6
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
135
Okunma
Bahçemdeki güller açıyor
Bülbüller ismini şakıyor
Gökyüzü yıldızlarını cebinden çıkarıp
Geceye tek tek asıyor.
Ay, utangaç bir çocuk gibi
Bulutların ardına saklanıyor;
Gözlerin, ah o gözlerin
İki mavi deniz değil
İki sonsuzluk kapısı gibi
Bakan, kendini unutuyor,
Dönen ise artık eski ben olmuyor.
Saçların
Rüzgârın yazmayı unuttuğu
Siyah bir şiir.
Her teli, gecenin kalbine düşen
Sessiz bir nota
yağmura şarkı söyletiyor
Ellerin ağaçlara değince
Kurumuş dallar tomurcuklanıyor,
Taşlar suya dönüşüyor,
Ben ise
Yıllardır susamış bir çöl gibi
Bir tek gülüşüne yağmur oluyorum.
Sesin...
İki dağın arasından kopup gelen
Kristal bir dere.
İçimde kırılmış bütün aynaları
Bir şarkı gibi onarıyor.
Adını söylediğim her an
Göğsümde bir güvercin kanatlanıyor.
Kalbim,
Kaburgalarıma çarpan bir deniz oluyor.
Dalgaları,
Sana ulaşabilmek için
Kıyıları ezberliyor.
Seni
Bir ömrün son nefesi kadar derin seviyorum.
Çünkü sen...
Kalbime uğramış bir misafir değil,
Kalbimin kendisisin...
Hülya Çelik
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.