1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
80
Okunma
Sen,
Benim buğday tarlamda açan
Peygamber emaneti gelincik çiçeğimsin.
Rüzgâr sana değince
Tarlam dua olur,
Kızıllığınla susar kan,
Toprak hatırlar ilk merhameti.
Gölgen düşer öğleye,
Güneş secdeyi öğrenir,
Zaman yürürken yavaşlar
Adını anmamak için.
Köklerin derin değil
Ama kaderin ağır.
Bir çiçek ne kadar masumsa
O kadar korunmasızsın.
Gece çöktüğünde
Ay sana bakmaz,
Çünkü bilinir ki
Bakmak bazen günaha yaklaşmaktır.
Çocuklar geçer yanından
Masumiyetlerini fark etmeden,
Annelerin kalbi sıkışır
Sana bakınca, sebepsiz.
Yağmur iner,
Damla damla değil,
Sanki gök
Sana dokunmadan ağlamak ister.
Koparmaya kimsenin eli varmaz,
Bakmaya herkes cesaret edemez,
Çünkü sen
Sessiz bir ahlâk gibi durursun ortasında tarlanın.
Nice güzellikler vardır
Alın yazısına yazılmış,
Seninki yazılmamış bir sınavdır
İnsanın iç vicdanına.
Ve ben bilirim ki;
Seni sevmek sahip olmak değil,
Yanından geçerken
Başını eğebilmektir sadece.
Güzelliğinle değil,
Emanet oluşunla yakarsın içimi.
Koparılmadığın her an,
İnsan biraz daha insandır.
Dokunan değil,
Dokunmayan kazanır bu imtihanı;
Çünkü bazı çiçekler koparılınca değil,
Korununca cennettir.
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(11 Şubat 2026)
5.0
100% (1)