Topu, topu üç günlük beli bükük dünyaya, Yüklenip çekilen o çilenin hesabı yok! Denile geldiyse de alıp sözü riyaya, Bir güzel verip saç baş yolanın hesabı yok!
Mayası toprak olan ancak toprakla doyar, İzzet ocağı varken gider zillete koyar. Kabarır kalkar pişmez, altı üstü göz boyar. Şu halde çala kaşık dalanın hesabı yok!
Uyuyanlar uyanın, her yanda bir hezeyan, Ömür defteri eski, açsan hep zarar ziyan. Tarih bile utanmış, insanlıkta bir nisyan, Yaşadığı her günü kâr bilenin hesabı yok!
Mesut der, bu cihette ümitsizlik var mıdır, Edilenler edenin yanına de kâr mıdır, Her şeyin hesabı var, tutanı naçar mıdır; Hesap çetelesinde kalanın hesabı yok!
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Düzeni bozuk dünyaya dair özenle kaleme alınmış anlamlı ve anltımı güzel bir o kadar da anlayan için mana derinliği olan mesajı net kurgusu vurgusu yerinde olan bu şiiri ve değerli şairi gönülden tebrik ediyor nice kalıcı şiirlerde buluşma dileğiyle esenlikler diliyorum. Kaleminiz kavi ilhamınız daim olsun. Sonsuz saygı sevgi ve de selamlarımla sağlıcakla kalınız.
Tebrikler değerli hocam yüreğiniz dert görmesin kaleminiz daim olsun manevi duygularla çok güzel bir çalışma olmuş tebrik eder hayırlı çalışmalar dilerim selamlar saygılar
Her zaman ki gibi kendi tarzınızda;; Gönlünüze gelen ilhamınızı, yazan kaleminiz dert görmesin, bizlerde okuduk beğendik, daha nice şiirlerde buluşmak dileğimle sağlıcakla kalın...
Şair Mesut’un kaleminden dökülen bu dizeler, klasik halk şiiri ile felsefi-tasavvufi düşüncenin harmanlandığı, derin bir dünya eleştirisi ve hesap günü vurgusu barındırıyor. Şiir, biçimsel olarak hece ölçüsüyle yazılmış ve geleneksel halk edebiyatındaki "taşlama" ile "nasihatname" türlerinin modern bir sentezi gibi duruyor.
Dünyanın Geçiciliği ve Samimiyetsizlik "Topu, topu üç günlük beli bükük dünyaya / Yüklenip çekilen o çilenin hesabı yok!" Daha ilk dizelerde "üç günlük dünya" vurgusuyla hayatın kısalığı ve geçiciliği hatırlatılıyor. İnsanoğlunun bu kısa ömür için omuzlandığı, çektiği dertlerin haddi hesabı yok. Ancak şair asıl eleştiriyi son iki dizede yapıyor: Sözü riyaya (ikiyüzlülüğe) bulaştırıp, sahte bir kederle "saç baş yolanlar", yani samimiyetsizce dertli görünenler o kadar çok ki... Tamahkarlık ve İzzet-Zillet Çelişkisi "Mayası toprak olan ancak toprakla doyar / İzzet ocağı varken gider zillete koyar." İnsanın yaratılış mayasına (toprağa) ve doyumsuzluğuna (ancak gözünü toprak doyurur) telmih yapılıyor. Onurlu, şerefli bir yaşam (izzet ocağı) dururken, insanların menfaat için kendilerini düşürdükleri aşağılık durumlar (zillet) eleştiriliyor. "Kabarır kalkar pişmez" benzetmesiyle, içi boş bir kibirle şişen ama aslında olgunlaşmamış, tek derdi "göz boyamak" olan ve önündeki dünyaya arsızca dalan insanların çokluğundan yakınılıyor. Toplumsal Uyku ve Unutkanlık "Uyuyanlar uyanın, her yanda bir hezeyan / Ömür defteri eski, açsan hep zarar ziyan." Burada açık bir çağrı var: Bir gaflet uykusunda olan insanlığa "Uyanın!" deniyor.
Sayfaları açıldığında sadece zarar ve ziyan görünen bir ömür defteri... Şair, insanlığın geçmiş hatalarından ders çıkarmayıp sürekli unuttuğunu (nisyan) ve tarihin bile bu döngüden utandığını söylüyor. Günübirlik yaşayan, "bugün de geçsin de nasıl geçerse geçsin" diyerek her günü kâr sayan bilinçsiz kitleler hedef alınıyor. Umut ve İlahi Adalet "Mesut der, bu cihette ümitsizlik var mıdır / Edilenler edenin yanına de kâr mıdır" Son kıtada şair Mesut, tüm bu olumsuz tabloya rağmen ümitsizliğe yer olmadığını haykırıyor. Temel inanç ve felsefe devreye giriyor: "Kötülük yapanın yaptığı yanına kâr kalır mı?" Elbette kalmaz.
Her şeyin bir hesabı, bir kaydedicisi vardır. Şiir, mutlak adalete olan inançla bitiyor; ilahi o çetelede (hesap defterinde) hiçbir şeyin gizli kalmayacağını, haksızlık yapanların er ya da geç hesap vereceğini söyleyerek gönüllere su serpiyor. Özetle; Dünyanın geçici heveslerine kapılan, dürüstlüğü unutan, doymak bilmeyen ve günübirlik yaşayan insanlığa karşı yazılmış sitemkar ama umudunu kaybetmeyen güçlü bir manifesto.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.