1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
61
Okunma

Dirilişe Koşan Düşler
Günlerden bir yaz gecesi, pamuk tarlası ve gelincikler içinde bir düşteyim.
Koşuyor, koşuyor arkama bakmadan, kalbim elimde.
siyah sokak lambası yanıp yanıp sönüyor, etrafında kolsuz insanlar
Ayaklarımı yerde kesiyor, keskin beyaz ve kırmızı kokular,
Uçuşan pamuklar düşlerle geziyor,
Tersiz düşünceler, tertemiz
hayale bürünüyor.
Bir göz kırpmak kadar uzun geçen zaman.
Uçsuz bucaksız bir vadide, yeni doğmuş bir kelebek,
Anne tırtır ipek elbisesini bırakmış, iki kanatlı kuyruklu paşa çalıştırıyor, aşk pervanesini,
Tutkulu gebereler titriyor çarpan kalpler gök yüzüne, dağılmak istiyor,
geleceğin larvaları sevgiyle uçuşuyor
Tenha yerlere bırakılan düşler gün yüzünde,
Korkulara boyun bükme, ne aradığını bilmen yeterli,
Zarafet çiçeğine kulak ver hadi gel haykıralım
Hüma kuşu…Tuğrul kuşu…
Sevgiler incitmeden gelin buluşalım.
Anlatalım Yusuf’un bırakıldığı yedi dipsiz kuyuyu,
Düşmeyelim evren geçiren zamana,
Bak! Kaf dağı sesleniyor ey yolcu!
Boğaz iki boğumdur, bazen o noktalar nefesini keser
Gel, Aylar otuz bir çekmeden, gün askıya alınmadan,
Şarkın bülbülü ötmeden, yedi başak verenlere yetişelim.
Bak düşlere, göğe bakan bekleyişinde umutlu,
Yeni bir dirilişe koşuyor.
Acıları süzgeçten geçiren derviş, huular günebakana nefes verin,
yüzünü güneşe dönsün.
Şerefli bilge uyandırır, Kaf dağı yolcusu kalmasın, ipek giymiş düşler, selam sizlere.”
Gülseren Gül
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.