2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
164
Okunma

Kadehi kaldırdım,
içindeki rakıya değil,
insanın eksilen tarafına.
Ayık gezenlerin çoğu,
vicdanını çoktan sarhoş etmiş;
benim başım dönmüş de ne olmuş,
onların dünyası dümdüz yalan.
Bir ceket diktirmişler ahlâktan,
cepleri rüşvet dolu.
Her köşe başında
namus satan bir vaiz,
adalet dağıtan bir cellât.
Ben küfre değil,
riyaya düşmanım.
Çünkü en ağır sövgüyü
insan insana ediyor
gülümseyerek.
Meyhaneci,
bir kadeh daha koy.
Bu memleketi unutmak için değil;
daha net görmek için.
Çünkü ayıklık,
her zaman hakikati göstermez.
Bazen hakikat,
çatlak bir bardağın dibinde
son yudum gibi bekler.
Varsın “serseri” desinler.
Ben, eğriye doğru demektense
yalnız kalmayı seçerim.
Çünkü kalabalıkların alkışı,
çoğu zaman
vicdanın cenaze marşıdır.
Ve gün gelir,
şişeler kırılır,
masalar dağılır,
sesler susar.
Geriye bir tek soru kalır:
“İnsan, kendine ne zaman dürüst olacak?”
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.