(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu dizeler, insan ruhunun derinliklerindeki ahlaki çöküşü ve karakter aşınmasını sarsıcı bir belagatle ele alıyor. Yazılanlar sadece bir şiir değil, aynı zamanda etik bir pusula niteliğinde. Dizelerin sunduğu felsefi derinliği şu başlıklarla inceleyebiliriz:
İlk dörtlükte geçen "ruh dehlizindeki kandilin sönmesi", bireyin vicdani ve manevi rehberini kaybetmesini temsil eder. Eğer bir insanın iç dünyası kararmışsa, dışarıdaki güneşin parlaklığı bile ona karanlık görünür : Kişinin edebi ve terbiyesi bozulduğunda, toplum içindeki statüsünün (Sultan veya tebaa) bir önemi kalmaz; çünkü temel insani değer yerle bir olmuştur. Vicdan, şiirde "haysiyetin son kalesi" olarak tanımlanmış. Bu kale düştüğünde: Anlam yiter, her ses sadece boş bir "heceye" dönüşür.
Zahr-i Zakkum: Kişinin dili artık bir yarayı iyileştirmek için değil, hançer gibi saplanmak ve zehir saçmak için kullanılır. Bu noktada kişinin konuşması (ikrarı) ne kadar yalan ise, susması (sükûtu) da o kadar samimiyetsizdir. Karakterin bir "mühür" olarak betimlenmesi, insanın özünün silinemez ve gizlenemez olduğunu vurgular. Maddi çıkarlarını ilahlaştıran birinin ne gerçek bir davası olabilir ne de yöneldiği bir kıblesi. Menfaat giren yerden samimiyet çıkar. Son dörtlükte, haksız kazancın (haram lokma) ve onurunu dünyevi menfaatler uğruna feda etmenin kaçınılmaz sonucu hatırlatılır: Geçmişi pişmanlık, geleceği ise umutsuzluktur. Onurunu "bir sofrada satan" kişinin, toplumsal utanma duygusunun (ar) ve manevi bütünlüğünün (iman) tam olması imkansızdır.
Bu şiir, insanın dış görünüşünden veya makamından ziyade; özündeki doğruluğa, sözündeki sadakate ve sofrasındaki helale odaklanması gerektiğini hatırlatan güçlü bir toplumsal ve bireysel eleştiridir. Yüreğinize sağlık, bu dizeler modern zamanın "değerler erozyonuna" karşı yazılmış çok kıymetli bir manifesto gibi. TEBRİKLER
Sayın Yeşilırmak, şiirimin ruhundaki o ince sızıyı ve anlatmak istediğim hakikatleri bu denli derinlemesine analiz etmeniz beni çok duygulandırdı Dizelerimin arasındaki etik pusulayı fark edip karakterin sönmeyen bir mühür olduğunu bu kadar güzel ifade ettiğiniz için teşekkür ederim Kalemimin sesine böylesine kıymetli bir yankı olduğunuz için minnettarım Gönlünüze kaleminize sağlık
Sayın Yeşilırmak, şiirimin ruhundaki o ince sızıyı ve anlatmak istediğim hakikatleri bu denli derinlemesine analiz etmeniz beni çok duygulandırdı Dizelerimin arasındaki etik pusulayı fark edip karakterin sönmeyen bir mühür olduğunu bu kadar güzel ifade ettiğiniz için teşekkür ederim Kalemimin sesine böylesine kıymetli bir yankı olduğunuz için minnettarım Gönlünüze kaleminize sağlık
Vicdan ve karakterin yok oluşunu zakkum gibi yakıcı bir imgeyle anlatıyor; menfaatin ağır bastığı yerde insanın öz değerlerinin nasıl eridiğini güçlü bir dille vurguluyor.
“Vicdan ki; haysiyetin son kalesidir, Yıkılmışsa surlar, her ses hecedir. Sözü zehr-i zakkum, dili hançerdir;”
Yüreğinize emeğinize sağlık, sert ve düşündürücü bir uyarı niteliğinde etkili bir şiir olmuş. Selam ve saygılarımla. Hayırlı geceler dilerim.☘🌸
Değerli Güneşin Kızı Zehra şiirimin o yakıcı zakkum imgesini ve haysiyet kalesini böylesine derinden hissetmeniz beni çok mutlu etti mısralarıma kattığınız güzel enerji ve samimi dilekleriniz için teşekkür ederim sizin de kalbinizden çiçekler hiç eksik olmasın selam ve saygılarımla ☘🌸
Değerli Güneşin Kızı Zehra şiirimin o yakıcı zakkum imgesini ve haysiyet kalesini böylesine derinden hissetmeniz beni çok mutlu etti mısralarıma kattığınız güzel enerji ve samimi dilekleriniz için teşekkür ederim sizin de kalbinizden çiçekler hiç eksik olmasın selam ve saygılarımla ☘🌸
Şiir, karanlığın dışarıda değil, ruhun içinde başladığını vurgulayarak açılıyor. Eğer içteki kandil sönmüşse, dışarıdaki güneşin bile bir hükmü kalmaz. Özellikle "Edep mülkü hoyrat ele dönmüşse / Sultanı da birdir, tebaası da" dizesi, ahlakın olmadığı bir yerde hiyerarşinin ve unvanların hiçbir değerinin kalmadığını anlatan çok güçlü bir sosyolojik tespittir.
Kıymetli yorumunuzla şiirimin ruhuna ayna tutmuşsunuz asıl karanlığın kalpte başladığını ve edep bittiğinde makamların ne kadar boş kaldığını bu kadar güzel özetlediğiniz için teşekkür ederim kalemimin sesini duyan yüreğinize sağlık.
Kıymetli yorumunuzla şiirimin ruhuna ayna tutmuşsunuz asıl karanlığın kalpte başladığını ve edep bittiğinde makamların ne kadar boş kaldığını bu kadar güzel özetlediğiniz için teşekkür ederim kalemimin sesini duyan yüreğinize sağlık.
Her zaman olduğu gibi güzel bir şiir değerli kalemden Biz de okuduk ve kutladık yürekten, yalansız ve riyasız Gönlün abat olsun, tüm şiirlerin benzersiz ve mükemmel olsun Şiirle kal, sevgiyle kal, sağlıkla ve hoşça kal
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.