Kişilik, kendi öz düşmanını kendi öz yuvasında barındırır. bergson
Şair Veysel Sari
Şair Veysel Sari

Yağmurlu Sevdam

Yorum

Yağmurlu Sevdam

0

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

104

Okunma

Yağmurlu Sevdam

Yağmurlu bir gündü...
Gökyüzü, kentin bütün günahlarını yıkamak istercesine boşalıyordu sokaklara.
Ben bir saçak altına sığınmıştım; hani şu eski mahallenin, zamanı yorulmuş o küskün köşesine.
Sen ise aklımın en kuytu, en dokunulmaz kuyusundaydın.
Parmaklarımın ucunda tütünü kaçak bir cigara,
İçimde, dinmek bilmeyen o kadim fırtınanın uğultusu

Üşüyordum
Ama sanma ki zemherinin soğuğundandı bu titreme.
Yokluğunun ayazı, bir düğüm gibi atılmıştı iliklerime;
Hangi hırkayı giysem, hangi ateşe sığınsam kâr etmiyordu artık.
Sırılsıklam olmuştu anılar; her damlada biraz daha ağırlaşıyordu bu sağır sessizlik.
Sokak lambaları, uykusuz birer göz gibi birer birer uyanırken,
Ben senin hayalinle o zifiri karanlığı bölüşüyordum.

Hani derdin ya hep;
Yağmur berekettir, yağmur arınmaktır.
O gün üzerime bereket değil, kimsesiz bir hüzün yağıyordu.
Gidenlerin bıraktığı o uçurum dolmuyordu işte; ne yapsam nafile!
Bir yudum acı kahve tadındaydı hayat;
Yutkunması kor, sonu hep aynı hüsran, hep aynı yalnızlık.

Bak, yine o köşe başındayım; hüzne demir atmış bir liman gibi...
Yüreğimin pencereleri buğulandı adını her hecelediğimde.
Sildiğim her duman tabakası, altındaki o taze gülüşünü kanattı içimde.
Kime küssem, hangi kapının eşiğine uzansam "yok" dediler;
Yüzüme kapandı bütün menziller, mühürlendi bildiğim tüm adresler.
Şimdi bu kirli ıslaklıkta, bu yorgun kaldırımlarda;
Kendi ayak seslerimin yankısından başka bir tesellim yok.

Belki bir yerlerde sen de bakıyorsundur bu göğe.
Belki senin de saçlarına düşüyordur o eski, o dumanlı hatıralar.
Ama biz artık aynı yağmurda ıslanan iki ayrı yabancıyız.
Senin yolların pırıl pırıl birer ayna, benim yollarım hep çamur, hep engebe.

Yağmurlu bir gündü...
Gidişin, bir kentin dilini yutması gibiydi.
Sen dindin, ben devrildim; şehir bir enkaz gibi sustu, kuşlar gökyüzünü terk etti.
Sokak lambaları birer birer sönerken, karanlık kendi dilinde adını fısıldamaya başladı.
Geriye sadece eski bir ceket, cebimde yarım kalmış bir umut,
Bir de bu bitmek bilmeyen, bu dinmek bilmeyen...
Yağmurlu sevdam kaldı.

Şimdi hangi mevsim gelirse gelsin;
İçimde müebbet bulutlar, tenimde genzi yakan o ıslak sokaklar kalacak.
Kader dedikleri bu olsa gerek; alnımıza yorgun harflerle yazılmış bir veda hikâyesi...

Güle güle ey rüzgarın savurduğu sevdam
Güle güle yağmurlu sevdam

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Yağmurlu sevdam Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Yağmurlu sevdam şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Yağmurlu Sevdam şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL