0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
73
Okunma
Biz, sana seni
Seninle anlatacağız.
Sözü ödünç almayacağız kimseden,
Sesimiz, sende yankı bulan
Kadim bir çağrı olacak.
Ayna olmayacağız yalnız,
Aynayı tutan el olacağız.
Titremeyecek parmaklarımız,
Çünkü hakikat
Düşerse kırılır.
Bakışını ödünç vermeyeceğiz sana,
Kendi gözünle gör diye
Perdeyi aralayacağız.
Gösterilen değil,
Gören olasın diye.
Biz yol tarif etmeyeceğiz,
Yolun nabzını tutacağız.
Adımını sen atacaksın,
Ama taşın dilini
Biz fısıldayacağız.
Söz çoğaldıkça eksilir çünkü,
Biz susmayı büyüteceğiz.
Harfleri geri çekeceğiz,
Mânânın
Yüzü kızarmasın diye.
Kâl, dilin gürültüsüdür bazen,
Hâl ise kalbin sessizliği.
Biz seni
Sessizliğin ilmine
Çırak edeceğiz.
Cümle kurmayacağız her defa,
Bazen bir duruş
Cümleden ağırdır.
Bazen bir bakış
Kitap yakar.
Sen anlatmayacaksın kendini,
Biz seni
Kendine bıraktığımızda
Anlatılmış olacaksın.
İzah fazlalık olacak.
Bilgi, sırtında yük olmasın diye
Onu ateşe sokacağız.
Yanıp ışık olanı al,
Külünü
Rüzgâra emanet et.
Ne vaaz edeceğiz
Ne hüküm kuracağız.
Biz, hâlinle
Sana seni
Teslim edeceğiz.
Zamanı ölçmeyeceğiz saatle,
Bir secdenin
Derinliği yeter.
Bir gözyaşının
Ağırlığı kadar gerçek.
Söz susacak sonunda,
Ama boşluk doğmayacak.
Yaşayan mânâ konuşacak,
Dil olmayacak belki
Ama hayat olacak.
Ve sen,
Aynaya baktığında
Artık suret görmeyeceksin.
Aynayı tutan elin
Sorumluluğunu göreceksin.
İşte o vakit biz,
Geri çekileceğiz usulca.
Çünkü maksada eren yol,
Artık
Yürüyeni istemez.
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(7 Şubat 2026)