8
Yorum
23
Beğeni
5,0
Puan
207
Okunma

Ay,
gecenin gümüş yarığından
sızıp onun kapkara gözlerine düşüyordu.
Kadifemsi tarlaların derin sessizliğinde,
titrek yıldızlarla yüklü kubbenin altında
esinti,
sisli gecenin örtüsünü usulca savuruyordu.
Cırcırböcekleri
zamanın gizli çalgıcıları
hafif ritimleriyle
Yeryüzünün kaygısını okşuyordu.
O ise,
bunca yolun, bunca yorgunluğun ardından
sonsuz göğe çevirmişti yüzünü,
başını yeryüzünün beşiğine bırakmıştı.
Yıldızlar
gözlerinde çoğalıyor,
bir bir yanıyordu.
Şafak vakti,
horozlar türküsünü yükseltirken
sabah rüzgârı
gölgeye bürünmüş atının yelesini
yavaşça tarıyordu...
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.