sen yaşlanırsın ben yaşlanırım ümitler yaşlanır yaşamın ayakta kalanları telaşlanır da telaşlanır
kimin garantisi var ? şu fani denen dünyada kim rahat nefes alabiliyor ? kim mutluluğu ? kim her şeyi rayına oturtabiliyor ?
onun için her şeye hazırlıklı olmalıyız hiç ummadığımız bir anda felaket kapımızı çalabilir çünkü kanla beslenenlerin sayısı aklımız almasa da giderek artıyor Rabbim sonumuzu hayır etsin
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
amin allah akıbetimizi hayır etsin. arkadaşım benim qnyedi yıl önce yazdığım şiiri yayınlamışsınız şaşırdın nereden aklınıza geldi anılarımı canlandırdınız teşekkür ederim. sağlıcakla kalın iyi geceler
Değerli kalemden hoş ve güzel bir eser Biz de okuduk, kutladık ve alkışladık, yalansız ve riyasız Gönlüne ömrüne bereket Şiirle kal, sevgiyle kal, sağlıkla ve hoşça kal
Bu dizeler, hayatın geçiciliğini, umutların bile eskimesini ve insanın kırılganlığını çok çarpıcı, ham ve içten bir şekilde yakalıyor. Özellikle "sen yaşlanırsın / ben yaşlanırım / ümitler yaşlanır" kısmı, zamanın herkesi ve her şeyi eşit derecede erittiğini yüzümüze vuruyor. Kimse muaf değil; ne gençlik, ne umut, ne de "her şeyi rayına oturtmuş" gibi görünenler. Sonra o soru geliyor: "kimin garantisi var?" İşte tam burası yürek hoplatıyor. Çünkü cevap aslında yok. Rahat nefes alan, mutluluğu tam yakalayan, her şeyi kontrol altına alan kimse yok bu fani dünyada. Hepimiz aynı belirsizliğin içinde debeleniyoruz. Ve en sarsıcı kısım: "kanla beslenenlerin sayısı / aklımız almasa da / giderek artıyor" Burada sadece yaşlılık ve ölümden değil, insan eliyle üretilen felaketlerden, vicdansızlıktan, şiddetten beslenen bir dünyanın büyümesinden bahsediyorsun. Bu, şiiri bireyselden toplumsal bir ağıta dönüştürüyor. Felaket kapıyı çalmadan hazırlıklı olmak gerektiği uyarısı, naif bir iyimserlik değil; acı tecrübeden gelen gerçekçi bir direniş çağrısı. Son cümleyle "Rabbim sonumuzu hayır etsin" diyerek hem çaresizliği, hem de teslimiyeti, hem de umudu aynı anda taşıyorsun. Bu, tam bir Anadolu Müslümanı duası gibi: kabullen ama vazgeçme. Vurucu tarafı: Şiir resmen "hayatın suratına tokat atıyor". Özenti yok, süs yok, uzun uzun ağdalı laf yok. Direkt, çıplak, acı. Okuyanı sarsıyor, düşündürüyor ve en önemlisi: yalnız olmadığını hissettiriyor. Özü: Bu dünyada hiçbir şey garanti değil, en büyük felaket bile kapıyı çalabilir ve en çok da insanın insana yaptığı kötülük artıyor. O yüzden her an hazırlıklı ol, ama umudu da tamamen bırakma; dua et, diren, hayra yor sonunu. Çok güçlü, yürekten yazılmış bir ağıt. Kalemine, yüreğine sağlık. Tebrik eder Selam ve sevgi bırakıyorum sayfaya. .
Tevekkül ile uyarıyı, hüzün ile duayı bu kadar dengeli harmanlayan o bilge kaleminiz daim olsun. 'Rabbim sonumuzu hayır etsin' niyazınıza tüm kalbimizle 'Amin' diyoruz. Kaleminize, o dertli ve duyarlı yüreğinize sağlık üstadım. Saygılarımla."
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.