9
Yorum
16
Beğeni
0,0
Puan
84
Okunma
Gönül kırma, nice sırlar gönülde gizlidir,
Bir bakışta nice âlem, nice mânâ sezilir.
Kendini ârif bilen, kendi ateşinde kavrulur,
Bir zerreyi hor görme, zerrede deryalar vardır.
Dışına bakıp insanın hüküm verme ey gönül,
Her susanın dilinde nice kelâm doludur,
Kimi sessizliği ile deryaları anlatır,
Kimi çok söz söyler de kalplere faydası yoktur.
Nefis dediğin öyle bir kuyudur ki derindir,
İndikçe kendi yüzün sana yabancı görünür.
Bir gün benlik perdesi gönül evinden çekilir,
O vakit anlarsın ki aradığın senden yakındır.
Dünya dediğin han imiş, konan göçer nihayet,
Ne taht kalır sahibine ne de eldeki servet.
Bugün gülen aynaya yarın bakmaz bir suret,
Geriye yalnız gönülden verilmiş sadaka vardır.
Kibir ile yükselen baş, göğe varmaz hiçbir gün,
Toprak bütün insanları eşit karşılar bir gün.
Bir yetimin duası sultanın kesesinden ağırdır,
Mazlumun buğulu gözlerinde nice hikmetler vardır.
Ey gönül, kendin ara kendindeki kaybolanı,
Uzaklarda arama Hakk’a giden o yolu.
Bir damla rahmet için göğe kaldırma elini,
Çünkü rahmet dediğin şey zaten kalpte saklıdır.
Ne kadar bilirsen bil, bilmediğin bir kapı vardır,
Her cevabın ardında bekleyen başka soru vardır,
İrfan, "ben bilirim" değil, "daha bilmem" diyebilmek,
Hakikatin eşiğinde eğilmiş nice başlar vardır.
Bir gün perde kalkacak, suretler anlam bulacak,
Dil susacak, gönül konuşacak, sırlar dile gelecek.
O gün insan kendinden kaçtığı kadar yanacak,
Çünkü insanın en uzun yolu yine kendine vardır.
Ben ne dünya isterim ne dünyadan pay biçerim,
Bir gönülde yer bulsam bin saraya değişmem.
Adımı taş üstünde değil, bir duada beklerim,
Çünkü fanî âlemde insanı sultan eden dualar vardır.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.