4
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
131
Okunma

Nil susardı o gece, yıldız inerdi suya,
Kadim taşlar secdeyle sır verirdi o ruha.
Felek başını eğer, susar idi zamânlar,
Bir kadın nurdan doğar uyanırdı cihânlar.
Tacı altın değildir başında nûr saklıdır,
Tahtı gönül mülküdür ruhu Hâk’a bağlıdır.
Ne saraydır saltanat ne de cevher, ne ziynet,
Hakikate eren ruh kendisidir mülkiyet.
Kadın doğduğu vakit, âlemde uyanır sır,
Rahimlerde ol ile cenin can buldum sanır.
Sözlerinde bin hikmet sükûtunda bin kelâm,
Her nefeste sır taşır, her bakışında ilham.
Toprak gibi sabırlı, su misali akarsın,
Kimi zaman çöl olur, kimi zaman baharsın.
Kum altında saklıdır, nice gonca, nice gül,
Sabır ile yeşeren yaralı bağrınla gül.
Ey kadın, ey emanet lütfu Rahmân’sın sen sen
Sırr-ı Hak’la donanmış bir latif cihansın sen.
İffetin izzetindir vakarındır libâsın,
Nur olur her adımın temiz ise niyazın.
Gece çöker üstüne sen kandilce yanarsın,
Yük ağır olsa dahi Hakk’a doğru varırsın.
Kimse bilmez içindeki nice harb-i derûnü
Sessizce taşıyorsun dünyaların yükünü.
Ey kadın, kendini sen aynalarda arama,
Suret gelip geçici, bırak kalsınlar âmâ,
Sen bir âyet gibisin okunursun gönülden,
Bir katresin ummanda sır dökülür elinden.
Sen geceden sehere yürüyensin ey kadın,
Her yaran bir irfandır her güzellik bir adın
Kırıldıkça derinleş, sustukça büyü ey can,
Anka kuşu misâli kendi külünden doğan.
Ve gün gelir yükselir göğe kalkıyor başın,
Ne taç ister ne de taht Hâk’ın olur yoldaşın.
Der ki: “Mülküm gönlümdür tahtım ruhumdur benim,
Hakk’ı bulan bir gönül sultanıdır âlemin.”
Selma Çanakçıoğlu 2 Eylül 2026
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.