6
Yorum
28
Beğeni
5,0
Puan
172
Okunma
Dile gelmez bu sızı, lal kesilmiş heceler
Zihnimi cehenneme çevirirken geceler
Sessizliğin koynunda düğümlenir bilmeceler
Bir ışık parıltısı bekliyor yorgun yürek
Bu kor yangını artık bir nihayete erdirmek
Ne bir sitem barındırır ne bir damla şikâyet
Bu yok oluş elbet, aşka son bir ibadet
Kibrit çakıldığı an, kopar elbet kıyamet
Beden feda edilir o yâr ağacı için
Ruh özgürlüğe uçar, sorma bana hiç niçin
O dumanın içinden ne kalır ki geriye?
Bir avuç kara toprak, gitmeyen hiç ileriye..
Ve belki bir fısıltı, sadık kalmış sevgiye
Dünya malı yok olur, savrulur yele hepsi
Aşk kalır o küllerde, acının son nefesi.
Ne geri dönmek mümkün ne bu yoldan caymalı
İçilen her yudumu kader diye saymalı
O sessiz çığlıkların gökyüzüne yaymalı
Bir kıvılcım yetermiş meğer bütün bu har’a,
Kül olmak derman olur yürekteki bu yara
Yar ağacı sallanır, rüzgâr eser derinden
Bir ömürlük esaret sökülür yerinden
Vazgeçmişken bu canın en tatlı eserinden,
Kibritin alevinde parlar son defa umut
Yağmura gerek kalmaz, dağılır kara bulut
Geriye ne kalırsa, o dumanın içinde
Sırrını saklayacak bambaşka bir biçimde
Bir veda şarkısı bu, en sonuncu seçimde
Beden yanıp bitse de, geride is kalacak
Bu yok oluş ayini, sonsuz bir his kalacak
YEŞİLIRMAK
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.