0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
7
Okunma
Hakikat ehlinin aklında mizan,
Şaşmaz terazidir göğsünde duran.
Bakıp da aleme eylemez zan,
Kula kul kapısı dar gelir ona,
Hakk’ın adaleti kâr gelir ona.
Zalimin zulmünü bir mühlet sanır,
Mazlumun ahını arş-ı âlâ tanır.
Dünyanın süsüne sadece yanır,
Gözüyle görmediği sırra inanır,
İlahi terazi sarsılmaz sanır.
İyilik gizlidir, kötülük aşikâr,
Arif olan her an adaleti arar.
Nefsinin elinden eylemez firar,
Kendi vicdanını hesaba çeker,
Hakk’ın rızasını kalbine eker.
O gizli mizanı herkes göremez,
Akıl terazisi buraya eremez.
Hilebaz olanlar bu mülke giremez,
Hakikat ehlinin sığındığı Hak,
Sonunda her şeyi eyleyecek ak.
Dünyanın yalanı çekemez onu,
Arif olan bilir ebedi sonu.
Değişmez kalbinde değişmez konu,
"Hiç"lik makamında kurmuşlar tahtı,
Hakk’ın rızasıyla ak olmuş bahtı.
Ne unvan peşinde ne de şandalar,
Bedenen burda, ruhen baştalar.
Aşkın potasında pişen candalar,
Kötüye baksalar hayır görürler,
Toprağa basarken göğe yürürler.
Özünü temiz tut, izinden yürü,
Erenler dağıtır kalpteki kiri.
Onlar ki kalbinde yaşatır Diri,
Hakikat bağının solmaz gülüdür,
Ölmeden evvelce ölen kuludur.
Hakikat ehlinin gönlü bir umman,
Gözünden silinmiş perdeyle duman.
Suskunluk hırkası giydiği zaman,
Laf ile aranmaz ondaki vakar,
Baktığı her yerde Yaradan’ı arar...
Ufuk Güney
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.