7
Yorum
26
Beğeni
5,0
Puan
204
Okunma
,O oturduğu koltuktan kalktı ve Alaz’ın sallanan sandalyesinin yanındaki mindere, tam dizinin dibine oturdu. Başını Alaz’ın dizlerine koydu.
Alaz, zayıflamış ve titreyen parmaklarını O’nun saçlarının arasında gezdirmeye başladı. Bu dokunuş, sadece iki bedenin teması değildi; iki ruhun, evrenin başlangıcından beri birbirini arayıp sonunda bulmasının sessiz kutlamasıydı.
"Alaz," diye fısıldadı, gözlerini şöminenin alevlerine dikerek. "Bazen korkuyorum."
Alaz parmaklarını durdurdu, eğilip O’nun yüzüne baktı. "Neden korkuyorsun sevgilim?"
"Bu sevgiden," dedi, sesi adeta havada asılı kalan bir kristal gibi zarifti. "İçimdeki bu aşk öyle derin ki, sanki sen nefes almasan ben de boğulacakmışım gibi hissediyorum.
Bu kadar çok sevilmek ve bu kadar çok sevmek... Dünya buna çok büyük gelmiyor mu?"
Alaz gülümsedi. O gülücükte, geçmişin tüm fırtınalarını atlatmış bir limanın güveni vardı. O’nun çenesini hafifçe kaldırıp gözlerinin tam içine baktı. O gözlerde, dipsiz bir okyanusun tüm derinliği saklıydı.
"Dünya küçük sevgilim," dedi Alaz, sesi kadife gibi yumuşaktı. "Bu aşkın yanında dünya küçücük bir nokta kalır. Bizim içimizdeki bu derinlik, dünyadan değil, gökyüzünden, yıldızlardan geliyor.
İlk insan ilk kelimeyi bulmadan önce de, bu evren henüz karanlık bir boşlukken de biz birbirimizi sevmeye programlanmıştık.
İçindeki korkuyu bu aşka teslim et. Bırak aşk, o korkuyu da şifalandırsın."
O gece, aşkları yeni bir boyuta evrildi. Bu, gençliğin o hırslı, aceleci ve sahiplenici tutkusundan çok uzaktı. Bu, nehirlerin yatağını bulup okyanusa karışması gibi sakin, derin ve mutlak bir teslimiyetti.
O, Alaz’ın dizinden doğruldu. Yüzleri birbirine o kadar yakındı ki, solukları birbirinin tenini ısıtıyordu. Alaz, O’nun gözlerinde kendi yansımasını gördü. O yansımada artık hiçbir kırık, hiçbir yara izi yoktu. Sadece saf, pürüzsüz bir ışık vardı.
"Sen," dedi O, Alaz’ın ellerini kalbinin üzerine koyarak. "Buranın tek sahibisin. Burası seninle doğdu, seninle doldu."
Alaz, elinin altında atan o kalbin ritminde kendi adının yazılı olduğunu hissetti. Yavaşça yaklaştı ve O’nun alnına uzun, kutsal bir öpücük kondurdu. O an, odadaki duvarlar silindi, çatılar kalktı; sadece iki ruh, sonsuz bir boşlukta birbirine sarılmış olarak kaldı...
YEŞİLIRMAK
Devam edecek
5.0
100% (16)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.