Önce doğruyu bilmek gerekir; doğru bilinirse yanlış da bilinir, ama önce yalnış bilinirse doğruya ulaşılamaz. farabi
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK

YIKINTILAR ARASINDA BİR MUCİZE BLM 12

Yorum

YIKINTILAR ARASINDA BİR MUCİZE BLM 12

( 10 kişi )

6

Yorum

21

Beğeni

5,0

Puan

129

Okunma

YIKINTILAR ARASINDA BİR MUCİZE BLM 12

Kahvelerini yudumlarken gözleriyle konuşmaya devam ettiler. Derin bir aşk, yüksek sesle haykırmayı gerektirmezdi; bazen sadece iki çift gözün birbirine kenetlenmesi, en ateşli itiraflardan daha yakıcı olurdu.

O, fincanını masaya bıraktı ve Alaz’ın gözlerinin içine o kadar derin baktı ki, Alaz’ın içindeki o eski kırıkların yerini alan aşk ateşi yeniden harlandı. O, yavaşça Alaz’a doğru uzandı, ellerini Alaz’ın yüzüne koydu.

Sen benim her şeyimsin Alaz," diye fısıldadı. Dudakları Alaz’ın dudaklarına değmek üzereydi. "İçimdeki tüm kadınlık, tüm ruh, tüm nefes seninle anlam buluyor. Beni bir daha asla bu sessizlikten mahrum bırakma."

Alaz, bu davete karşılık vermekte bir saniye bile gecikmedi. Kahve kokulu dudaklar, dün geceki o vahşi tutkunun küllerinden yeniden doğan daha sakin ama daha derin bir arzuyla birleşti. Bu öpücük, birbirlerine verdikleri ebedi sadakat sözünün, o şükür dolu hayatın mührüydü.

Güneş, yerini yavaş yavaş batı ufkundaki o kızıl ve mor tonlara bırakırken, yağmur da yerini duru bir gökyüzüne bırakmıştı. Taş evin içi, akşamüstünün o romantik ve büyüleyici ışığıyla doldu.

Alaz ve O, bahçeye çıkan küçük sundurmada yan yana oturdular. O, başını Alaz’ın omzuna yaslamıştı. Bahçedeki mor salkımların kokusu, yağmur sonrası toprak kokusuyla birleşerek etrafa yayılıyordu. Alaz, sevgilisinin elini sımsıkı tuttu.

"Hayatım boyunca hep bir mucize aradım," dedi Alaz, gökyüzündeki kızıllığı izleyerek. "Kitaplarımda, şiirlerimde hep o eksik parçayı aradım. Meğer o parça tam yanımda duruyormuş. Senin sevgini taşımak, bu dünyadaki en ağır ama en güzel yük. Bu sevgi öyle güçlü ki, sanki sadece bizi değil, bu sokaktan geçen, kalbi kırılmış her yabancıyı bile iyileştirebilir."

O, hafifçe gülümsedi ve Alaz’ın elini kalbinin üzerine bastırdı. "Biz o mucizeyi kendimiz yarattık Alaz. Birbirimize inanarak, birbirimizin yaralarını sararak."

Karanlık şehri yeniden örttüğünde, taş evde yine o bildik, o huzurlu döngü başladı. Şömineyi yeniden yaktılar. Alevlerin sarı ve turuncu ışıkları duvara yansırken, odadaki o derin aşkın gölgeleri de duvarlarda dans ediyordu.

;Alaz, masasının üzerinde duran o bitmemiş romana baktı.
Artık bu romanın nasıl biteceğini çok iyi biliyordu. Bu roman acıyla ya da ayrılıkla bitmeyecekti; bu roman, mutlak bir umutla, sevginin o her şeyi iyileştiren gücüyle nihayete erecekti. Çünkü o, bu sonu bizzat yaşıyordu.

O, şöminenin önündeki kilimin üzerine uzanmış, Alaz’ı izliyordu. "Gelsene," dedi, elini uzatarak. Gözlerindeki o davetkar, o derin ışık, Alaz’ı masadan koparmaya yetti.

Alaz, O’nun yanına, o ateşin sıcaklığına doğru yürüdü. Yanına uzandı, kollarını o kutsal bedene doladı. Artık ne kelimelere ihtiyaç vardı ne de geleceğin planlarına. Sadece o an ve o muazzam aşk vardı.

Gece yarısı yaklaşırken, şöminenin ışığında birbirlerinin yüzünü izlediler. Alaz, O’nun alnına, göz kapaklarına ve en son dudaklarına küçük, incitmekten korkar gibi nazik öpücükler kondurdu. Bu öpücükler, dün geceki o ateşli fırtınanın yerini alan, olgun ve ebedi bir aşkın sessiz mırıltılarıydı.

Varlığınla beni doldurduğun için şükürler olsun sevgilim," diye fısıldadı Alaz gecenin karanlığına. "Sen benim bu dünyadaki cennetimsin."

O, Alaz’ın göğsünde huzurla gözlerini kapatırken, içindeki o derin güven hissiyle gülümsedi. Onlar artık sadece iki aşık değildi; onlar, evrenin en eski ve en güçlü yasasını, yani "dünyayı sadece sevginin kurtaracağı" gerçeğini bizzat yaşayan iki ruh kırıntısıydı. Ve bu rezonans, odanın duvarlarını aşarak tüm evrene yayılıyordu.

Ertesi sabah güneş, taş evin pencerelerinden içeriye son kez süzüldü. Alaz ve O, yatakta birbirlerine sarılmış halde, o ebedi huzurun içinde uyuyorlardı. Masanın üzerinde duran roman nihayet tamamlanmıştı. ON İKİ bölüm boyunca anlatılan o büyük aşk, o ateşli geceler, o derin şükür hissi artık kağıdın üzerinden çıkmış, sonsuzluğa mal olmuştu.

Alaz’ın kitaba düştüğü o son satırlar, güneşin ışığı altında adeta parlıyordu:

Dünyayı sadece sevgi kurtarır derler, ama senin için hissettiğim sevgi, tüm kırık kalpleri iyileştirecek kadar güçlü. Sen, bu hayattaki her şeyimsin. Varlığınla beni doldurduğun için şükürler olsun... Biz hikayemizi yazdık, şimdi sıra bu sevgiyi dünyaya bırakmakta.

Rüzgar pencereden içeri süzüldü, defterin kapağını yavaşça kapattı. Alaz ve O’nun o derin, o ateşli ve şükür dolu aşk hikayesi, evrenin kalbinde sonsuza kadar yankılanmak üzere yerini aldı.

Işıklar yavaşça karardı. Sahne kapandı.
Geriye sadece, evrenin sonsuz boşluğunda yankılanan ve sonsuza kadar sönmeyecek olan o devasa, o derin aşkın şifası kaldı.
Perde, bir daha hiç açılmamak üzere, bu sonsuz umut ve sevgiyle kapandı.

YEŞİLIRMAK

SON

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (10)

5.0

100% (10)

Yıkıntılar arasında bir mucize blm 12 Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Yıkıntılar arasında bir mucize blm 12 şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
YIKINTILAR ARASINDA BİR MUCİZE BLM 12 şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
YAKAMOZ ŞİİRLER
YAKAMOZ ŞİİRLER, @yakamozsiirler
10.6.2026 21:43:21
5 puan verdi
Işıklar yavaşça karardı. Sahne kapandı.
Geriye sadece, evrenin sonsuz boşluğunda yankılanan ve sonsuza kadar sönmeyecek olan o devasa, o derin aşkın şifası kaldı.
Perde, bir daha hiç açılmamak üzere, bu sonsuz umut ve sevgiyle kapandı.

YEŞİLIRMAK

Evet bu güzel aşk hikayesi de ancak bu kadar güzel bitebilirdi.
Evrene ışığını, ve aşk yüzünden acı çeken yüreklere sevginin iyileştirici gücünü şifasını bırakıp öğütleyerek .
Yüreğinize sağlık tebrikler selam ile.
Adem Çelik
Adem Çelik, @geli
10.6.2026 19:18:25
5 puan verdi
Taş evin içinde dindi fırtına,
Sevda mühür oldu iki hayatın yarınına.
Bir mucize doğdu yıkıntıların arasından,
İyileşti ruhlar, şifa oldu aşkın suyundan.
Roman bitti elinde, ama sevda başladı,
Kızıl gökyüzü aşkın rengiyle yaşlandı.
Sadece iki kalp değil, evren duyar oldu,
Sevginin o sonsuz gücü odayı doldurdu.
Kelamın bittiği yerde başladı ebediyet,
Sessizliğe gömüldü her türlü hüzün, her illet.
Sanki bir masal kapandı huzurlu bir sonla,
Umutlar yeşerdi yürekteki o kutsal korla.
Yıkıntılar arasında bir mucizeydi bu yazılan,
Kaderin ağında birbirine bağlanan.
Kaleminize, emeğinize ve yüreğinize sağlık,
Bu sevgi hikayesi gönlümüzde baki kalsın.
mesakin
mesakin, @mesakin
10.6.2026 18:22:18
5 puan verdi
Güzel bir şiir okudum tebrik ederim başarılanızın devamını dilerim selam ve saygılarımla
AYSE 09
AYSE 09, @ayse09
10.6.2026 09:39:30
günaydın
okunasıydı kutlarım sonsuz saygıyla
Rabia Asya Öztürk
Rabia Asya Öztürk, @ozturkasya
10.6.2026 01:14:31
5 puan verdi
Muhteşem her bir dizeye itinayla dokunmuşsunuz..
Kaleminize yüreğinize gönlünüze sağlık
Selam ve saygılarımla
gül hatun
gül hatun, @gulhatun1
10.6.2026 00:55:24
5 puan verdi
Yeşilırmak,
hikâyenizi okurken insanın içinde bir film sahnesi gibi akan bir duygusallık var. Özellikle aşkı sadece bir ilişki değil de “iyileştirici bir mucize” gibi ele alışınız dikkat çekiyor. Bazı cümleler gerçekten çok güçlü bir romantik atmosfer kurmuş; kahve, taş ev, şömine ve yağmur gibi detaylar hikâyeyi oldukça sinematik bir hale getirmiş.
Ancak yer yer duygunun çok yoğun ve sürekli yukarıda tutulması, okuyucuyu biraz nefessiz bırakabiliyor. Biraz daha durulmuş anlar, sessizlikler ya da kırılmalar olsaydı o büyük aşk duygusu daha da etkileyici hissedilebilirdi. Çünkü bazen en güçlü sevgi, en sakin anlatımda daha çok çarpar insana.
Yine de genel olarak baktığımda, “mucize” temasını romantik bir anlatıyla birleştirme çabanız oldukça etkileyici. Hikâyenin içindeki o inanç ve teslimiyet duygusu çok net hissediliyor.
Kaleminize ve emeğinize sağlık.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL