0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
34
Okunma
Parmakların, hicretin en derin nüshasıdır,
Gözlerin, rikkatimin ince süheylasıdır.
Gör beni şehriyârem, diyarıma kan indi,
Önce nefsim kırıldı, viraneye al indi
İnce ince katredir ummanımı dolduran,
Vechinin cüdasıdır zambakları solduran.
Payitahtımda isyan, cebre zorlanıyorum,
Yalnızlığım komutan, bense horlanıyorum.
Aslımı sana verdim, heyulalar firkatin,
Sanadır, sade sana yollarımın sirkati.
Kirpiğinin bezminde kara bir nişan durdu,
Gecenin en vaktinde zülf-i perişan vurdu.
Âşıkân merhalede toplamış bülbülleri,
Gülün alevli harı, serinletir çölleri.
Fikrimin kalesine dertli nidalar çöktü,
Kuşatıldı her yanım, kirli edalar çöktü.
Bende seni balam yar; mecnunun cem olduğu,
Şeb-i yelda vaktinin ilinde kaybolduğu.
Kervanlar yolda kaldı, sahrayı sükût sardı,
Gönlümü oyalayan sahte afitap vardı.
O karanlık gecede, bir mumun ihtilali,
Yakıyor lahza lahza sensizlik ihtimali.
Döküldü mezmum hatlar, yakıcı cümleleri,
Azında bir kasvet var, ağlaşır cümleleri.
Bencillik sokağında kesiliyor kehribar,
Sürmeli gece gibi kınındadır Zülfikar.
Yaklaştı dile azap, ikrara sükût düştü,
İkindi sofrasına geçilmez hudut düştü.
Hasretini kuşatır edep ile lalezâr,
Aynalar türkü söyler, seni yansıtır bahar.
Kırıldı gökkuşağının ırmağında incir,
Ellerimi bağladı asrın harında zincir.
Aşığıyam sen gülün, ıstırabım olsan da,
Kapında bekliyorum kaç bin kere kovsan da.
Fısıldanırken sesin, kalbime suzan erdi,
Sensizlik menfezinde mevsime hazan erdi.
Ellerimde bir demet busegâh çiçeğiyle,
Bekliyorum kapında ateşböcekleriyle.
Gelip görsen ahvalim, terk edilmiş ev gibi,
Dışına güneş değmez, içi bir alev gibi.
Pencereden bir baksan, hicranım diner belki,
İçimin yangınları "ah" eder, söner belki.
Seyrimdeki kubbenin sılası beni yaktı,
Ben tümüyle kül oldum, bende bir sen bıraktı.
Avare sokakların, sergüzeşt ehliyim gül,
Sensiz ben Mısır gibi bin yıldır kehl’iyim gül.
Saçlarından tel alıp, gönlümü dikişledim,
O narin gülüşünü nakış nakış işledim.
Aşınıp hiramdaki damlanın hürmetine,
Razıyım hem hırsına, kinine, mihnetine.
Serpildi göğe yıldız, on dördünde ay battı,
Oklar yönünde sabit, alevli bir yay attı.
Bakışındaki şule bana olurken saye,
Uçuşan kelebekler gözlerinde himaye.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.