2
Yorum
17
Beğeni
4,6
Puan
134
Okunma

Munzur’un serin sularına düşen sonbahar yaprağı değil, ulu bir çınarın toprağa kök salma inadıydı; seni sevmek, eylülün en ıssız kıyısında ateşi yeniden bulmaktı...
Eylülün eşiğinde,
Sararmış takvimler dökülürken sokağa
İçimde hâlâ direnen o inatçı bahar var
Pencereme vuran eylülün ılık kıyısı adını fısıldar
Toprak, kokunu saklar derin uykusunda...
Uzak bir dağ yamacından kucaklamak gibi seni
Yarıp toprağı çıkan o inatçı tohumun,
Gülüşün, soluma düşen cemre
Bütün kışları unutturan mavi bir pencere.
Sen ufuksuz bir gök oldun, ben o gökte asi rüzgâr
Yalnız senin ikliminde buldum yönümü
Gönlümde büyüyen ulu bir çınar gibisin
Sen varsan seninle tamamlanır ömrümün her düğümü.
Ne senden gitmek var aklımda bir gün
Ne bu sevdadan kaçmak
Öylesine derin, köklü bir duygu ki içimde büyüyen...
Munzur’un yatağına kavuşması gibi
Öyle derin seviyorum seni
Anla işte...
Gülşen Polat
5.0
86% (6)
2.0
14% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.