2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
56
Okunma
Ben, korktuğum her iklimin kaderime yansımasıyla imtihan edildim.
Yapraklarımı taze tutmayı başaramadım;
Her yağışta boynumu büktüm,
Bazen kendi gövdemden ürktüm...
Kar boran çaresizliklerden kaçarken, dolulara gark oldum.
İçimde parçalanan acıların ucunu birleştiremedim;
Ben yaza, güneşe hep uzaktan baktım,
Bir türlü bahara yetişemedim...
Hangi bilinmez sayfanda yazılıydı bu erken dökülüş,
Hangi dik yokuşun ardına sakladın benim payıma düşen güneşi?
Köklerimi acıyla besleyip, dallarımı rüzgarlarla sınadın;
Beni hep vaktinden önce soğuyan o ayazla baş başa bıraktın.
Dilim varmıyor siteme, ürküyorum göğsümdeki bu sessiz harften,
Sana karşı durmaktan, isyanın eşiğine varmaktan korkuyorum.
İçimde biriken o son umudu da ellerimle siliyorum...
Şimdi dönüyorum yüzümü, içimde biriken o dilsiz ağrılara,
Saklandığım gölgelerden çıkıp, sızım sızım sızlayan yerlerimle yüzleşiyorum.
Kaldırıyorum zamanın üstünü örttüğü o ağır, kanayan kabukları;
Kaçtığım ne varsa, ilk kez bu kadar çıplak ve savunmasız bakıyorum.
Bakıyorum da; benim bedelini gençliğimle, gözyaşımla ödediğim ne varsa,
Benim hakkım olan o dinginlik, o sarsılmaz güven, o bahar...
Nasıl da cömertçe, nasıl da bedava dağıtılmış başkalarının ömrüne.
Ben bir yudum huzur için kendimi fırtınalara siper etmişken,
Benim göğsümden çalınanların başkalarına hibe edilmesidir bu adaletsizlik.
Gözünün içine bakıyorum beni benden alan o derin kırgınlığın,
Korkmuyorum artık canımın çekildiği o tenha köşelerle konuşmaktan.
Buradayım; dökülen her yaprağımla, birleşmeyen her parçamla...
Kendi enkazımın ortasında, yaralarımla el sıkışıyorum.
Bırakıyorum artık... Gelmeyecek mevsimlerin, dönmeyecek gemilerin beklentisini.
Anladım ki avuçlarımda büyüttüğüm bu dünya, aslında beş para etmez bir kalabalıkmış.
En kuytu sızılar, o en kutsal sandığım saf duygular bile,
Birer birer dizilmiş pazar tezgahlarına, ucuz satış raflarına...
En yüksek teklifi verene peşkeş çekiliyor kalbin en temiz odaları,
Kutsal ne varsa, soğuk müzayede salonlarında bir çekiç darbesiyle satılıyor.
İşte bu yüzden, bu değersiz pazarın ortasında çekiyorum ellerimi her şeyden.
Ne bir alacağım kaldı bu dünyadan ne de verecek tek bir hissim...
İndiriyorum o kirli perdeleri, kapatıyorum kapılarımı bu arsız pazara.
Çünkü herkesin bir fiyat biçtiği bu sahte tezgahlarda,
Benim acıyla karılmış, emekle büyütülmüş hayatım satılık değil...
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.