0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
105
Okunma
Suskunluğun duvarları üstüme yıkılıyor yine,
Kendi sesimden kaçarken sana çarptım en derinde.
Cebimde biriktirdiğim o eski masallar,
Seni görünce tek tek sustular.
Suskunluğun duvarları üstüme yıkılıyor yine, Kendi sesimden kaçarken sana çarptım en derinde. Cebimde biriktirdiğim o eski masallar, Seni görünce tek tek sustular.
Gidiyorsun ya, yarım kalmış bir cümlenin noktası gibi, Sanki hiç yaşanmamış o bin yıllık anıların dibi. Kalbimi bir emanet gibi taşıdım da ellerinde, En çok sahibine, en çok kendine ağır geldi!
Zamanı geri sarmak değil niyetim, Ben sadece, o en baştaki beni özledim. Hangi sahte zaferin ödülüydü bu ayrılık? Yüreğimde bir karanlık, ruhumda bir darlık..
Gidiyorsun ya, yarım kalmış bir cümlenin noktası gibi, Sanki hiç yaşanmamış o bin yıllık anıların dibi. Kalbimi bir emanet gibi taşıdım da ellerinde, En çok sahibine, en çok kendine ağır geldi!
Şimdi hangi rüzgar siler senin kokunu? Hangi liman kabul eder bu yorgun yolcuyu? İmzayı kağıda değil, hayal kırıklığına attık biz; Aynı yolda yürürken, ayrı dünyalarda kaldık sessiz...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.