3
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
57
Okunma
Sen Züleyha
Bir memleket kavgası olsan
Gözlerin için uyuturdum bütün denizleri
Ve tomurcuklardan sandallar yapardim
Tarık bin ziyad gemileri yakmış
Ben okyanusları ateşe verirdim
Bir muhasaradan sağ çıkma ihtimalim sensin
Siyah bulutlu gündüzleri yıkardim
Ve bir mum ışığıyla bütün karanlıklari boğup
Yine sana
Yine sen olduğun için
Patikalar yapar gönül dagimda
Ölümümde , sağımda
Senin bir bakışına üç ok yarası alır
Kalbimi sana hediye ederdim
Öyle güzel
Öyle meltemsin...
Gülmen gerek
Görmen gerek
Hangi çağ bu kadar sen barındırmis içinde
Hangi çağ bu kadar sel arındırmiş içimden
Sokak arası çehreler duyar gibiyim
Perçeminden süzülen Gül kurusu
Alnım iz bırakan sır uykusu
Ve ben Züleyha..!
Ben aklıma uyar gibiyim
Ayaklarımda eskiye kunduramın
İki yanında yıllanan perçinler
Bir düzine uyku birikir gözümde
Sözümde Kasım’lar ve Ekim’ler
En çeldirici kuram’ın güzünde
Kısık çekimler, gündüz boyamaları
Bana ver fırçayı
Ve gökyüzümden bir renk seç
Dağların ütüsü bozmadan
Kuyularin o sessiz gürültüsünü alır
Nil’in kuruyan göğsüne koyarım
Sen Züleyha
Sen ver bana fırçayı
Ben gökyüzünü boyarım
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.