11
Yorum
31
Beğeni
5,0
Puan
278
Okunma
Gidişin, sonbaharın unuttuğu bir yaprak gibi
sessizce düştü ömrümün avlusuna.
Bir kuş sürüsü geçti ardından;
gökyüzü, kanatlarının bıraktığı boşluğu
uzun süre taşıdı sırtında.
Sen gidince,
saatler pas tuttu eski bir limanda.
Zaman, demir almayı unutan bir gemi gibi
aynı hüzünlü kıyıya vurdu durdu.
Ben ise gecenin cebinde unutulmuş
kırık bir pusula oldum.
Ay, her gece pencereme
gümüşten bir yara bıraktı.
Yıldızlar, sökülmüş düğmeler gibi
karanlığın eteğinden birer birer düştü.
Rüzgâr saçlarında kalan kokuyu taşıdı bazen
ama her seferinde
avuçlarıma yalnızca üşüyen boşluklar bıraktı.
Şimdi hatıraların,
tozu alınmayan aynalar gibi evimde.
Her birinde başka bir mevsim duruyor
birinde gülüşün açıyor bahar gibi,
birinde vedan yağıyor kış gibi.
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.