6
Yorum
20
Beğeni
5,0
Puan
162
Okunma
İdam mahkûmunun telaşı değil bu
Kırk yılın yükünü omuzlayanın vakarı
O "kutsal yâr ağacına" emanet edilen canın
Kaçınılmaz ve kutlu çarpışması...
Simsiyah vagonların altında ezilen nefesler
Yağmurlarda cayır cayır yanan o eski cepheler
Artık boğucu bir ilmek değil boynumuzda
Ruhun göğe açılan o tek, o özgür kanadı
"Sen yanıma düş tüm," dedin işte o eşikte
Varlıktan vazgeçip sadece sevdaya dönüşen yerde
Ağaç artık bir yâr değil, uzak bir özlem değil
Gerçekleşen sessiz vuslatta varlığın ta kendisi
Pembe kâğıtların sızısı, firari bir suçluluk hüznü
Hepsi o mukaddes gölgede, o düşüşle birlikte
Bırakıyor yerini tarifsiz bir dinginliğe
Sevdan artık hiçbir darağacına asılı değil
Göğsünün tam ortasında, o "tüm" oluşun huzuru
Nefes alıyor şimdi o saf, o eksiksiz noktada
Son nefes dediğin, bitişlerin vedası değil
Sevdanın başladığı o ilk ana dönen kutsal bir yemin
Tüm dik yokuşların, fırtınalı baharların son durağı..
Ve o kutsal ağacın altında
Zamanın diz çöktüğü o ebedi an da
Artık ne rayların uğultusu var kulakta
Ne de peşimizden gelen o firari gölgeler
Kutsal ağacın yapraklarında uğuldayan rüzgâr
Dünyanın tüm ağırlığını tek bir nefeste siler
Biliyoruz ya, o pembe kâğıtlar asılsız birer ihbardı
Suçluluk, yeryüzünün ruhumuza biçtiği dar bir hırkaydı
Şimdi o hırka sıyrıldı, bağlar bütünüyle koptu
Zaman, o kutsal gölgede asil bir duruşa durdu
"Tüm olmak" dedin ya, işte o büyük genişlik
Ne bir eksik bıraktı geride, ne bir fazlalık
Boynumuzu sıkan o ilmek, şimdi göğü saran bir uçurtma
Ruh, kanat çırpıyor sevdanın başladığı o ilk yansımaya
Ne vagonların siyahı kalır bu sonsuz beyazda
Ne cephelerin yangını sirayet eder bu yaza
Gözlerini kapat ve dinle o duran zamanı
Burası, vedaların bittiği, yeminin tutulduğu vatanı
O kutsal ağacın altında
Sevda artık bir ihtimal değil
Soluduğumuz ruhun ta kendisi
YEŞİLIRMAK
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.