam selama durduk
Yaklaştım mezar taşına,
Eğildim cengaverin başına
Ben de buralardanım kumandanım,
Gazi İlin, Kilisin
Buraların sancağı bizde,
Bayrağın da Türk Milletinde
Biz nöbetteyiz kumandanım,
Sen mutlu ol cennetinde
Bir fatiha, üç ihlas okudum
Orada yaşanmış olanları,
İlmek ilmek ruhuma dokudum
Durmadım, anlattım Kilise kadar,
Bir Şahinimle kalmadım,
Anlattım her milise kadar!...
Uyan Şahin uyan gör neler oldu
Antepin her yanı tel örgü oldu
Dört yandan Antepi sardılar
Fermanlarını da hemen saldılar
Yılmayan, yıkılmayan Antepliden
Cevaplarını da hemen aldılar
Düşman tarafından
Yetmiş bin top. atıldı
Kimi kahpelik etti, vatan satıldı
Duramadı akıncılar,
Nice mücahitler ,alperenler,
haykırışlarla ileri atıldı
Allah Allah !...
Allah Allah !...
La ilahe illallah!...
Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir.İleri!
Arş arş ileri,
Türkün askeri, dönmez geri.!.
Adsız sansız olsa da, en büyük kahramanlık;
Göz kırpmadan saldırıp bir daha dönmemektir.H.N.A.
Dönmedi, Türkün askeri, ileri atıldı
Yollarda tam on üç gece yatılmadı ya da az yatıldı
Düşman;
Sadece buralardan değil,
Bütün memleketten dışarı atıldı
Ya istiklal ya ölüm
İstiklal bizim oldu,
İzmirde tüfek çatıldı
Uyan Şahin uyan gör neler oldu
Ordu gazi, nefer şehit oldu
Bütün dünya buna şahit oldu.
Sevgili Antepin de Gazi oldu
Gazi Atamız da gözlerimizden öptü,
Ve dedi ki,;
Ben Anteplilerin nasıl gözlerinden öpmem ki,
onlar yalnız Antepi değil Türkiyeyi kurtardılar
Ve
Sevgili Antepin Türkün oldu
Yurdun dört yanında adına yakılan
Unutulmaz bir türkün oldu
Ta gavur memleketlerinde söylenen,
Sana yakışan ülkün oldu
Şu yattığın topraklar,
Yine senin mülkün oldu
Antepli izinde kumandanım
Güneyde ebediyen beklemekte vatanı
.
altı bin beş yüz şehit yatanı
B.K.Ç.
Ey Türk gençliği !.
Sen de unutma atanı
Unutma!
Ve Düşün toprak altında binlerce kefensiz yatanı
M.A.E.
Uyan Şahin, uyanmaz mısın?
Kevser suyuna kanmaz mısın?
Hazır oldayız, bekliyoruz ,
Bizi, bir kere anmaz mısın?
2 Kasım 2008 / 25 Ocak 2010
K.Sinan/Bahçelievler/İstanbul
Nafiz TANÇAĞLAR
www.nafiztancaglar.com
Hulku Yekinmek ; Bir anda gerçekleşen ağlayacak derecede,
çoğu zaman ağlamakla sonuçlanan duygulanma hali.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.