1
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
87
Okunma
Nakkaş ve Nakış
Bakamadım hiç dokunan nakışa,
İlmek ilmek işlenen o akışa.
Ya korkumdan, ya utandığımdan,
Ya edepsizliğimden ya hayâdan...
Nakkaş eyler ayrı ayrı dokular,
Her nakıştan gelir cennet kokular.
Bir ucunda açan taze güller,
Bir ucunda aşkla öten bülbüller.
İğne ucunda ay-güneş döngüler,
Samanyolu’nda kandilden örgüler.
Gece gündüz bitmez bir kovalamaca,
Nakkaş ile dümdüz olur her zorlu aşama.
Kanı sulandırmış aşkın şarabı,
Aşk için göze almış ateşi, azabı.
Mahşerde buluşmak üzere zamana nakşeylemiş,
Sendeki Mecnun, meğer Leylâ ileymiş.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.