0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
28
Okunma
Bu öyle bir sızı ki,
İçimde biriken o devasa boşluk
Beni eksiltmiyor, aksine çoğaltıyor katlanarak.
İşte bu yüzden bitiremiyorum seni;
Ne içimdeki hasreti kurutabiliyorum,
Ne de yokluğunu bir veda sayabiliyorum.
Özlemek, bir odada tek başına yürümek değilmiş,
Özlemek, attığın her adımda
Sana çarparak durmakmış meğer.
Zaman geçiyor diyorlar, yalan.
Zaman sadece üstünü örtüyor yangının,
Ama altında kor halindeki o ilk günkü dokunuşun kalıyor.
Sarılmak isterdim sana,
Şöyle sıradan, telaşsız bir akşamüstü gibi değil.
Son kez sarılmak,
İçimde biriken bu kimsesiz sokağı
Senin göğsünde nihayete erdirmek için.
Ama bitmiyor.
Ne hasret tükeniyor yollarda,
Ne de bende sana dair o son arzu.
Sarılamadığım her an,
Yokluğun içimde keskin bir jilet gibi büyüyor,
Ve ben her sabah,
Bir türlü bitiremediğim, o son sarılmanın hasretiyle
Yeniden uyanıyorum.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.