12
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
210
Okunma

O, kelimelerin bittiği yerde başlar.
Bir bakışta, bir nefeste, bir dokunuşta saklıdır;
ama asla boş değildir.
Sessizlik, aşkın en derin çığlığıdır.
Bazen susarsın çünkü kelimeler yetersiz kalır.
“Seni seviyorum” demek, o muazzam duyguyu küçültmek gibi gelir.
O yüzden susarsın.
Gözlerin konuşur, kalbin gümbürder, parmakların titrer...
Ama dudakların mühürlenir.
Çünkü aşk, anlatılamayanı yaşamaktır;
bağırmadan, haykırmadan, sadece var olarak.
Bazen sessizlik korkudan doğar.
Çok sevmekten, çok kaybetmekten, çok incitmekten korkarsın.
Sözler yaralayabilir diye düşünürsün;
bu yüzden susarsın.
İçinde fırtınalar koparken dışarıdan sakin bir deniz gibi görünürsün.
Ama o deniz, dipte binlerce dalga taşır.
Aşkın sessizliği, aynı zamanda en büyük sadakattir.
Sözlerle değil, varlıkla sevmektir.
Gece yarısı uyanıp sadece onun nefesini dinlemek,
elini tutup hiçbir şey sormamak,
birlikte susup her şeyi anlamaktır.
Kelimeye sığmayan bir sevda, sessizlikte büyür.
Ve en önemlisi:
Aşkın sessizliği, bitiş değil, başlangıçtır.
Susmak, sevgiyi öldürmez;
tam tersine, onu daha da derinleştirir.
Çünkü gerçek aşk, konuşmadan da anlaşılır.
Gözlerde, dokunuşlarda, var oluşta...
Senin o suskunluğunu
ben evrende duydum.
Aşkın sessizliği işte budur:
Haykıramadığın her şeyi,
kalbinin en kuytu köşesinde
sonsuza dek saklamak.
Ve bir gün, o sessizlik biterse...
O zaman anlarsın ki,
asla susmamışsın.
Sadece, sevgiyi kelimelerden büyük yaşamışsın.
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.