13
Yorum
39
Beğeni
5,0
Puan
261
Okunma
Sanki gök de bizimle o yokuşu tırmanır
Uçurum kenarında yâr ağacı canlanır
Gözlerimin ardına çakılan o silüet
Baktığım her noktada bir mühürdür nihayet
En hassas kapımdadır o sızı, o gitmeyen
Kirpiğimin ucunda tenime değen gölgen...
Korkarım göz kırpsam da kaybolup gidersin diye
Tutarsın değil mi yar, düşersem bu sevgiye
Ya da avuçlarımdan papatyalar dökülür
Devrildiğim o günde bütün ömrüm sökülür.
Misafir olur musun her gittiğim yollara
Onur konuğu gibi gelsen garip kollara..
Ay ışığı vurur mu ikimizi bir gece
Ölüm gülüm, bu dünya çözülmeyen bilmece
Bir mayıs sabahında ya da eylül ayında
Bizi de bulur mu ölüm o bordo balkonda
Tek bir yıldız altında, aynı vakit gelince
Vurur mu gözlerinden beni incecik ince
Bilirsin, senden başka melek tanımam yarim
Sadece sen yargıla, kâfirinsem kâfirim.
Bir mektup kalır mı bak, bizden yana dünyada
Türkümüz dillenir mi patika yollarda da
Sarma tütün kokan o dumanlı odalarda
Adımız eş olur mu çekilen cigara da?
El ele ulaşır mı ayaklarımız dağa
Yılanlar dolanır mı bastığımız toprağa
"Bize ölüm yok!" derken sesime ses olur musun
Koca bir Sinan gibi bu taşta kaybolursun..
Söyle canım, söyle yar, ne kalacak arkada
Her şey son bulacak mı tek bir yıldız altında
Sarma tütünün dumanı savrulur o patikada
Adımız asılı kalır bir kırık haritada
Zamanı büküp de gelen o kadim sancı gibi
Gözlerin gözlerimde dursa bir hancı gibi
Geçse de bu dünyadan koca saraylar, hanlar,
Bizi tek bir yıldızın altındaki o anlar
O bordo balkondaki sessizlik kurtaracak,
Ölüm bile gelse yar, bizi bir sayacak.
Düşersen avucuma, dökülürse papatya
Sözümüz mühür olsun bu vefasız hayata
Sen yeter ki sesime ses ol o koca dağda
Bir mayıs gecesinde ya da eylüllü bağda
Korkutmasın ne yılan ne baltaya sap olan taş
Biz koca bir Sinan’ız, bu yolda her adım aşk...
Mademki hüküm verildiyse, kalem sende yar
Varsın sussun artık dil, sussun bütün şarkılar
Kirpik uçlarında duran o ağır, fiziki taş
Şimdi ebedi bir nehir, şimdi içten gelen yaş..
Ne melekler hesap sorsun, ne kopsun kıyamet
Gözlerinin ortasıdır bana vaat edilen cennet
Sarma cigaradan sızan o duman gibi biterken
Ölüm bize gülümser yar, biz el ele giderken
Yılanlar dolansa ne çıkar, dağlar bizi yutsa ne
Sen sesime ses verdin ya, gerisi efsane..
Bırak dökülsün avuca papatyalar salkım saçak
O bordo balkonda zaman sonsuza dek duracak
Ne bir balta kesebilir bu gövdeden adını
Ne bir toprak silebilir bu aşkın feryadını
Biz koca bir Sinan gibi o taşa can vermişiz
Ölümün vurduğu yerde yan yana can vermişiz
Bak, gökyüzü de duruldu, yokuş bitti nihayet
Tek bir yıldızın altında başladı o ebediyet...
YEŞİLIRMAK
5.0
100% (29)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.