3
Yorum
12
Beğeni
4,9
Puan
171
Okunma
Metropol yorgunu duygular biriktirdim heybemde,
Semt semt kırgınlık,
sokak sokak sessizlik,
Ve umutsuzluk taşıyorum ...
Ben bu şehrin yabancısı değilim,
Ama hiçbir zaman yerliside olamadım.
Adımı rüzgâra söyledim , rüzgâr’da sustu..
Kimliğimden sürgün kokuyordu,
Kalbimde memleketin özlemi taşıyordu…
Ben Kürdüm…
Yüzümde yüksek dağların dinmeyen gölgesi,
Sesimde yarım kalmış türkünün acısı…
Şimdi İstanbul’un kalbindeyim,
Kalabalığın ortasında,
kimsenin gölgesine değmeden,
Yürümeyi, eksilmeyi öğreniyorum.
Bu şehir, asi bir metropol kızı...
Herkese aynı sahte gülüş,
kimseye ait olmayan o edasıyla
Saçları Boğaz’ın hırçın rüzgârında savrulur,
Kokusu tuzdur, dumandır…
en çok da kimsesizlik,
yalnızlıktır….
Sana öğrettiği….
Yine de sevdim….
Çünkü o da benim gibi yaralıydı tepeden tırnağa,
O da benim gibi, hiçbir dilde tam anlatamıyordu kendini.
Her kaldırımda zoraki adim,
Her köşe başında bir parçamı emanet bıraktım.
Bir sokakta çocukluğum kaldı çocuksu,
Bir başkasında, yanmayı ve sevmeyi öğrendim.
Ve bir gece, Boğaz’ın karasına bakarken anladım,
Sevdamız, uzak bir memleket hasretine benzermiş,
uzaktan daha çok yakarmış insanı…
Ah İstanbul…
Sen benim hem sürgünüm hem sığınağım,
İçimde sessizce büyüyen o dilsiz yangınsın.
belki bin kez kayboldum ,
Ama ilk defa kendi derinliğimi, senin bu dipsiz sularında buluyorum…..
Rüzgarınkalemi…
5.0
89% (8)
4.0
11% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.