7
Yorum
19
Beğeni
0,0
Puan
153
Okunma

içimden bir şey titrek bir sesle
önce seslendi...
sonra sustu.
birden koptu bağ,
gitti ses.
aşk...
öylece uyuyordu kendi mecrasında.
ben düşündükçe titredim,
izledim olup bitenleri.
çarpıyordu kalbim
ve hızla atıyordu.
her yer seni hatırlatıyordu.
baktığım her şeyde
sen vardın.
adı aşktı,
birden
o ses yine sustu.
çarpıntısı durdu kalbimin.
sanki inzivaya çekilmişti,
dinleniyordu kendince.
acıdan
biraz fazlasıydı bu.
sessizliğe gömüldükçe,
hafifliyordu.
acının rengi çoktu
ihanetse,
kendi gölgesine gizlenmişti.
kalp korkudan çarparken
vurdukça daha da vuruyordu,
göğüs duvarına
o hala korkmayı reddediyordu.
çaresizliğini bilmeden
saklanırken.
unutuyordu kendinden,
zaten aklında olan
fazlası değildi.
artık her şeyi fazlasıyla hissediyordu.
acı içinde çarpan o kalp
çırpınıp duruyordu.
ben,
kalbim için çok korkuyordum.
ve o sesin
kesildiği yerdeydim.
uykuya saklanmış o sancılar
görünmez oluyor,
kalbim acırken.
o çırpınışlara karşı koyuyorum.
direniyorum.
dilekler tutup,
yeminler ediyorum.
korkularım ölürken
endişelerim
artçı sarsıntı gibi
büyüyordu.
kesilirken nefesim
kayboluyordu o asi yanlarım
ihanetin gölgesinde.
üşürken,
titriyordu bedenim.
uykum bile artık korkuyordu
cesaretin saklandığı yerde.
benimde bir kalbim vardı...
dünyaları içine alan bir bahçe.
kibirsiz ve zarif.
kalpten kalbe
giden o yol gibi.
hüzün, artık acının gölgesinde
yetim.
geçip gidiyorum,
korkunun yaraladığı yüreklerden.
yaşamak için sevgiyi ararken
çarpan kalplerde
aşk ölüyordu.
titriyordu gönül hanem...
titriyordu,
sessizce.
*
Mehmet Demir
6722
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.