2
Yorum
14
Beğeni
0,0
Puan
224
Okunma
Kurur çeyrek asırlık
O dilsiz susuşlar
Söküp atarım içimdeki paslı hüzünleri
Gurbet neye yarar ki deli gönül
Göğsümde patlarken vatanın volkanı
.
.
.
İnsanlık düşse de yere
Bayrak gibi dik durur anadan yadigâr masumiyetim
Benim aşk dediğim
Babamın elinden tutup ilk gördüğüm Eyüp Sultan’dır
O ramazan gününde dalga dalga yayılan ezan sesi
İftarımızı açarken ruhumu ölesiye dek fetheden yedi tepeli İstanbul’dur
Nazlı nazlı dalgalanırken
Gök kubbede al kanıyla şanlı bayrağım
İşte o an kırılır hasretin prangaları
Yüreğimde hınca hınç yokluk çığlık çığlığa konuşur
Neredesin ey koca çınar
Bu acımasız gurbet ellerde burnumda tüten babam
Kokun sinmiş birlikte namaz kıldığımız avlulara
Yokluğun içimde koskocaman bir hiç
Kapanmayan dermansız yara
(Ahhh babam ahhh ...)
Evlatlarımın sevgisi senin o günkü duandır
Seni düşündüğüm her an
Cengâver umut yeniden şahlanır Haliç’in sularında
Can bulur yaşamak çocuklarımın kucağında
Ve ben
Mutluluk yağmurlarında
Utanmadan ağlarım
nagihan
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.