15
Yorum
47
Beğeni
5,0
Puan
241
Okunma
Yakamozlar dökülürken karanlığın tenine
Bir mühür daha vurdum kırgınlıklar evine
Ne Karasu’nun kumu silebilir izlerimi
Ne de sahte baharlar söndürür közlerimi
Zaman; bileğimde paslı bir kelepçe gibi
Ruhum ise dipsiz bir kuyunun en dibi
Varsın duymasın sesimi o sağır kulaklar
Benim içimde patlamaya hazır yanardağlar var
Kalemim mürekkep değil, sabır damlatır
Her susuşum bin yıllık bir destanı anlatır
Yalnızlık; sığındığım değil, kuşandığım kaleymiş
Asıl mesele yaşamak değil, dik durabilmekmiş
Artık karasu limanına demirledim bir gemi
Kendi içimde kırdım bu yorgun kalemi
Sert esen rüzgar,yağmurlar karışırken gözyaşıma
Yine de eyvallah demedim hayatın telaşına
Yakamozlar şahittir çekilen her sızıya
Boyun eğmedim alnımdaki o kör yazıya
Her veda bir düğüm, her sessizlik bir yara
Gerek yok artık sahte parlayan ışıklara
Yüreğimde saklı o kırık dökük haziran
Aslında en büyük zafermiş sessizce katlanan
Karasuda dalgalar sustu, bırakaktılar beni bana
Ben zaten borcumu ödedim bu yalan dünyaya
YEŞİLIRMAK
5.0
100% (26)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.