0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
37
Okunma
Dikenli bir bağrışım geçer tabağında
Gerdanında ilanı aşk sansınlar diye
Kahkaha atıyor kahveler rüyalarda
Örülmüş saçları papatyaların
Şarkı gibi bir göz vurunca şehrime
Şelaleler dökülür avuçlarıma
Şemsiye altında gezinmek gibidir düşler bana
Terk edilmiş çürük bir makber arkası
Ayrılık tohumları terzisidir aşkın
Kadife renkli gecelerde
Bu kabus hiç bitmesin diye
Kumbara tuttum volkanlarına
Harçlık sansınlar çocuklara
Vurulmak yadında kalan sevgiliye
Petekler gönlümde hüsran bir utangaçlık vurur da geçer
Arkam önüm sobe!
Tütünler vekildir dudaklarıma
Sonra da gönlüme aşk gibi
Bir vapur özleminde
Seni yazması gibisi yok
Yünleri gani gani gözyaşlarıyla
Bir özür bin dua ellerime
Bir dua bin özür raflarında gönlümün
toz pembe hayallerde örülmek isterim yine
Çünki kangrensin dillerimde
Fincan fincan üstüne
Bilmem hangi rüyanın tabiri bu
Anahtarı kırık bir cezaevi çamurunda
Seni düşünmek vahiy gibidir
Her insana nazır edilmiş
Karnesi pek zayıf bir saat koruluğunda
El ele tokuşmak şerefesi
Kaymış yollar bir kayık arkası
Sözlerim sana beddua değil..
İntihar edilmiş bir sofraya
Sarmaşık reçetelere
Bir ikram bilirim seni günaşırı
Oyunlar oynanır halılarda
Koku geliyor mis değil oyuncak
Lambalar rüzgar günleri sıcak..
Çünki sen mevsim gibi ocak
Kıyamete bekletirim seni
Kelebek gibisin sen
Aşk dilencisi değilim sana
Bilmem hangi rüyanın tabiridir bu...
Gezgin imgeler..
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.