3
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
217
Okunma
Okuduğunuz için teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.
Biraz soluklanalım diye ilme yanaştık,
Dedik: laftan anlamaz cehaletten yorulduk.
Hani bizimle gelir diye sarp yollar aştık,
Nafile, var bildiği, dalaletten yorulduk.
Çevirdik yüzümüzü sadakat otağına,
Ey sadık yâr yakalım deriz hak çerağına,
Gözü âmâ eyleyen, dağlamış dimağına,
Destur varsa girelim, ihanetten yorulduk.
Hain kurmuş pusuyu, hürriyete giderken,
Demokrasi, eşitlik, insan hakları derken.
Bilemedik tabii ki alıp tutsak ederken,
Prangası hırs olan esaretten yorulduk.
Ya hu ne çok çektik biz şu uzun dilimizden,
Pişmanlık ile biri tutunca elimizden
Sandık ki çıkar haber alırız ilimizden...
Yetti kul köle eden kefaletten yorulduk.
Mesut der, ilme vardık da kendimize döndük,
Cahil cesaretini gördük, eriyip söndük.
Hürriyeti ararken geçen zamana sindik.
Harekete geçmeyen basiretten yorulduk.
Mesut Tütüncüler
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.