0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
112
Okunma
Gözlerimde biriken şu bulutlar dağılmadan,
Ömrümün duvarlarına karanlığın gölgesi vurmadan,
Sana çıkan yollar çıkmaz sokaklara savrulmadan;
Zamanı tersine çevir de gel,
Gel ne olur sevgilim.
Gecenin soğukluğu bile unutturamaz sıcaklığını,
Sokaklar sustu, şehir giydi yalnızlığını.
Bir tek senin gülüşün onarır bu kalbin kırıklığını,
Her şeyi bir kenara bırakıp da gel,
Gel ne olur sevgilim.
Hasretin yükü ağır, taşımak inan ki zor,
Sensiz geçen her saniye içimde büyüyen bir kor.
Eski bir fotoğrafın siyah beyaz hüznüne beni sorma, sor;
"İyi ki varsın." dediğin o güne dön de gel,
Gel ne olur sevgilim.
Bilesin ki bu can, bir tek senin sevgini yük bildi,
Sen gittin gideli takvimlerden ne neşeler ne baharlar silindi.
Hani söz verdiğimiz gün gökyüzü bile önümüzde eğildi;
Ayrılığın hükmünü yırtıp da gel,
Gel ne olur sevgilim.
Denizler kurusa, dalgalar kıyılardan elini çekse de,
Zaman hancı, biz yolcu; bu ömür son menziline erse de,
İçimdeki en koyu karanlık senin ışığınla çözülse de;
Ecel kapıyı çalmadan, son nefes tükenmeden gel,
Gel ne olur sevgilim.
Artık ne sitem var dilimde ne de geçmişin sızısı,
Alnımıza yazılmış bir kere bu sevdanın kutsal yazısı.
Sen benim ömür boyu taşıyacağım en güzel yâre sızısı;
Gönül kapılarımı ardına kadar açtım, koş da gel,
Gel ne olur sevgilim.
Ama gelmedin...
Pencerem hâlâ açık, rüzgâr geldi, sen gelmedin,
Dualarım göğe yükseldi, cevap oldun sanmıştım; gelmedin.
Ben ömrümü seni beklemekle tükettim sevgilim,
Bir tek sen... "Gel." dedikçe,
Gelmedin...
Alper KARAÇOBAN
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.